Gerçek adı Benito Antonio Martínez Ocasio olan Porto Rikolu rapçi ve şarkıcı Bad Bunny, uluslararası turne yönetiminde ezber bozan bir stratejiyle müzik tarihinin en büyük bilet satışı başarılarından birine imza attı. Sanatçı, küresel eğlence sektörünün ana merkezi kabul edilen ABD pazarını dahil etmediği turne programıyla finansal ve kültürel bir rekora ulaştı.
ABD OLMADAN GELEN "DEBİ TİRAR MAS FOTOS" REKORU
Bad Bunny'nin geçtiğimiz yıl duyurduğu "Debi Tirar Mas Fotos Dünya Turnesi" kapsamında ABD'deki hiçbir şehre yer vermemesi, sektör analizlerinde riskli bir hamle olarak değerlendirilmişti. Ancak sanatçı; Güney Amerika, Avustralya, Japonya ve Avrupa genelinde gerçekleştirdiği stadyum konserleriyle yüksek doluluk oranlarına ulaştı.
Billboard Boxscore tarafından açıklanan resmi verilere göre, öne çıkan turne istatistikleri şu şekildedir:
Turnenin Madrid’deki son 10 gösterilik serisi de dahil olmak üzere, yalnızca ilk 41 konserinde 360 milyon dolar hasılat elde edildi ve 2,4 milyon bilet satıldı.
Bu veriler doğrultusunda "Debi Tirar Mas Fotos", Boxscore kayıtlarında ABD sınırları içinde hiç gösteri düzenlenmeden en yüksek kazanç sağlayan ve en çok bilet satan turne olarak tescillendi.
DİL BARİYERİNİ YIKAN İLK SANATÇI
Billboard Boxscore’un 40 yılı aşan kurumsal geçmişinde, toplam turne gelirlerinde 1 milyar dolar eşiğini aşabilen dünyaca ünlü sanatçı sayısı 25'in altında seyrediyor. Bad Bunny’nin bu elit kulübe dahil olması, küresel müzik pazarındaki dil egemenliği açısından da tarihi bir önem taşıyor. Yıldız isim, bu başarıya ulaşan ilk Latin kökenli müzisyen olmanın yanı sıra, eserlerinin tamamını İngilizce dışında bir dille (İspanyolca) seslendirerek milyar dolar sınırını geçen ilk figür oldu.
Bad Bunny, daha önce de sektörde yapısal ilklere imza atmıştı:
2020 yılında piyasaya sürdüğü "El Ultimo Tour Del Mundo" albümü, Billboard 200 listesinde 1 numaraya yükselen tamamı İspanyolca ilk albüm olmuştu.
Sanatçı ayrıca, Billboard’un yıl sonu verilerine göre "En İyi Sanatçılar" ve "En İyi Turneler" listelerinin her ikisinde de zirveye yerleşmeyi başaran İngilizce dışı ilk isim olarak kayıtlara geçmişti.