ABD’nin “Gölge Dışişleri” diye anılan Dış İlişkiler Konseyi (CFR), gelecek hükümetlere strateji önerilerini paylaştığı analizde, ABD’nin hegemonyasına dayanan ekonomik düzenin bozulduğunu kabul etti ve yeni koşullara uygun stratejiler belirlenmesi gerektiğini belirtti.
“Bozulan Ekonomik Düzen” başlığıyla yayınlanan analizde; eski uluslararası düzenin artık olmadığı, ABD’ye olan güvenin kaybedildiği ve Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası gibi kurumların eski önemlerini kazanamayacağı ifade edildi.
ÇİN’İN YÜKSELİŞİ
Küreselleşmenin artık ekonomik dayanıklılığı garanti etmediği kaydedilen makalede, küresel finans krizinin, Çin’in yükselişinin, Kovid-19 pandemisinin ve tedarik zinciri şoklarının bu değişimi hızlandırdığına dikkat çekildi.
ABD’NİN MEŞRUİYET KAYBI
ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamalarının, Washington’ın ekonomik düzenin meşru dayanağı olma iddiasını zayıflattına işaret edilerek şöyle devam edildi:
“Dolar hala merkezî öneme sahip, ancak İran savaşı, ABD’nin eylemleriyle diğer ülkeleri dolar bağımlılığını azaltmanın yollarını bulmaya adeta zorlayarak, zorunluluğun icatın anası olduğunun bir testi niteliğinde.
“Bu meşruiyet kaybı, herhangi bir bireysel politikadan daha önemli sonuçlar doğurabilir. Uluslararası düzen yalnızca maddi güce değil, aynı zamanda güvene, güvenilirliğe ve liderliğin genel olarak adil veya en azından istikrarlı olduğuna inanılan bir şekilde yürütüleceğine dair inanca da dayanır. Bu inanç bir kez zedelendiğinde, seçim sonuçları veya söylemsel değişikliklerle kolayca geri kazanılamaz.
‘NATO’YA ŞÜPHE DÜŞÜRMENİN SONUÇLARI’
“Washington’a duyulan güvenin azalmasının sonuçları çok derindir. İttifaklar ve güvenlik taahhütleri ekonomik düzenden ayrı düşünülemez. ABD, NATO’ya şüphe düşürdüğünde, müttefiklerini tehdit ettiğinde, düşmanlarıyla yakınlaştığında veya güvenlik garantilerinin koşullu ve geri alınabilir olduğunu ima ettiğinde, ülkeler savunma planlamalarının yanı sıra ticaret, yatırım, sanayi ve finans stratejilerini de buna göre ayarlarlar. Amerika Birleşik Devletleri’ne ekonomik olarak fayda sağlayan ilişkiler ağını koparırlar.”
‘IMF VE DÜNYA BANKASI ESKİ ÖNEMİNİ KAZANAMAYACAK’
Artık ABD’nin kaybettiği güveni yeniden kazanabilmesi için müttefik ülkelerden kendilerini affetmelerini istemekten daha fazlasına ihtiyacı olduğu dile getirilen makalede, şu tespitler yapıldı:
“Amerika Birleşik Devletleri’nin yeniden çerçeveler içinde hareket etmeye, taahhütlere saygı duymaya ve dikte etmek yerine istişarede bulunmaya hazır olduğuna dair sürekli kanıt gerektirecektir.
“ABD’nin uluslararası ekonomik stratejinin, restorasyona yeniden kurulmasına ihtiyacı var. Gelecek yönetimler eski kurumsal düzenin yeniden kurulamayacağını kabul etmelidir. IMF, Dünya Bankası ve diğer çok taraflı kurumlar hâlâ önem taşıyor, ancak bir zamanlar tartışmasız olan önemlerini yeniden kazanmaları pek olası değil.”
Raporda ayrıca, ABD’nin artık devlet odaklı bir ekonomik düzenin kalıcı olduğunu kabul etmesi gerektiğine vurgu yapıldı ve “ABD, kamu sermayesinin, özel sektörle derin ortaklığın ve sanayi politikasının ulusal politikanın standart araçları olduğu bir dünyada rekabet etmek zorunda kalacaktır.” ifadeleri kullanıldı.