Ana içeriğe geç

YKS sınavı kaygısının psikolojik ve sindirim sistemine etkilerine karşı uzmanlardan uyarılar

Klinik Psikolog Elif Pehlivan hafta sonu yapılacak olan üniversite sınavı öncesinde artan kaygının kontrol edilerek sonuca değil sürece odaklanılması ve ailelerin başarıdan çok çabayı desteklemesi gerektiğini söyledi. Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun ise stresin mide-bağırsak sistemine etkilerine dikkat çekerek düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı önerilerinde bulundu.

YKS sınavı kaygısının psikolojik ve sindirim sistemine etkilerine karşı uzmanlardan uyarılar
Hürriyet
16

Sınav sürecinde yaşanan stresin belirli bir seviyeye kadar doğal olduğunu belirten Klinik Psikolog Elif Pehlivan, kaygının kontrolden çıkması halinde öğrencilerin dikkatlerini dersten uzaklaştırarak başarılarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Yaklaşan üniversite sınavı, öğrenciler kadar ailelerde de heyecan oluştururken, sınav kaygısının bu dönemin en sık karşılaşılan sorunları arasında yer aldığını belirten Klinik Psikolog Elif Pehlivan, “Belirli düzeyde kaygı normaldir. Ancak kaygı yükseldikçe öğrenciler ders çalışmak yerine ‘Ya başarısız olursam?’, ‘Ya sınavı kazanamazsam?’ veya ‘Ya ailemi hayal kırıklığına uğratırsam?’ gibi düşüncelere odaklanabiliyor” dedi.

“ELİMDEN GELENİ YAPABİLİRİM DÜŞÜNCESİ”

Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin sonuca aşırı odaklanmak olduğunu ifade eden Pehlivan, “Sonuç tamamen kontrol edilemeyen ve belirsizlikler içeren bir alan. Belirsizlikleri kontrol etmeye çalışmak ise kaygıyı besleyen bir durum. Bu nedenle öğrencilerin dikkatlerini sonuca değil, sürece yönlendirmeleri gerekiyor. ‘Ya başarısız olursam?’ yerine ‘Şu an yapabileceğim en doğru şey ne?’ sorusuna odaklanmaları daha sağlıklı olacaktır” diye konuştu.

Öğrencilerin kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmaması gerektiğini de belirten Pehlivan, “Hiç kaygı yaşamamalıyım düşüncesi gerçekçi değildir. Önemli olan kaygıya rağmen hareket edebilmektir. ‘Kaygılıyım ama yine de elimden geleni yapabilirim’ düşüncesi, öğrencinin odağını kaygısından alıp yapabileceklerine yönlendirir” ifadelerini kullandı.

“AİLELERİN TUTUMU KAYGIYI ETKİLİYOR”

Sınav döneminde ailelerin yaklaşımının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Pehlivan, “Ailelerin sınava yüklediği anlam ve bunu çocuklarına yansıtma biçimleri kaygı düzeyini doğrudan etkiliyor. Sürekli başarı baskısı oluşturmak, kıyaslama yapmak ve yalnızca sonuç odaklı yaklaşmak çocuklarda ‘Benim değerim başarım kadar’ algısına neden olabiliyor” dedi. Ailelerin çocuklarının sınav sonucundan çok gösterdiği çabaya odaklanmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu belirten Pehlivan, “Çocuğun çalışma düzenini, emeğini ve süreci nasıl yönettiğini desteklemek gerekir. Bu yaklaşım öğrencinin kendisini daha güvende hissetmesini sağlar” diye konuştu.

“PROFESYONEL DESTEK GEREKEBİLİR”

Düzenli uyku, sürdürülebilir bir çalışma planı ve sosyal karşılaştırmalardan uzak durmanın kaygıyı azaltabileceğini ifade eden Pehlivan son olarak şöyle konuştu:

“Eğer kaygı öğrencinin günlük yaşamını, ders çalışma düzenini ve akademik performansını belirgin şekilde etkilemeye başladıysa profesyonel destek alınması faydalı olabilir.”

