Ana içeriğe geç

Netanyahu'nun sözlerine Türkiye'den tepki yağdı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin sözlerine siyasilerden ve kurumlardan art arda tepkiler geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Netanyahu, mesnetsiz itham ve iftiraları ile kendi suçlarını ve günahlarını örtemez” derken İçişleri Bakanı Çiftçi “İşgalin, yayılmacılığın, zorla yerinden etmenin ve toprak gasbının bugün dünyadaki en açık temsilcisi Netanyahu hükümetidir” ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, AK Parti Grup Başkanvekili Gül ile RTÜK Başkanı Daniş, Netanyahu'nun sözlerine ilişkin tepki gösteren paylaşımlarda bulundu.

Netanyahu'nun sözlerine Türkiye'den tepki yağdı
Hürriyet
16

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: "Soykırım suçuyla uluslararası mahkemede yargılanan, bölgemizi pervasızca ateşe atan, bölgesel ve küresel istikrarı hedef alan Netanyahu, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz itham ve iftiraları ile kendi suçlarını ve günahlarını örtemez. Sözleri, bizlerin ve insanlık vicdanı nezdinde yok hükmündedir. Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde ve küresel düzeyde hukuku, diplomasiyi, barışı ve mazlumları savunmaya devam edecektir."

SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU: CUMHURBAŞKANIMIZA YÖNELİK SÖZLERİ, SUÇLULUK PSİKOLOJİSİNİN ACİZ BİR TEZAHÜRÜDÜR

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti:

"Gazze'de hastaneleri bombalayan ve masum kanıyla beslenen bir zihniyetin, ömrünü insanlığın selametine vakfeden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri, suçluluk psikolojisinin aciz bir tezahürüdür. Netanyahu, tarihin utanç sayfalarında bir 'yıkım figürü' olarak anılmaya mahkumdur. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanımız, sadece Türkiye'nin değil, tüm mazlumların sığındığı yıkılmaz bir vicdan kalesidir. Siz ölümü kutsarken, biz liderimizin 'Daha adil bir dünya' vizyonuyla barışın ve hakikatin tarafında durmaya devam edeceğiz."

İÇİŞLERİ BAKANI ÇİFTÇİ: İŞGALİN DÜNYADAKİ EN AÇIK TEMSİLCİSİ NETANYAHU HÜKÜMETİDİR

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti: "Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu hakikatlerden rahatsız olan soykırımcı Netanyahu ve hükümetinin peş peşe yaptığı açıklamalar, aslında söylenen sözlerin ne kadar yerini bulduğunu göstermektedir. Gazze'de çocukları, kadınları ve masum sivilleri katleden, açlığı ve susuzluğu bir silah olarak kullanan, tüm dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işleyen bir hükümetin ahlaktan, hukuktan ve insan haklarından söz etmesi tam anlamıyla ibretliktir. Kudüs sevdasını işgalcilik olarak göstermeye çalışanlar önce kendi sicillerine baksınlar. İşgalin, yayılmacılığın, zorla yerinden etmenin ve toprak gasbının bugün dünyadaki en açık temsilcisi Netanyahu hükümetidir."

Gazze'deki katliamların, Batı Şeria'daki gasp politikalarının ve bölgeyi istikrarsızlaştıran saldırıların sorumlusunun da yine aynı zihniyet olduğuna işaret eden Çiftçi, "Kudüs, bizim inancımızın, tarihimizin ve vicdanımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sevgiyi çarpıtmaya çalışanlar da bundan işgalcilik ve yayılmacılık anlamı çıkarmaya çalışanlar da hakikati değiştiremeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Çiftçi, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya, Filistin davasını ve Kudüs emanetini kararlılıkla savunmaya devam edeceğinin altını çizdi.

TBMM ADALET KOMİSYONU BAŞKANI YÜKSEL: HİÇBİR HUKUKİ, SİYASİ VE AHLAKİ KARŞILIĞI YOKTUR

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.

