Ankara – 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek 36. NATO zirvesi öncesinde Yenimahalle Devlet Hastanesi'nin bahçesinde hastalar ve sağlık çalışanlarıyla konuştuk. Zirve öncesinde Ankara Valiliği’nin aldığı önlemlerden dolayı şehrin neredeyse genelinde uygulanacak olan kısıtlamalara “felç” benzetmesi yapılan sohbetimizde, Valiliğin yasaklarından şikayet eden bir hasta, “Binaları boyuyorlar, yolları kapatıyorlar” derken; bir başka hasta ise NATO için harcanan milyarlarca lira için serzenişte bulunarak, “Biz kimiz ki? Bizim ne önemimiz var?” dedi.
“NATO gelecek de ne olacak?”
Konuştuğumuz bir kadın; Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu, bundan dolayı NATO üyelerini elbette misafir etmemiz gerektiğini, dünyada savaşların sürdüğünü, NATO üyesi olarak ülkemizi bu savaşlardan sorumluluklarını yerine getirerek koruyabileceğini söyledi.
NATO'nun savaş örgütü olduğunu, aksine dünyada süren savaşlarda ülkece bizim de payımız olduğu ekseninde tartışınca hak vererek, “Dünya'nın her yerinde savaşlar var. Gönül ister ki hiçbirisi olmasın” diye konuştu. Bir başka vatandaş ise tüm bu tartışmalara, “NATO gelecek de ne olacak? Ne gerek vardı gelmelerine? Hayatlarımızı ne hale getirdiler?” diyerek sitem etti.
“Siz de bir şey yapın, duyarlı olun”
NATO'ya üye ülkelerin Ankara'da toplanmasına nasıl tepki göstereceklerini konuşan iki kadından biri, "Bizim elimizden bir şey gelmez" derken diğeri onlara döndü ve “bakın gençler bir şeyler yapmaya çalışıyor. Siz de bir şey yapın o zaman, tepkinizi gösterin, duyarlı olun" diye cevap verdi. Kendi geleceğimize sahip çıkmamızı söyleyen bir yaşlı bir vatandaş ise; "18 yaşındaki bir gencin talebini ben sağlayamam. Onların yapması lazım" diye konuştu.
NATO’nun toplanmasının hayatlarımızı etkilediğini ancak asıl etkiyi zirve toplantısından sonra politik olarak yaşayacağımızı söyleyen bir sağlık emekçisi, "Bakalım ne kararlar alınacak orada?” derken, bir başka sağlık emekçisi ise "Konuşsam bir şey olmuyor, konuşmasam vicdanım el vermiyor” dedi.