Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ABD bayrağı renkleri ile aytınlatılmasına, 4 Temmuz 2003 tarihinde Türk askerinin başına geçirilen çuval olayı ile bağdaştıran Özdil, iktidarın geçmişten bugüne sergilediği ABD politikalarını kendi kelimeleriyle, çarpıcı örnekler vererek masaya yatırdı.
‘O çuval hala Türk milletinin kafasında dururken..’
Köprünün Amerikan bayrağı renklerine bürünmesini, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki en büyük kırılmalardan biri olan Çuval Olayı üzerinden eleştiren Özdil, iktidarın tavrını "Yeni Osmanlılar" diyerek ironik bir dille hedef aldı. Özdil'in köprünün boyanmasına yönelik;
"Ve şimdi bakıyoruz kardeşim, 4 Temmuz'da kafamıza geçirilen çuval tıpkı Cola Turka gibi olmuş. Unutulmuş. O çuval hala Türk milletinin kafasında dururken, o çuvalın 4 Temmuz'da kafasına geçirilmesine hiç sesini çıkarmayan sayın AKP hükümeti şimdi ne yaptı? Aynı 4 Temmuz'da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne Amerikan bayrağının renklerini yansıttı. Coca-Cola mücahitleri. Fatih Sultan Mehmet'i bile Amerikan bayrağı renklerine boyadınız be. Yeni Osmanlılar... Coca-Cola mücahitleri." ifadelerini kullandı.
‘Müzik notası değil bu, her aklına estiğinde verilmez’
4 Temmuz 2003 günü yaşananları ve bir gün öncesindeki ABD Büyükelçiliği resepsiyonundaki görüntüleri hatırlatan usta gazeteci, o dönem Süleymaniye'de yaşanan esaret karşısında hükümetin attığı -veya atmadığı- adımları şu geniş alıntıyla anlattı:
"Ertesi gün 3 Temmuz 2003 ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nde ABD'nin bağımsızlık günü resepsiyonu var. Sayın iktidarımız, en başta neredeyse bütün AKP milletvekilleri Amerikalıları tebrik etmek için böyle kuyruğa girdiler... Ertesi gün 4 Temmuz 2003 kafamıza çuval geçirdiler. Evet. Tarihimizin en onur kırıcı skandalı böyle adım adım yaklaşırken bizim sayın hükümetimizin işte söyledim, burnunun ucundan bile haberi yoktu. Irak'taki, Süleymaniye'deki irtibat büromuz ağır silahlı Amerikan askerleri tarafından basıldı. Bordo bereli 11 subay ve astsubayımızın kafasına çuval geçirildi."
O dönem basında çıkan "nota verdik" haberlerine iktidarın verdiği yanıtı da hatırlatan Özdil,
"Sayın medyamız o zaman da yalancıydı. 'ABD'ye derhal nota verdik' falan diye yazıldı. Tayyip Erdoğan derhal yalanladı. Dedi ki, 'Müzik notası değil bu' dedi. 'Her aklına estiğinde verilmez' dedi. AKP'nin gıkını bile çıkarmaya niyeti yoktu ya. 'Halbuki müzik notası değil bu' diyen Asrın liderimiz, Irak işgali başladığında The Wall Street Journal gazetesine makale yazmıştı. 'Kahraman Amerikan askerlerinin en az kayıpla evlerine dönmeleri için duacıyım' demişti. Amerikan kahramanlarına dua edilirken o kahraman dedikleri Amerikan askerlerinin bizim evlatlarımızın kafasına çuval geçirmesi sineye çekilmişti." ifadelerine yer verdi.
'Cola-Turka yerli ve milliydi'
Süleymaniye'deki krizin ardından Türkiye'de çığ gibi büyüyen Coca-Cola boykotuna ve tam bu sırada piyasaya çıkan Cola Turka'ya da geniş yer ayıran Özdil, bu "zamanlamayı" şu sözlerle irdeledi:
"Şimdiki gibi tesadüfe bakın. Bakın tam 4 Temmuz'da kafamıza çuval geçirildi ve Amerikan boykotu başladı. Ve Amerikan mallarına boykot başladığı gün çok büyük bir sürpriz yaşandı. Ne oldu? New York'ta bir 'morning' sloganıyla reklam bombardımanı başladı. Neydi bu? Cola Turka'ydı. Tam kafamıza çuval geçirilmişken, tam bütün Türkiye Amerikalılara uyuz olmuşken, tam Coca-Cola boykotu başlamışken nasıl olmuştu da böylesine muhteşem bir zamanlamayla tam oraya Cola Turka denk gelmişti? Hiç kimse buna kafa yormadı. Cola Turka yerli ve milliydi. Gerisi hiç önemli değildi."
''Coca-Cola fabrikası açılışı yapıldı dememek için meyve suyu fabrikası açıldı dediler''
Yıllar sonra Cola Turka'nın sessiz sedasız Japonlara satıldığını, sonrasında ise iktidarın doğrudan Coca-Cola fabrikaları açtığını belirten Özdil, medyanın bu açılışları nasıl haberleştirdiğini şu sözlerle aktararak açıklamalarını tamamladı:
"Gel zaman, git zaman. Cola Turka aniden unutuldu. Gazlı içecek pazarında eski tas eski hamama dönüldü. Aynı Tayyip Erdoğan bu defa Isparta'ya gitti. 'Ya Allah, Bismillah' diyerek Coca-Cola fabrikasının kurdelesini keserek açılışını yaptı. Ama sayın yalaka medyamızda bunun üzerinde kimse durmadı. Hatta sayın yalaka medyamız 'Coca-Cola' demek yerine, yani Tayyip Erdoğan Coca-Cola fabrikası açtı dememek için Coca-Cola kelimelerini sansürleyip böyle sayın ahalimiz huylanmasın diye 'Meşrubat fabrikası açıldı' demişti. Devletin haber ajansı, Anadolu Ajansı daha da şahaneydi. Coca-Cola fabrikası açılışı yapıldı dememek için ne dedi biliyor musunuz? 'Meyve suyu fabrikası açıldı' ve aynı gün, yani meyve suyu fabrikası diyerek Coca-Cola fabrikasının bizzat Asrın liderimiz tarafından açıldığı gün, Atatürk Orman Çiftliği arazisinin yeni Amerikan Büyükelçiliği inşa edilmek üzere ABD'ye satıldığı ortaya çıktı."