Ana içeriğe geç

Karahan’dan dezenflasyon mesajı: Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Bankalar Birliği Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde kısa vadeli riskler yarattığını ancak dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli koşulların korunduğunu söyledi. Karahan, “Fiyat istikrarını sağlamak temel önceliğimiz. Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

Karahan’dan dezenflasyon mesajı: Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz
Karar
16

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Bankalar Birliği 69. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın açılışında konuştu.

Bankacılık sektörünün dezenflasyon sürecinin en önemli aktörlerinden biri olduğunu belirten Karahan, küresel ekonominin jeopolitik gelişmeler ve artan belirsizliklerin etkisi altında olduğunu söyledi.

Karahan, özellikle enerji piyasalarındaki dalgalanmaların küresel ölçekte enflasyon görünümünü ve finansal koşulları etkileyebildiğini belirterek, bu etkilerin Türkiye’de de enflasyon ve dış denge görünümü üzerinde hissedildiğini ifade etti.

“DAHA SAĞLAM REZERV TAMPONLARINA SAHİBİZ”

Karahan, dezenflasyon sürecinin başlangıcına kıyasla Türkiye’nin daha güçlü bir politika setine sahip olduğunu vurguladı.

“Bugün geldiğimiz noktada dezenflasyon sürecinin başlangıcına kıyasla daha etkili politika araçlarına, daha sağlam rezerv tamponlarına ve daha dengeli bir makroekonomik görünüme sahibiz” diyen Karahan, doğru politika adımları atıldığı sürece jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini tersine çevirecek değil, hızını ve kısa vadeli görünümünü etkileyebilecek unsurlar olarak değerlendirildiğini söyledi.

“SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞUMUZU SÜRDÜRÜYORUZ”

TCMB Başkanı Karahan, Merkez Bankası’nın temel önceliğinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu belirtti.

Karahan, “Dezenflasyon sürecinin devamlılığı açısından sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarını şekillendirirken enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurların dikkatle değerlendirileceğini kaydeden Karahan, özellikle jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyona yansımalarının izleneceğini ifade etti.

ENERJİ FİYATLARI VE JEOPOLİTİK RİSKLERE KARŞI PROAKTİF ADIMLAR

Karahan, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla diğer kurumlarla eşgüdüm içinde proaktif adımlar attıklarını söyledi.

Maliye politikası tarafında eşel mobil uygulamasının petrol fiyatlarının enflasyona etkisini sınırlandırdığını belirten Karahan, TCMB’nin ise üst banttan fonlama, NDF işlemleri ve likidite senedi uygulaması gibi araçlarla finansal koşulları sıkılaştırdığını aktardı.

Karahan, 2025 yılının son çeyreğinden itibaren hızlanan kredi büyümesine karşı da bir dizi sıkılaştırıcı adım attıklarını söyledi.

“MAYISTA ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİ GERİLEDİ”

Karahan, enerji fiyatlarındaki hızlı artış ve bunun dolaylı etkileri nedeniyle nisan ayında enflasyonun ana eğiliminde yükseliş yaşandığını belirtti.

Buna karşın mayıs ayında ana eğilimin bir miktar gerilediğini söyleyen Karahan, bu gerilemede eşel mobil uygulaması ve TCMB’nin attığı adımların etkili olduğunu ifade etti.

Karahan, 2026 yılında daha belirgin hale gelen iç talepteki dengelenmenin önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecine destek vermeye devam edeceğini değerlendirdiklerini söyledi.

CARİ AÇIKTA TARİHSEL ORTALAMANIN ALTINDA GÖRÜNÜM

Sıkı para politikası duruşuyla 2024’ten itibaren cari işlemler dengesinde belirgin iyileşme sağlandığını belirten Karahan, küresel belirsizliklerin arttığı dönemde cari denge görünümünün makrofinansal istikrar açısından daha önemli hale geldiğini ifade etti.

