2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ikinci mücadelesinde Paraguay'a 1-0'lık skorla mağlup olan A Milli Futbol Takımımız, turnuvaya grup aşamasında veda etti. Karşılaşmanın henüz 2. dakikasında kalesinde gördüğü golle yenik duruma düşen ay-yıldızlılar, rakibin müsabakanın büyük bölümünü 10 kişi oynamasına rağmen aradığı beraberlik golünü bir türlü bulamadı. Dev organizasyondan erken elenmenin yarattığı büyük hayal kırıklığı, maçın ardından oyuncuların açıklamalarına ve spor kamuoyunun değerlendirmelerine doğrudan yansıdı.
'UTANÇ DUYUYORUZ, BEKLENTİNİN ALTINDA KALDIK'
Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına konuşan milli futbolcu Arda Güler, "Gerçekten söylenecek çok fazla şey yok. Utanç duyuyoruz, çok üzgünüz. İnşallah bundan sonraki turnuvalarda daha iyisini yapacağız. Ben de milli takım kariyerinde bu turnuvayı unutturabilmek için en iyisini yapmaya çalışacağım." sözleriyle üzüntüsünü paylaştı.
Kaptan Hakan Çalhanoğlu ise kelimeleri bulmanın kolay olmadığını belirterek, "Herkes üzgün. Sonuçta buralara kadar getirdik 24 yıl sonra. İki maçtır her şeyimizi verdik, denedik, gol bulmaya çalıştık olmadı. Vuruyoruz olmuyor. Şanssızlık yani ne diyeyim. Tüm halkımızdan özür dilemek istiyorum. Genç bir takımız. Önümüzde çok fazla turnuvalar olacak. Belki benim için son Dünya Kupası olabilir ama genç arkadaşlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Herkesin emeğine sağlık, ellerinden geleni yaptılar. Denediler ama olmadı. Önümüzde Avrupa Şampiyonası, Dünya Kupası olacak. Herkes için bir tecrübe oldu bu turnuva. Kendimizle gurur duymamız gerekiyor, nerelerden nerelere geldik. Turnuvadan ayrılmak kolay değil, kabul edemiyor insan. Futbol bazen acımasız, bundan ders çıkarmamız gerekiyor. Bir şutla maçı kaybettik." şeklinde konuştu.
Kaleci Uğurcan Çakır da tüm ülkeden özür dileyerek, "Öncelikle ben bütün ülkemizden özür dilemek istiyorum. Gururlandırmak istiyorduk onları başaramadık. Beklentinin altında kaldık. Uzun yoldan gelen taraftarlarımız vardı, onlardan da özür diliyoruz. Takım arkadaşlarım çok istedi, mücadele verdik ama gol olmayınca bir anlamı yok. Yaptıklarımızla biz beklentiyi yükselttik ama biz bu beklentinin altında kaldık. Oyun hakkında bir şey söylemeye gerek yok. Bütün ülkemizden özür diliyorum. Kafamızı kaldıracağız, devam edeceğiz. Ülkemizi gururlandırmaya çalışacağız. Bunu başarabiliriz inşallah." ifadelerini kullandı.
'MONTELLA İLE ÇİZGİ AŞILMIŞTIR'
Eski milli futbolcu ve yorumcu Nihat Kahveci, Kontra YouTube kanalında yaptığı değerlendirmede performansı sert sözlerle eleştirdi. Kahveci, "Gol atması gereken oyuncularımız gerektiği gibi oynamadı. Fiziksel mücadele beklediğimiz atletizm sahibi oyuncularımız bekleneni yapmadı. İyi şut atar dediğimiz oyuncularımız o şutları atmadı. Rakip forveti tutar dediğimiz defans oyuncularımız görevini yapamadı. Kritik topları çıkaran kalecimiz Uğurcan da dahil görevini yapmadığı bir milli takım izlediğimiz için hayal kırıklığı yaşıyorum. 19 Temmuz'da bitecek turnuvadan 20 Haziran'da elendik. Biri bana gerçekten 'Rüyadayız, kabus görüyoruz' desin! Bu kadar olmaz." sözlerini kaydetti.
