Manisa’nın Soma ilçesi, son gelişmelerle birlikte ekonomik ve sosyal açıdan kritik bir eşikten geçiyor. Bölgede kısa süre önce bir kömür ocağının kapanmasının ardından, Torku (Konya Şeker A.Ş.) bünyesinde faaliyet gösteren Soma-B Termik Santrali’nin de kapatılması gündeme geldi. 990 MW kurulu güce sahip, yıllık yaklaşık 8 milyon ton kömür tüketen santralin olası kapanışı, bölgedeki maden ocaklarını ve kömür temelli istihdam yapısını doğrudan etkiliyor. Siyasi partiler ve sendikalar ekonomik düzenin özel şirketlerin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini belirterek kamulaştırılma çağrısında bulundu.
‘FİRMA BAHANELER ÜRETEREK ÇÖZÜME YANAŞMIYOR’
Türkiye Maden İş Sendikası, Soma Termik Santrali’nin kapalı kalmasının yalnızca enerji üretimini değil, bölge ekonomisini ve binlerce emekçinin geçimini de tehlikeye attığını belirterek, santralin yeniden faaliyete geçirilmesi için yetkililere acil adım atma çağrısında bulundu. Sendikadan yapılan açıklamada, Soma’da Torku tarafından işletilen termik santralin kapatılmasının “ticari başarısızlığın ötesinde, madencilere, enerji işçilerine, yöre halkına ve binlerce emekçiye kesilmiş bir ceza” olduğu ifade edildi. Açıklamada, tesisin kapısına kilit vurulduğu, sorumluluk alması gerekenlerin ise çözüm üretmek yerine sorumluluktan kaçtığı vurgulandı.

Torku’nun işletmeyi sürdüremediği belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bir işletmeyi yönetemiyorsanız, yapılması gereken tek hamle, üretimin aksamaması ve istihdamın korunması adına tesisi işletebilecek liyakate sahip yapılara devretmektir. Ne var ki ilgili firma, tesisi devretmediği gibi, Bakanlık nezdinde gerçekleştirilen resmi görüşmelerde ve çözüm arayışlarında sürekli bahaneler üretmekte, tabiri caizse ipe un sermektedir. Tesisin yeniden üretime kazandırılması ve işçilerimizin işbaşı yapması için istekli olan alıcı firmalara hiçbir kolaylık sağlanmamakta, aksine süreç yokuşa sürülerek tıkanmaktadır.
‘YETKİLİLER SOMUT ADIM ATMALI’
“Hiçbir firmanın kurumsal çıkarları ya da müzakere taktikleri, 12 bin işçinin ve koskoca bir yöre halkının geleceğinden daha kıymetli değildir. Bu işi ya gereğini yerine getirerek yapacaksınız ya da yapabilecek olana devredip aradan çekileceksiniz. İşçimizin ve bölge insanımızın bir gün dahi bekleyecek tahammülü kalmamıştır. 12 bin maden ve enerji işçisinin hakkını, hukukunu ve geleceğini bir şirketin insafına ve uzlaşmaz tavrına terk etmeyeceğiz. Yetkili makamları, süreci kilitleyen bu yaklaşıma karşı ivedilikle somut adımlar atmaya ve yaptırım uygulamaya davet ediyoruz.”
‘EKONOMİK ÇEŞİTLENMEYE İHTİYAÇ VAR’
Soma Belediye Başkanı Sercan Okur da üretimi duran Soma Termik Santrali’nin kamulaştırılması çağrısında bulundu. Soma’nın ekonomik çeşitlenmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Okur, ilçenin maden ve termik santrale bağımlılığının azaltılması gerektiğini ifade etti. Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarının sürdüğünü ancak yeterli olmadığını söyleyen Okur, Soma’nın 2. bölge teşvik kapsamından çıkarılarak 6. bölge teşvik kapsamına alınması gerektiğini kaydetti.
Nakliyeciler, sanayi esnafı ve vatandaşlar, santralin yalnızca enerji üretimi açısından değil, Soma ekonomisinin tamamı için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, üretimin yeniden başlamasını ve belirsizliğin sona ermesini istedi.
Soma Nakliyeciler Kooperatifi Başkanı Hüseyin Bezirgan, santralin çalıştığı dönemde kooperatife bağlı yaklaşık 330 aracın faaliyet gösterdiğini, üretim duruşlarının ardından bu sayının 250’ye kadar gerilediğini söyledi. İşlerin azalması nedeniyle bazı üyelerin araçlarını satmak zorunda kaldığını belirten Bezirgan, şunları kaydetti:
“Bizim araçlarımız farklı alanlarda çalışabilecek araçlar değil. Santral çalışmazsa önce kamyoncular, ardından madenler, sanayi ve esnaf etkilenir. Zincirleme şekilde tüm Soma zarar görür. Kamyoncu ancak teker dönerse para kazanır. Bizim bekleme lüksümüz yok. Santralin satılması gerekiyorsa da çalışırken satılmasını istiyoruz. Dumanı tüterken satılsın, üretim devam etsin.”