Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması" programında ekonomi gündemine dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel piyasalardaki yapısal dönüşüme geniş yer ayıran Yılmaz, dünya genelinde ekonomik büyüme ve ticaret oranlarının tarihi ortalamaların altında kaldığına işaret etti.
‘İMALAT SANAYİ ASYA'YA KAYDI, ÇİN KAPASİTENİN YÜZDE 30'UNU TEMSİL EDİYOR’
Pandemi öncesi ve sonrası dönem verileri üzerinden küresel üretimin eksen değişimini değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Pandemi öncesi ve sonrası gelişmelere baktığınız zaman sanayi kapasitesi, imalat sanayi özellikle büyük oranda Asya'ya kaymış durumda. Çin neredeyse dünyadaki imalat sanayi kapasitesinin yüzde 30'unu tek başına temsil ediyor. Batı'da ise sanayisizleşme dediğimiz bir süreç yaşanıyor."
Geçmişteki küresel, liberal ve kurallara dayalı ekonomik ortamın yerini korumacılığa bıraktığını söyleyen Yılmaz, "Bugün büyüme aşağıya indiği gibi ticaret neredeyse büyümenin de altında gelişim sergiliyor. Korumacılık yükseliyor dünyada. Güç mücadelesi yükseliyor." tespitinde bulundu.
‘GÜÇ MÜCADELESİ HER ŞEYİN ÖNÜNE GEÇMİŞ DURUMDA’
Yeni Amerika yönetimi ve Avrupa Birliği içerisindeki yeni tartışmalarla birlikte küresel ölçekte yapısal bir değişim yaşandığını ifade eden Yılmaz, kuralların yerini güç ilişkilerinin aldığını belirterek şöyle devam etti:
"Dünya yeniden şekilleniyor adeta kartlar yeniden karılıyor. Güç mücadelesi merkeze gelmiş durumda. Eskiden kurRules, hukuk, uluslararası kurumlar bir yere kadar etkili olabiliyordu ama şu anda güç mücadelesi her şeyin önüne geçmiş durumda. 'Güçlüysem istediğimi yaparım' gibi bir anlayış maalesef dünyada hakim hale gelmiş durumda. Bunu siyasi meselelerde, ekonomik meselelerde de görüyoruz. Dolayısıyla kıran kırana mücadele yaşanan bir dönemdeyiz dünya ölçeğinde."
‘TÜRKİYE SON 6 YILDA DÜNYANIN İKİ KATI BÜYÜDÜ’
Küresel piyasalardaki risk ve belirsizliklerin kararları maliyet esaslı olmaktan çıkarıp güvenlik ve dayanıklılık odaklı hale getirdiğini aktaran Yılmaz, Türkiye'nin son 6 yıllık büyüme performansını şu verilerle paylaştı:
"Türkiye ekonomisine kısaca baktığımızda, pandemi öncesi ve sonrası rakam söyleyeceğim. Performansımızı bence gösteren önemli bir rakam, 2025 dönemi. 6 yıllık dönemde dünya ekonomisi kümülatif, birikimli olarak yüzde 18,8 büyümüş, Türkiye ekonomisi aynı dönemde yüzde 34,8'e yükselmiş. Yani bizdeki kümülatif artış 34,8, dünyada 18,8. Özellikle sanayi alanında Avrupa'da bazı ülkeler hala pandemi öncesi kapasiteye gelebilmiş, üretime ulaşabilmiş değil. Bizdeyse yüzde 30 kapasite ve üretim artışı söz konusu."
‘SATIN ALMA GÜCÜNE GÖRE DÜNYANIN 11'İNCİ BÜYÜK EKONOMİSİYİZ’
Uluslararası kuruluşların hesaplamalarına göre Türkiye'nin nominal dolar bazında dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bu hesaplara göre geçen yıl itibarıyla dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz satın alma gücü paritesine göre. Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor." dedi.
SAVAŞIN EKONOMİK ETKİLERİNE KARŞI EŞEL MOBİL ÖNLEMİ
Bölgesel savaşların küresel enerji ve lojistik maliyetlerini artırdığını dile getiren Yılmaz, Türkiye'nin bu süreçte arz problemi yaşamadığını ve enflasyonist etkileri sınırlamak adına bütçeden fedakarlık yapıldığını söyledi. Yılmaz, "İran ile ilgili savaş etkilerini sınırlamaya çalıştık. Hemen başından itibaren finansal piyasalarla ilgili bazı tedbirler aldık. Enerji fiyatlarının iç dünyamıza, tüketicilere yansımasını sınırlamak için Eşel Mobil dediğimiz sisteme geçtik. Bütçe olarak gerçekten bu bedeli ödedik ama enflasyonist etkisini sınırlamış olduk savaşın." açıklamasında bulundu.
‘TERÖRÜN ALTERNATİF MALİYETİ EN AZ 2 TRİLYON DOLAR’
Kalkınmanın temel şartının güven ortamı olduğunu vurgulayan Yılmaz, terörün Türkiye ekonomisine yönelik dolaylı zararlarını şu sözlerle aktardı:
"Burada terörün iki maliyeti var. Bir doğrudan maliyet, bir de ekonomik tabirle alternatif maliyet. Yani terör var diye yapılamayan işlerin ortaya çıkardığı maliyet. Bu, en az 2 trilyon dolar. Çeşitli hesaplamalar yapılıyor. Bence bazı şeyleri de hesaplayamıyoruz. En az 2 trilyon dolarlık kayıptan bahsediyoruz. Türkiye, inşallah kalıcı şekilde terör belasından kurtularak kaynaklarını kritik alanlarda değerlendirerek kalkınma sürecini çok daha üst noktalara taşıyacak."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Samsun'daki temasları kapsamında programın ardından Mustafa Demir Kütüphanesi inşaatını ziyaret ederek yetkililerden teknik bilgi aldı. Programa, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, bölge milletvekilleri, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ile sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri katılım sağladı.