Enerji ithalatçısı ülkelerde enerji maliyetlerindeki artışın dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde doğrudan etkili olduğunu kaydeden Karahan, nisan ve mayıs verilerinin dış ticaret görünümünün enerji fiyatlarındaki artışa rağmen olumlu kalmaya devam ettiğini ima ettiğini söyledi.

Karahan, mevcut tahminlerin cari açığın milli gelire oranının yıl sonunda tarihsel ortalamasının altında kalacağına işaret ettiğini belirtti.

“DEZENFLASYON SÜRECİ İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR DEVAM EDİYOR”

Karahan, jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon süreci açısından kısa vadeli riskler yarattığını ancak zamanlı politika adımlarıyla bu risklerin etkisinin sınırlandığını söyledi.

“Sıkı para politikası duruşumuz, dengelenen iç talep, sağlıklı bir cari denge görünümü ve güçlü rezerv pozisyonumuz dezenflasyon sürecinin devamı açısından önemli bir güvence oluşturmakta” ifadelerini kullandı.

BANKACILIK SEKTÖRÜ İÇİN DÜŞÜK ENFLASYON VURGUSU

Konuşmasında bankacılık sektörüne de geniş yer ayıran Karahan, sürdürülebilir yüksek büyümenin güçlü tasarruf tabanı, etkin finansal sistem ve uzun vadeli finansman imkânları gerektirdiğini söyledi.

Bu unsurların sağlıklı biçimde gelişebileceği ortamın düşük ve istikrarlı enflasyon ortamı olduğunu belirten Karahan, bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesinin fiyat istikrarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

BANKA AKTİFLERİNİN MİLLİ GELİRE ORANI YENİDEN ARTMAYA BAŞLADI

Karahan, düşük enflasyon dönemlerinde bankacılık sektörünün milli gelirden daha hızlı büyüdüğünü belirtti.

Bankacılık sektörü aktif büyüklüğünün milli gelire oranının 2003 yılında yüzde 53 düzeyindeyken, enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle 2010 yılında yüzde 86’ya, 2015’ten itibaren ise yüzde 100’ün üzerine çıktığını hatırlattı.

Son yıllarda enflasyonun yükselmesinin bankacılık sektörünün milli gelire oranla küçülmesine neden olduğunu belirten Karahan, banka aktiflerinin milli gelire oranının 2024 yılında yüzde 73’e düştüğünü, enflasyonun gerilemeye başlamasıyla 2025’te dört yıl aradan sonra yeniden artmaya başladığını söyledi.

“BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN YOLU DÜŞÜK ENFLASYONDAN GEÇİYOR”

Karahan, bankacılık sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesinin düşük ve istikrarlı enflasyonla mümkün olduğunu söyledi.

“Dezenflasyon sürecinin devamı tüm ekonomik aktörler açısından olduğu gibi bankacılık sektörü açısından da kritik öneme sahip” diyen Karahan, jeopolitik şokların arttığı bu dönemde fiyat istikrarı hedefine bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.

Karahan, kalıcı fiyat istikrarının daha yüksek tasarruf oranları, daha güçlü finansal derinleşme, daha uzun vadeli dış finansman imkânları ve daha sürdürülebilir büyüme zemini anlamına geldiğini söyledi.

MAKROİHTİYATİ ARAÇLAR SIKI DURUŞU DESTEKLİYOR

TCMB Başkanı Karahan, para politikası çerçevesinin en önemli bileşenlerinden birinin makroihtiyati uygulamalar olduğunu belirtti.

Makroihtiyati düzenlemelerin sıkı para politikası duruşunu destekleyici araç olarak aktif biçimde kullanıldığını söyleyen Karahan, son yıllarda yaşanan şokların fiyat istikrarında yalnızca politika faizinin değil, makroihtiyati araçların da tamamlayıcı rol üstlenebildiğini gösterdiğini ifade etti.