"SINAV KAYGISI BAŞARIYI OLUMSUZ ETKİLİYOR"

Milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stresin yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Coşkun, “Sınav kaygısı mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabilir” dedi.

Stres ile sindirim sistemi arasındaki ilişkinin bilimsel olarak ‘beyin-bağırsak ekseni’ ile açıklandığını belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun "Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Bu nedenle yaşanan stres, kaygı ve duygusal yükler mide ve bağırsak fonksiyonlarını doğrudan etkileyebilir" ifadelerini kullandı.

Stresin mide üzerinde farklı mekanizmalarla etkili olduğunu anlatan Uzm. Dr. Coşkun "Stres mide asidi salgısını artırabilir ve buna bağlı olarak mide yanması ile ekşime hissi daha belirgin hale gelebilir. Aynı zamanda mide boşalmasını yavaşlatarak şişkinlik, erken doyma ve dolgunluk hissine neden olabilir" diye konuştu.

“STRES REFLÜ VE HAZIMSIZLIK ŞİKAYETLERİNİ ARTIRABİLİR”

Stresin mide ve bağırsakların ağrıya olan duyarlılığını artırabildiğini belirten Uzm. Dr. Coşkun normalde rahatsızlık vermeyecek gaz veya gerilmenin bile ağrı olarak hissedilebildiğini söyledi. Reflü yakınmalarının da stres dönemlerinde artabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun "Stresin doğrudan reflüye neden olduğu net olarak gösterilmiş değil. Ancak mevcut reflü şikayetlerinin daha sık ve daha şiddetli hissedilmesine yol açabilir. Bunun yanında bulantı, iştahsızlık ve karın ağrısı gibi yakınmalar da görülebilir" dedi.

“TETKİKLER NORMAL OLSA DA ŞİKAYETLER DEVAM EDEBİLİR”

Özellikle fonksiyonel dispepsi ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi hastalıklarda stresin etkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “Bazı durumlarda yapılan tetkiklerin normal çıkmasına rağmen hastaların şikayetleri devam edebilir. Yakınmaların yoğun iş temposu, sınav dönemi, ailevi sorunlar veya kaygı dönemlerinde artması, gün içinde değişkenlik göstermesi ve uyku bozukluğu ya da anksiyetenin eşlik etmesi stres kaynaklı sindirim sistemi sorunlarını düşündürebilir" dedi.

“HER ŞİKAYETİ STRESE BAĞLAMAYIN”

Mide ve bağırsak yakınmalarının her zaman stres kaynaklı olmayabileceğine dikkat çeken Dr. Coşkun bazı belirtilerin mutlaka detaylı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek "Kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğü, tekrarlayan kusma veya mide-bağırsak sistemi kanaması gibi alarm bulguları varsa şikayetleri yalnızca strese bağlamamak gerekir. Bu tür durumlarda altta yatan organik nedenlerin araştırılması büyük önem taşır" diye konuştu.

Uzm. Dr. Coşkun, mide ve bağırsak sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu:

“Düzenli uyuyun: Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin. Kaliteli uyku, stresin azaltılmasına ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar.

“Dengeli ve düzenli beslenin: Öğün atlamayın, aşırı yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçının. Sebze, meyve ve lif açısından zengin besinleri tercih edin.

“Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin: Düzenli yürüyüş ve egzersiz, stres hormonlarının azalmasına yardımcı olurken sindirim sisteminin de daha sağlıklı çalışmasını destekler.

“Stres yönetimine önem verin: Nefes egzersizleri, meditasyon, hobiler ve sosyal aktiviteler günlük stresin azaltılmasına yardımcı olabilir.

“Şikayetleriniz devam ediyorsa uzmana başvurun: Mide yanması, şişkinlik, karın ağrısı veya reflü gibi yakınmalarınız sürüyorsa mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına danışın.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler