Haziran ayı sonunda görevden ayrılacak olan ABD Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) Tulsi Gabbard giderayak yeni belgeler yayınladı. Söz konusu dokümanlar, Washington’un finanse ettiği Ukrayna’daki biyolojik laboratuvarların tehlikeli patojenler üzerinde araştırmalar yürüttüğünü ortaya koyuyor.
Aydınlık, geçen dört yıl boyunca söz konusu laboratuvarları gerek açıkladığı gizli belgelerle gerekse yaptığı özel röportajlarla defalarca gündeme getirmişti. Washington ise bu süreçte söz konusu laboratuvarların işletilmesinde herhangi bir rolü bulunduğunu reddediyordu.
TEHLİKELİ PATOJENLER GEÇİDİ
Belgelere göre ABD dünya çapında 120 biyolojik laboratuvar kurdu ve faaliyetlerini destekledi. Bunların 40 tanesi Ukrayna’da bulunurken geri kalan tesislerin önemli bir bölümü de Sovyet coğrafyasında yer alıyor.
Bu merkezlerde şarbon, kuş gribi, ebola, veba ve tüberküloz gibi “özellikle tehlikeli patojenler” üzerinde çalışmalar yürütüldü. Laboratuvarlardan en az 12’sinde insan denekleriyle araştırmalar yapıldığı belirtildi.
Bazı laboratuvarların, hayvan virüslerinin insanlara etkilerini incelemek amacıyla bulaşıcılık ve öldürücülük özelliklerinin artırıldığı tartışmalı “işlev kazandırma” araştırmaları yürüttüğü kaydedildi.
HEPİNİZ ORADAYDINIZ
Kısmen sansürlenmiş belgelerde ayrıca bu merkezlerin ABD Tarım Bakanlığı, ABD Ordusu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Birleşmiş Milletler (BM) ve çeşitli Amerikan üniversiteleri adına ya da onlarla işbirliği içinde araştırmalar yürüttüğü ifade ediliyor.
Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter’ın da yatırım şirketinin ortaklarından olduğu biyoteknoloji firması Metabiota da söz konusu kuruluşlar arasında gösteriliyor.
İMHA EDİLEN BELGELER
Rus birliklerinin Şubat 2022’de Ukrayna’ya girmesinin ardından Rusya Savunma Bakanlığı, Kiev yönetiminin ABD tarafından finanse edilen çeşitli laboratuvarlarda bulunan patojenlerin “acil olarak imha edilmesi” talimatını verdiğini açıklamıştı.
Bakanlık, Kiev’i bu adımla Amerikan biyolojik silah programındaki rolünü gizlemeye çalışmakla suçlamıştı. Söz konusu patojenler arasında “veba, şarbon, tularemi, kolera ve diğer ölümcül hastalıklar” bulunuyordu.
VETERİNERLİK ENSTİTÜSÜ DE VAR
Bakanlığın dikkat çektiği tesislerden biri de Harkov’daki Veterinerlik Enstitüsü oldu. Rus Ordusu, enstitünün bodrum katında potansiyel biyolojik silah araştırmaları yürütüldüğüne işaret etmişti. Gabbard’ın yayımladığı belgelere göre tesisin gerçekten de bir bodrum katı bulunuyordu ve burada şarbon ile brusella bakterileri saklanıyordu. Her iki etken de yüksek bulaşıcılıkları ve ağır hastalıklara yol açabilmeleri nedeniyle biyolojik silah kapsamında değerlendiriliyor.
KİRİLLOV SUİKASTI
Donetsk, Luhansk ve Herson’daki laboratuvarlardan ele geçirilen binlerce sayfalık belgeyi inceleyen Rusya Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İgor Kirillov, 2023 yılında yaptığı değerlendirmede şöyle demişti:
“ABD’nin, küresel biyogüvenliği sağlama bahanesi altında, Rusya sınırlarının hemen yakınında biyolojik silah bileşenlerinin geliştirilmesini de içeren çift kullanımlı araştırmalar yürüttüğü sonucuna vardık.”
Kirillov, 2024 yılında Ukrayna Güvenlik Servisi’nin (SBU) düzenlediği bir suikast sonucu hayatını kaybetmeden önce Rusya’nın laboratuvarlarla ilgili soruşturmasına liderlik ediyordu.
ŞAHİN NULAND’IN İTİRAFI
Mart 2022’de dönemin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland, Kongrede verdiği ifadede “Ukrayna’nın biyolojik araştırma tesislerine sahip olduğunu” kabul etmişti. Ancak Nuland, bu tesislerin biyolojik silahlar üzerinde çalıştığını reddetmiş ve “ABD’nin Ukrayna’da herhangi bir kimyasal veya biyolojik laboratuvara sahip olmadığını ya da bunları işletmediğini” iddia etmişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise o dönemde “Kremlin’in, Washington ve Kiev’in Ukrayna’da kimyasal ve biyolojik silah faaliyetleri yürüttüğüne dair açık yalanlar yaydığını” öne sürmüştü.
GABBARD: YALAN SÖYLEDİLER
Ulusal İstihbarat Direktörü Gabbard belgeler açıklandıktan sonra yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Tehlikeli patojenler üzerinde çalışan biyolaboratuvarlardaki araştırmaların küresel ölçekte yıkıcı sonuçlar doğurma potansiyeli ortadayken, siyasetçiler, Dr. Fauci gibi sözde sağlık uzmanları ve Biden yönetiminin ulusal güvenlik ekibindeki bazı isimler ABD tarafından finanse edilen ve desteklenen biyolaboratuvarların varlığı konusunda Amerikan halkına yalan söyledi ve gerçeği ortaya çıkarmaya çalışanları hedef aldı.”
Gabbard ayrıca ABD istihbarat kurumlarına Ukrayna ve dünya genelindeki Washington bağlantılı biyolaboratuvar ağı hakkında veri toplanmasına yönelik yeni talimatlar verdiğini açıkladı. Açıklamaya göre kurumlar şu anda bu tesislerde yürütülen klinik deneylere ilişkin “önemli etik, mali ve güvenlik kaygıları doğuran yeni ayrıntıları” toplamaya çalışıyor.
Ancak Gabbard’ın bu istihbarat çalışmalarını yönlendirecek pek fazla zamanı olmayacak. Eşine, nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulmasının ardından Gabbard, haziran ayı sonunda görevinden ayrılacağını duyurdu.
Fakat Gabbard’ın esas olarak CIA ve diğer istihbarat kurumlarıyla çekişmesinin yanı sıra Trump ve neoconlarla İran ile Venezuela politikalarına yönelik anlaşmazlıklar nedeniyle istifa ettiği belirtiliyor.




