TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, ISS Hazır Yemek Üretim ve Hizmet AŞ'nin Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) Taban Ücret Uygulaması'nın iptali istemiyle açtığı davayı İstanbul'daki ISS Türkiye Genel Müdürlüğü önünde protesto etti. İstanbul ve Kocaeli şubelerinin düzenlediği eylemde, davanın gıda mühendislerinin haklarının yanı sıra halkın güvenli gıdaya erişimini de hedef aldığı vurgulandı. Basın açıklamasının ardından ISS Genel Müdürlüğü önüne siyah çelenk bırakılırken, Danıştay 8. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararı da şirket binasının kapısına asıldı.
ISS önünde "davayı geri çekin" çağrısı
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, ISS Hazır Yemek Üretim ve Hizmet AŞ'nin Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) Taban Ücret Uygulaması'nın iptali istemiyle açtığı davayı protesto etmek amacıyla 25 Temmuz'da İstanbul Kağıthane'deki ISS Türkiye Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul ve Kocaeli şubelerinin düzenlediği eylemde, İstanbul Şube Başkanı Onur Akbulut ile Kocaeli Şube Başkanı Sema Olkun Kopal konuşma yaptı, basın açıklamasını ise Oda Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak okudu.
Basın açıklamasına TMMOB Gıda Mühendisleri Odası yöneticileri ve üyelerinin yanı sıra TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, İstanbul ve Kocaeli İl Koordinasyon Kurulları temsilcileri, İstanbul Barosu, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, DİSK/Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, DİSK Sosyal-İş Genel Başkanı İlhan Ağırbaş ile çok sayıda sendika ve meslek örgütü temsilcisi destek verdi.
Eylem boyunca "Taban ücret hakkımız engellenemez", "ISS davanı geri çek", "Susma haykır taban ücret haktır", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" ve "Gıda mühendisi halkın sağlık güvencesi" sloganları atıldı. Basın açıklamasının ardından ISS Türkiye Genel Müdürlüğü önüne siyah çelenk bırakıldı, Danıştay 8. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararı da şirket binasının kapısına asıldı.
“Saldırı yalnızca gıda mühendislerine değil, emeğe”
Açıklamada, yoksulluk sınırının altında kalan ücretlere dahi tahammül edilmediği belirtilerek, ÇZP taban ücretinin kaldırılmasının on binlerce mühendisin daha düşük ücretlerle çalışmaya zorlanması anlamına geleceği kaydedildi.
ISS'nin "sosyal sorumluluk" ve "yaşanabilir ücret" söylemleriyle Türkiye'de izlediği politikanın çeliştiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bu saldırı yalnızca gıda mühendislerine değildir. Bu saldırı doğrudan emeğedir. Bu saldırı halkın sağlığınadır" denildi.
Oda, ISS'nin açtığı davayı geri çekmesini isterken, tüm meslek odalarını, sendikaları, emek örgütlerini ve yurttaşları başlatılan imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.
“Bu yalnızca ücret değil, sınıfsal bir mesele”
Gazetemize konuşan Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, 5996 sayılı Kanun kapsamında belirli işletmeler ile toplu yemek üreten iş yerlerinde Çalıştırılması Zorunlu Personel bulundurulmasının zorunlu olduğunu, bu görevlerde ağırlıklı olarak gıda mühendislerinin çalıştığını söyledi.
Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odalarıyla birlikte bu personeller için ortak taban ücret belirlediklerini anlatan Toprak, bu ücretin kamuda yeni göreve başlayan bir mühendisin maaşı esas alınarak hesaplandığını belirtti. Buna rağmen belirlenen ücretin dahi yoksulluk sınırının altında kaldığını ifade eden Toprak, "Ocak ayında 87 bin 500 liraydı. Temmuz itibarıyla yaklaşık 95 bin 500 lira seviyesinde" dedi.
“Rekabet emeği ucuzlatmanın bahanesi olamaz”
ISS'nin belirlenen taban ücretin "rekabete aykırı olduğu" iddiasıyla dava açtığını hatırlatan Toprak, ücretlerin rekabet gerekçesiyle sürekli aşağı çekilmeye çalışıldığını söyledi.
"Rekabet ticarette olur. Burada emeğini, bilgisini, bilimi halk sağlığının yararına kullanmaya çalışan bir meslektaşın aldığı ücrete rekabet diyemezsiniz" diyen Toprak, bunun açık bir emek sömürüsü olduğunu dile getirdi.
“Bilimi patronlar için değil halk sağlığı için kullanacağız”
Toprak, ücretlerin düşürülmesinin yalnızca gıda mühendislerini etkilemeyeceğini, sektörde çalışan diğer emekçilerin ücretlerini de baskılayacağını ifade etti. Bunun nitelikli denetimi zayıflatacağını ve gıda güvenliği açısından ciddi riskler yaratacağını belirten Toprak, "Bu sadece gıda mühendisliğinde değil, bu bir sınıfsal mesele" dedi.
Toprak, mücadelelerinin yalnızca özlük haklarını korumaya yönelik olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı; "Biz gıda mühendisleri de bilimi halk sağlığı için kullanacağız, patronlar için kullanmayacağız."
“Büyüme rekoru kıran şirketin gözü mühendisin taban ücretinde”
Rekabet gerekçesiyle gıda mühendislerinin taban ücretini iptal ettirerek maaşları aşağı çekmek isteyen ISS’nin küresel mali raporları ise şirketin özellikle Türkiye pazarında elde ettiği muazzam büyüme ve kârlılığı gözler önüne seriyor. Danimarka merkezli uluslararası hizmet tekeli ISS A/S'nin 2026 yılı ilk çeyrek raporuna göre, şirket küresel çapta yüzde 7,4’lük organik büyüme kaydederken, bu büyümeye en yüksek katkı çift haneli artış oranlarıyla Orta ve Güney Avrupa bölgesinden geldi. Şirketin finansal raporlarında, söz konusu bölgedeki çift haneli rekor büyümenin ana sürükleyicisinin Türkiye olduğu ve Türkiye pazarında uygulanan fiyat artışlarının şirketin genel büyümesine doğrudan yön verdiği belirtildi. Maliyet ve ücret enflasyonunu müşterilerine yansıtarak kâr marjını korumayı başaran ISS, ayrıca 1 Mayıs 2026 tarihinde ISS Türkiye'deki azınlık hissedarı Actera'nın yüzde 39,9’luk payını da satın alarak Türkiye'deki ortaklık payını yüzde 50,1'den yüzde 90'a çıkardığını duyurdu.
Küresel çapta 2,5 milyar Danimarka kronu (yaklaşık 12 milyar TL) tutarında hisse geri alım programı yürütecek kadar güçlü kârlılığa sahip olan ISS, bir yandan Türkiye’deki payını yüzde 90’a çıkarıp bölgesel kâr rekorları kırarken, diğer yandan halk sağlığının güvencesi olan gıda mühendislerinin ücretlerini aşağı çekmeye, elde ettiği “organik” kârlılığı büyütmeye çabalıyor.