Karahan, bu araç setini para politikasını ikame eden bir yapıdan tamamlayıcı hale getirmek için sadeleştirmeler yaptıklarını söyledi.

KKM VE MENKUL KIYMET TESİSİ DÜZENLEMELERİ KALDIRILDI

Karahan, Kur Korumalı Mevduat ve menkul kıymet tesisi düzenlemelerinin uygulamadan kaldırıldığını, bankacılık sektörü üzerindeki zorunlu karşılık maliyetlerinin önemli ölçüde düşürüldüğünü belirtti.

Buna karşılık TL mevduat payı, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati araç setinin sıkı parasal duruşu desteklemek için sürdürüldüğünü söyledi.

Karahan, TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemelerin finansal koşullara göre revize edildiğini, kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarının kullanıldığını ifade etti.

KREDİ BÜYÜMESİ DAHA DENGELİ PATİKAYA YÖNELDİ

Karahan, 2025’in ikinci yarısından itibaren hızlanan kredi büyümesinin son dönemde alınan tedbirlerle daha dengeli bir patikaya yöneldiğini söyledi.

Toplam kredi büyümesinin yüzde 35 seviyelerinden yüzde 26’ya gerilediğini belirten Karahan, TL ticari ve bireysel kredi büyümelerinin de yüzde 50’li seviyelerden yüzde 40’ın altına indiğini aktardı.

Bireysel kredilerde kompozisyonun daha dengeli hale geldiğini ifade eden Karahan, ihtiyaç kredisi ve kredi kartı büyümelerinin yavaşladığını, konut kredilerinin payının arttığını söyledi.

TL MEVDUAT PAYI YENİDEN YÜZDE 60’IN ÜZERİNDE

Karahan, Türk lirası mevduat tarafında olumlu bir görünüm olduğunu belirtti.

Küresel belirsizliklerin ve kıymetli maden fiyatlarındaki oynaklığın arttığı dönemlerde dahi yurt içi yerleşiklerin Türk lirası tercihinin büyük ölçüde korunduğunu söyleyen Karahan, nisan ayından itibaren TL mevduat payının yeniden yüzde 60’ın üzerine çıktığını açıkladı.

Son jeopolitik gelişmeler sırasında da yerleşiklerin Türk lirası talebinin güçlü seyrini sürdürdüğünü ifade etti.

UZUN VADELİ DIŞ KAYNAK GİRİŞLERİ SÜRÜYOR

Finansal piyasaların küresel oynaklığa rağmen sağlıklı işleyişini sürdürdüğünü belirten Karahan, geçmişte yurt dışı fonlama yapısında kısa vadeli oynaklıkları azaltmak için devreye alınan araçların finansal istikrarın korunmasına katkı sağladığını söyledi.

Karahan, yurt dışı finansman tarafında olumlu görünümün devam ettiğini, uzun vadeli dış kaynak girişlerinin bankacılık sektörünün dayanıklılığını teyit ettiğini belirtti.

“TÜM POLİTİKA ARAÇLARIMIZI KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Karahan, konuşmasının sonunda TCMB’nin fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğini söyledi.

“Güçlü bankacılık sektörü ile düşük ve istikrarlı enflasyon birbirini besleyen iki unsurdur” diyen Karahan, kalıcı fiyat istikrarının daha yüksek tasarruf oranları, daha derin ve etkin finansal sistem, uzun vadeli dış finansman imkânları ve sürdürülebilir büyüme zemini sağlayacağını ifade etti.

Karahan, bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısı, yüksek likiditesi ve sağlam bilançosuyla dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirterek, dezenflasyon sürecinin başarıya ulaşmasıyla sektörün Türkiye’nin büyüme potansiyeline ve finansal derinleşmesine daha güçlü katkı sunacağına inandıklarını söyledi.

Karahan, önümüzdeki dönemde bankacılık sektörü temsilcileriyle yakın diyalog içinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler