İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, uygulanan dezenflasyon politikaları, yüksek faiz ve artan finansman yükünün etkisiyle geçen yıl Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşundan 152'sinin zarar yazdığını belirterek; para politikasındaki normalleşmenin gecikmesinin de reel sektör üzerindeki finansman baskısının sürmesine neden olduğunu söyledi.
Bahçıvan, "direnen enflasyon ve direnen faizlerin" finansmandaki bu olumsuz tablonun 2026'da da süreceğini gösterdiğini söyledi.
İSO tarafından hazırlanan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025" raporunun açıklandığı toplantıda konuşan Bahçıvan, "2025'te iç talebin dirençli seyri, enflasyon beklentilerinde iyileşmenin zaman alması, hizmet sektöründeki fiyat katılıkları ve dönem dönem yaşanan finansal dalgalanmalar dezenflasyonu yavaşlattı. Bu durum, para politikasında normalleşmeyi geciktirerek reel sektör üzerindeki finansman baskısının sürmesine neden oldu" dedi.
Yüksek faizler ve finansmana erişim koşullarının şirketler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurgulayan Bahçıvan, "2025 yılında uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk, satış gelirleri üzerinde baskı yarattı. Ayrıca yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti" diye konuştu.
Bahçıvan, vergi öncesi dönem karı/zararı kalemine göre 2025 yılında 152 firmanın zarar ettiğini, bu sayının 2001 krizi sonrası rekor seviyenin gerçekleştiği 2024 ile aynı olduğunu belirtti.
Bahçıvan firmaların kârlılıklarında nominal olarak bir toparlanma görülse de, 2025 yılında tüm karlılık rasyolarının son 10 yıl ortalamalarının altında kaldığına dikkat çekti.
KÂRLAR NOMİNAL ARTSA DA 10 YILLIK ORTALAMALARIN ALTINDA
Rapora göre; İSO 500'ün faaliyet karı 2025'te yüzde 57 artarak 1 trilyon liraya yükselirken, faaliyet karlılığı da yüzde 6.2'den yüzde 7.7'ye çıktı. Vergi öncesi kar ve zarar toplamı da yaklaşık yüzde 65 artışla 441 milyar liraya yükseldi.
Bahçıvan, "2025 yılında İSO 500'de karlılık göstergelerinde nominal bir toparlanma yaşanmıştır. Ancak yüksek finansman maliyetleri, zayıf talep koşulları nedeniyle tarihsel ortalamaların altında kalan bu göstergeler, sanayi kuruluşlarında karlılığın halen baskı altında olduğunu göstermekte" diye konuştu.
Bahçıvan ayrıca, 2025'te nominal iyileşme kaydeden kârlarda, 2024 yılı karlarının oldukça düşük seviyede gerçekleşmiş olmasının da etkili olduğuna işaret etti.
Rapora göre, finansman giderleri geçen yıl yüzde 38 artışla 855 milyar lira olarak gerçekleşirken; finansman giderlerinin net satışlara oranı ise yüzde 6 seviyesinden yüzde 6.6'ya yükseldi. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı ise yüzde 84.9 olarak gerçekleşti.
İSO 500'ün 2025 yılında özkaynakları yüzde 15.8 artarken, toplam borçlardaki artış ise yüzde 30.8 ile çok daha yüksek oldu. Rapora göre İSO 500'ün toplam borcu 7.6 trilyon lira seviyesinde gerçekleşirken; 2025 yılı şirketlerin borç yapısında kısa vadeli yükümlülüklerin ağırlığının da yeniden arttığı bir dönem oldu. Buna göre, uzun vadeli mali borçlar yüzde 38.6 artarken, kısa vadeli mali borçlardaki artış yüzde 44.6 olarak gerçekleşti.
Bugün gelinen noktada sanayicinin en fazla hissettiği sorunun finansman maliyetlerinin yüksekliği olduğunu belirten Bahçıvan, "Son iki yıldır çok yüksek seviyelerde seyreden finansman maliyetleri, yalnızca bilançolara yansıyan bir kalem değil; üretimden yatırıma, istihdamdan rekabet gücüne kadar sanayinin bütün kesimlerini etkileyen temel bir gerçeklik" dedi.
"KREDİ MALİYETLERİNİ YÜKSELTEN FAKTÖRLER GÖZDEN GEÇİRİLMELİ"
Sanayiciyi rahatlatacak çözüm önerilerini de dile getiren Bahçıvan, "Özellikle en çok etkilenen sektörler gözetilerek kredi maliyetlerini yükselten ve ihracat kredileri de dahil olmak üzere finansmana erişimi sınırlayan tüm faktörlerin gözden geçirilmesi gerekmekte" diye konuştu.
Sanayicinin "devreden KDV" sorununun da acilen çözülmesi gerektiğini kaydeden Bahçıvan, "Biz, devreden KDV sorununu sanayi kuruluşlarımızın devlete sıfır faizle ve belirsiz vadeyle finansman sağlaması olarak değerlendiriyoruz. Başka bir ifadeyle, üretim yapan, yatırım gerçekleştiren, istihdam oluşturan ve ihracat yapan sanayicimiz, hak ettiği kaynağı kullanamamakta; bu kaynak fiilen kamu tarafından uzun süreli ve maliyetsiz bir şekilde tutulmakta" diye konuştu.
Bahçıvan'ın verdiği bilgiye göre, 2025 yılında İSO 500 şirketlerinin devreden KDV tutarı yüzde 42.1 artarak 120 milyar liranın üzerine çıktı.
Öte yandan, İSO 500 araştırmasına göre, 2025 yılında üretimden satışlara göre Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu 699 milyar lira ile Tüpraş olurken; bunu 538 milyar lira ile Ford Otomotiv ve 328 milyar lira ile Star Rafineri izledi. İlk üç sıra önceki yıla göre değişim göstermedi.