Fanatik Gazetesi Yazarı Engin Saydam ise doğrudan Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın açıklamalarını ve geleceğini hedef aldı. Saydam, "Kusuruma bakmayın Montella hocam Euro 2024’te haksızlığa uğradığınızı düşünsem de, şu anda bir o kadar az tepki gördüğünüzü düşünüyorum. Olmayınca, olmuyor demek, elimizden geleni yaptık demek Türk halkının aklıyla alay etmektir. Sonuçlar ayrı, açıklamalar ayrı gönderilme sebebi, umarım Amerika dönüşüne kalmadan hatta maçına kalmadan bu konuyu geride bırakırız. Oyuncu tercihleri, taktiksel tercihler de en az sonuçlar kadar tartışılabilir ama özellikle maç sonu açıklamalarıyla çizgi aşılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
Deneyimli teknik adam Şenol Güneş de oyuncuların kendi seviyelerini aşması gerektiğine dikkat çekerek, "Çeyrek final beklerken, ilk maçın travması varken ilk dakikada da gol yedik. Daha üst seviyede işler bekliyorduk. Oyuncular, rakibi geçmek yerine; kendilerini geçmesi lazım. Bence sıkıntı bu! Oynayan oyuncularımız hepsi iyi ama kendi oyunlarını geçmeliler! Rakibi geçmeye çalışırken, kendimizi eksik bırakıyoruz. Pas kalitesi, şut iyi olmalı. Oyuncularımızdan daha çok şey bekliyorduk, bu bizim hakkımız. Bunlardan alınmayacaklar. Daha önce başarı yakalarken çok mesafe kat ettiler, ama bu seviye yeterli değil. Onlara güveniyoruz, fizik güçlerini ve yeteneklerini çalışarak öne çözecekler. Bunları konuşunca alınganlık oluyor. Burada da eksikler var." dedi.
Yorumcu Fırat Günayer, rakip takımın turnuva kurallarına dahi hakim olmadığını vurgulayarak milli takımın fırsatları değrelendiremediğini ifade etti: "Paraguay ne kadar yeni kural varsa, hepsini ihlal etti. Ağız kapatmadan kırmızı gördüler, 1 dk dışarıda kalma cezası aldılar, 5 saniyeden korner cezası aldılar. Her seferinde 'Noldu?' diye şaşırdılar. Adamlar yeni kuralları bilmeden maça çıkmış. Biz bu takıma gol atamadık ya."
SORUN SİSTEMİN KENDİSİNDE Mİ?
Aydınlık Gazetesi Köşe Yazarı Zeren ise sadece maç esnasında yaşananlara değil yapısal sorunlara da değinerek bir çözüm modeli sundu. Zeren, "Eğer sistemi doğru şekilde inşa edersek, futbola olan ilgiyi üretime dönüştürebiliriz. İnsanlarımızın futbola harcadığı kaynakları, dışarıdan oyuncu almak yerine altyapıdan oyuncu yetiştirmeye yönlendirebiliriz. Sonuçta üretim ekonomisinden söz ediyoruz; bunun spor için de geçerli olması gerekir. Bugün kadın voleybolunda elde edilen başarıların arkasında güçlü bir altyapı var. Pek manyak kız çocuğu voleybolcu olmak istiyor. Her yerde voleybol kursları, okulları ve gelişim programları bulunuyor. Bu sayede sürekli yeni sporcular yetişiyor. Futbolda da aynı anlayışa ihtiyacımız var. Torpilin değil yeteneğin ön plana çıktığı, bilimsel yöntemlerle çalışan, sporcuyu küçük yaşlardan itibaren geliştiren bir yapı kurulmalı. Böyle bir sistem sayesinde sürekli olarak kaliteli futbolcular yetiştirebiliriz." tespitini paylaştı.