Soykırımcı, işgalci ve apartheid rejimi uygulayan İsrail yönetiminin, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hadsiz ve mesnetsiz açıklamalarının, "işledikleri suçların üzerini örtme çabasından başka bir anlam taşımadığını" belirten Yüksel, şunları kaydetti:

"Gazze'de işlediği soykırım nedeniyle uluslararası toplumun vicdanında mahkum olan, Uluslararası Adalet Divanı önünde soykırım suçlamalarıyla yargılanan ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı verilen bir soykırım şebekesinin Türkiye'ye yönelttiği tehditlerin hiçbir hukuki, siyasi ve ahlaki karşılığı yoktur. Soykırım işleyenlerin, savaş suçlarının faillerinin ve uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal edenlerin insan hakları, demokrasi ve hukuk üzerine konuşması tarihin kaydettiği en büyük çelişkilerden biridir. Uluslararası Adalet Divanı'nın verdiği ihtiyati tedbir kararlarına rağmen saldırılarını sürdüren, Birleşmiş Milletler kararlarını sistematik şekilde yok sayan, uluslararası hukuku tanımayan ve hesap vermeyi reddeden İsrail yönetimi, yalnızca Gazze'de değil, tüm bölgede istikrarsızlığın, çatışmanın ve güvensizliğin kaynağı haline gelmiştir."

Filistin halkına yönelik onlarca yıldır devam eden işgal, ayrımcılık ve sistematik baskı politikalarının çok sayıda uluslararası kuruluş, insan hakları örgütü ve Birleşmiş Milletler raportörü tarafından "apartheid rejimi" olarak tanımlandığını kaydeden Yüksel, "Filistin topraklarındaki işgalin hukuka aykırı olduğu ise Uluslararası Adalet Divanı'nın danışma görüşüyle açıkça ortaya konulmuştur. Buna rağmen işgali derinleştiren, yasa dışı yerleşimleri genişleten ve Filistin halkının en temel haklarını gasp eden bir anlayışın meşruiyetten söz etmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

Yüksel, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, mülteci kamplarını, gazetecileri, sağlık çalışanlarını ve insani yardım görevlilerini hedef alan, açlığı, susuzluğu ve insani yardımların engellenmesini savaş yöntemi olarak kullanan, milyonlarca insanı zorla yerinden eden bir yönetimin, "insanlığın ortak vicdanında çoktan mahkum olduğunu" belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Gazze'de soykırım işleyen, Filistin'de apartheid rejimi kuran ve işgali her geçen gün derinleştiren İsrail yönetimi, bugün insanlığın ortak vicdanına, uluslararası hukuka ve bölgesel barışa yönelik en büyük tehdit ve en büyük beladır. Gerçek şudur, Gazze'de yaşananlar sıradan bir savaş değil, bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bir soykırım, kitlesel cezalandırma ve insanlık suçları tablosudur. Ne tehditler, ne kara propaganda ne de saldırgan açıklamalar bu gerçeği değiştirebilir. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, dün olduğu gibi bugün de mazlumların yanında, zalimlerin karşısında durmaya, Filistin halkının haklı davasını savunmaya, işgale, apartheid rejimine ve soykırıma karşı en güçlü şekilde ses yükseltmeye, uluslararası hukuku, adaleti ve insanlık onurunu savunmaya devam edecektir."

AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ GÜL: LAF SÖYLEMEDEN ÖNCE DÖNÜP KENDİ YÜZÜNE BAKSIN, AYNAYA BAKSIN

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, "Cumhurbaşkanımıza, ülkemize yönelik ifade edilen bu hususların hiçbiri milletimiz tarafından asla kabul edilemez. Diktatör arayan, terörist arayan dönsün kendi aynasına baksın. Bugün bütün insanlık vicdanının katil, terörist, diktatör olarak gördüğü kişi Netanyahu'dur. Netanyahu, mazlumların hamisi olan, Filistin davasının ve bütün mazlumların yanında olan Recep Tayyip Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti'ne, bu millete laf söylemeden önce dönüp kendi yüzüne baksın, aynaya baksın." dedi.

RTÜK BAŞKANI DANİŞ: TÜRKİYE, İNSANLIK VİCDANININ SESİ OLMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEKTİR

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama kararı bulunan, Gazze'de masum kadın ve çocukların katili soykırımcı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz açıklamalarının, insanlık vicdanında mahkum olmuş bir zihniyetin hakikat karşısındaki çaresizliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sadece Türkiye'nin değil, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların hakkını savunan, adaleti cesaretle dile getiren güçlü bir lider olduğunu vurgulayan Daniş, şunları kaydetti:

"Bugün rahatsız oldukları şey, Türkiye'nin gücü, susturamadıkları şey ise Cumhurbaşkanımızın hakikati haykıran sesidir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, adaleti savunmaya, mazlumun yanında durmaya ve insanlık vicdanının sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir."

Kaynağa Git

İlgili Haberler