ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, 2003 yılında başlayan Irak işgaline ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Irak savaşına başından beri karşı çıktığını belirten Trump, "Hep şunu söylüyordum; Irak'a girmeyin, Irak'a saldırmayın. Açıkçası yanlış ülkeye saldırdılar ve büyük hasara yol açtılar." ifadelerini kullandı.
"IRAK'TA ARTIK ASKERİ VARLIĞA İHTİYAÇ YOK"
Trump, ABD'nin Irak'taki askeri varlığına ilişkin bir soruya da yanıt verdi. Irak'ta güvenlik açısından ABD ordusunun varlığının artık gerekli olmadığını düşündüğünü belirten Trump, ekonomik ortaklıkların yeni dönemin temelini oluşturduğunu söyledi.
ABD'li enerji şirketlerinin Irak'ta önemli yatırımlara yöneldiğini ifade eden Trump, "Petrol şirketlerinin hepsi Irak'a giriyor, ortaklıklar kuruyor ve çok iyi ilişkiler geliştiriyor. Bu nedenle orada askeri varlığımıza ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz." dedi.
Trump, buna karşın ihtiyaç duyulması halinde ABD'nin Irak'ı desteklemeye hazır olacağını da sözlerine ekledi.
IRAK BAŞBAKANI: DEAŞ BİZE 400 MİLYAR DOLARDAN FAZLAYA MAL OLDU
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ise ülkesinin DEAŞ terör örgütüyle mücadelesinin ağır ekonomik ve insani sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Terörle mücadelenin Irak'a 400 milyar dolardan fazla maliyet oluşturduğunu belirten Zeydi, çok sayıda şehrin altyapısının tamamen yıkıldığını ifade etti.
Yıkılan kentlerin yeniden inşası için uluslararası desteğe ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Zeydi, yerinden edilen vatandaşların evlerine dönüşü için kapsamlı bir plan hazırladıklarını söyledi.
İRAN'A YÖNELİK SERT MESAJLAR
Basın toplantısında İran ile yaşanan gerilime de değinen Trump, Tahran yönetiminin son anda anlaşmadan vazgeçtiğini öne sürdü.
İran'ın uzun yıllar boyunca Orta Doğu'da "zorbalık yaptığını" savunan Trump, "Irak'a zorbalık ettiler, bölgedeki birçok ülkeye baskı uyguladılar. Ancak artık korku yok çünkü askeri kapasiteleri yerle bir edildi." ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca Irak ile geliştirilen ilişkilerin, Orta Doğu'da bölgesel iş birliğini güçlendirdiğini ve bölgenin geçmişe kıyasla daha fazla yakınlaştığını savundu.