ABD ve İsrail'in Şubat ayında İran'a saldırısı ve İran'ın da misillemesiyle birlikte bölgesel bir kriz haline gelen savaş yaklaşık 5 aydır devam ederken ABD Başkanı Donald Trump tekrar zorlu bir yol ayrımında...
ABD yönetimi, hava saldırılarının geçici olarak askıya alınmasını diplomatik temaslar için alan yaratma girişimi olarak sundu, ancak aynı zamanda Washington, yeni bir askeri tırmanışa hazır olduğunu da açıkça belirtiyor.
İran'ın Umman ile yaptığı görüşmelere rağmen, Tahran'ın krizin merkezindeki konu olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer kontrolü konusundaki temel pozisyonundan vazgeçme niyetinde olduğuna dair hiçbir işaret yok.
TRUMP'IN MASASINDAKİ 3 SENARYO
Uzmanlar, ABD Başkanı'nın şu anda üç ana seçeneği olduğuna dair tahminlerde bulunuyor.
Bunlardan birincisi, İran'ın enerji ve ulaşım altyapısına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere daha fazla askeri müdahale. Ancak, ABD hükümeti içinde bile bunun Tahran'ı geri adım atmaya yönlendireceğine dair şüpheler var; bu durum, büyük sivil kayıpları ve daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor.
İkincisi, ekonomik yaptırımların güçlendirilmesi ve İran ihracatına daha sıkı bir abluka uygulanmasıyla ilgili...
Ancak bu, zaman alan ve uluslararası petrol piyasasında yeni gerilimlere yol açabilecek bir çözüm olarak öne çıkıyor.
Aynı zamanda, CNN'e göre, Trump'ın böyle bir yolu izlemek için kişisel sabrı veya iç siyasi alanı olup olmadığı belirsiz. Ve İran muhtemelen boğazdaki ticari tankerlere yönelik saldırıları yenileyerek karşılık verebilir. Bu durum da savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerini ve ABD üzerindeki siyasi baskıyı yoğunlaştırır.
Üçüncü seçenek ise yeni bir anlaşma yoluyla diplomasiye geri dönmek... Ancak bu, Washington tarafından kabul edilmesi muhtemel olmayan önemli tavizler gerektirecektir.
KURMAYLARI ENDİŞE DUYUYOR
Öte yandan ABD medyasında yer alan haberlere göre, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Genelkurmay Başkanı Dan Kaine de dahil olmak üzere üst düzey yetkililer, yeni bir tırmanıştan endişe duyduklarını dile getirdiler.
Aynı zamanda, ABD istihbarat tahminleri, bombalamaların İran'ın müzakere pozisyonunu pek değiştirmeyeceğini, aynı zamanda ABD mühimmat stoklarının azalması konusunda da endişeleri artırdığını gösteriyor.
Uzayan kriz, Donald Trump için de siyasi bir sorun haline gelmeye başladı. Yükselen petrol fiyatları, Kızıldeniz'deki gemi taşımacılığına yönelik tehditler ve kamuoyunun kriz yönetimine olan güveninin sınırlı olduğunu gösteren anketler, Beyaz Saray üzerindeki baskıyı artırıyor.
ATEŞKES İKİ HAFTADA ÇÖKTÜ
Sadece bir ay önce, Trump büyük bir diplomatik başarı elde ettiğinden emin görünüyordu. Açıkladığı ateşkes anlaşması, İran ile ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak sunulmuştu.
Ancak, Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılar devam ederken ve gerilimler yüksek seviyelere geri dönerken, ateşkes iki hafta içinde çöktü.
ABD'de çatışmanın popülaritesi düşük seviyelerde ve başkanın yakın siyasi müttefikleri bile hızlı bir çıkış yolu çağrısında bulunuyor.
Geçen hafta Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Trump'ın en coşkulu destekçilerinden giderek daha fazla duyulan bir duyguyu dile getirerek, "Bunu bitirmeliyiz" dedi.