Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerinde tüketicilerin daha doğru bilgilendirilmesini amaçlayan yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Bakanlığın Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından "İçerikte aroma, etikette şeffaflık" sloganıyla duyurulan düzenlemeye göre, yalnızca aroma verici kullanılan ürünlerin ambalajlarında gerçek gıda görsellerine yer verilemeyecek.
Bakanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, "Üretiminde gıda bileşeni yerine tamamen aroma verici kullanılan ürünlerin etiketlerinde gerçek gıda görsellerinin kullanılması yasaklanmıştır" ifadeleri kullanıldı.
Düzenleme, meyveli içeceklerden süt ürünlerine, atıştırmalıklardan kahvaltılık ürünlere kadar çok sayıda gıdanın ambalaj tasarımını etkileyebilecek.
Gerçek meyve yoksa görsel de olmayacak
Yeni kurallara göre, bir ürünün içeriğinde gerçek meyve bulunmuyorsa o meyvenin fotoğrafı veya gerçekçi görseli ambalaj üzerinde kullanılamayacak.
Örneğin gerçek çilek içermeyen bir içecekte çilek fotoğrafına, portakal içermeyen bir üründe portakal görseline yer verilemeyecek. Bu tür ürünlerde ancak temsili çizimler kullanılabilecek ve ürünün aromalı olduğu tüketicinin görebileceği şekilde açıkça belirtilecek.
Çocuklara yönelik ürünler öne çıkıyor
Uzmanlar, düzenlemenin en çok çocuklara yönelik ürünlerde hissedileceğini belirtiyor. Meyveli sütler, aromalı içecekler, bisküviler, şekerlemeler ve çeşitli atıştırmalıkların önemli bir bölümünde büyük meyve görselleri kullanılıyor.
Ancak ürünün tadı esas olarak aroma vericilerden geliyorsa, bu görsellerin kullanımı yeni kurallar kapsamında sınırlandırılabilecek.
İsimlendirmelerde de hassasiyet artacak
Düzenleme, ürün isimlerinde kullanılan ifadeleri de yakından ilgilendiriyor. Bakanlık, "çilekli" ve "çilek aromalı" gibi ifadeler arasındaki farkın tüketiciye açık şekilde yansıtılmasını hedefliyor.
Benzer şekilde "peynirli" ile "peynir aromalı", "vanilyalı" ile "vanilin aromalı" ifadeleri arasındaki ayrım da daha önemli hale gelecek.
Bazı ifadeler de sınırlandırılıyor
Yeni uygulama kapsamında yalnızca görseller değil, ürünün içeriğiyle örtüşmeyen bazı tanımlamalar da mercek altına alınacak.
"Tereyağı tadında", "tereyağı keyfi", "krema lezzeti" veya "zeytinyağı tadında" gibi ifadeler, ürünün gerçek içeriğini yansıtmıyorsa kullanılamayacak. Örneğin tereyağı içermeyen ancak aroma kullanılan bir üründe tereyağı vurgusunun öne çıkarılmasına izin verilmeyecek.
Bazı ürünlere istisna uygulanacak
Bakanlığın hazırladığı kılavuzda bazı ürün grupları için istisnalar da yer alıyor. Nane, kahve, tarçın ve vanilya gibi düşük miktarlarda bile yoğun aroma veren bileşenler için görsel kullanımında daha esnek bir yaklaşım benimsenecek.
Bu kapsamda naneli sakızlar, kahve aromalı ürünler veya tarçın aromalı gıdalarda ilgili görsellerin kullanımı mümkün olabilecek.