Filistin Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi’ne 12 yeni alanın kaydedildiğini duyurdu.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kayıtlarla birlikte UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Filistin miras alanı sayısının 23’e yükseldiği bildirildi.
Yeni alanların, Filistin’in UNESCO nezdindeki Daimi Temsilciliği ile iş birliği içinde listeye kaydedildiği belirtilen açıklamada, bu adımın Filistin’in kültürel ve doğal mirasının uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmayı amaçladığı ifade edildi.
Açıklamada, bir alanın Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmasının, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday gösterilmesi sürecindeki ilk aşamayı oluşturduğu belirtilerek, bu sürecin kültürel mirasın korunması, muhafazası ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesine katkı sunduğu kaydedildi.
“FİLİSTİN MİRASINI KORUMA ÇALIŞMALARI SÜRECEK”
Bakanlık, bu gelişmenin İsrail’in Filistin’e ait tarihi ve kültürel miras alanları üzerindeki baskılarının arttığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekerek, Filistin kültürel mirasının belgelenmesi, korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Filistin yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan tarihi ve kültürel alanların İsrail’in sahadaki uygulamaları ve idari kontrolü genişletme girişimleriyle karşı karşıya olduğunu savunuyor.
Açıklamada ayrıca, İsrail’in son aylarda Batı Şeria’nın kuzeyindeki Sebastiya, Beytüllahim’in güneyindeki Süleyman Havuzları ile El Halil’deki Harem-i İbrahim çevresinde kontrolünü artırmaya yönelik adımlar attığı öne sürüldü.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in haziran ayında Harem-i İbrahim çevresindeki planlama ve inşa yetkilerinin El Halil Belediyesinden İsrail yönetimine devredildiğini açıkladığı hatırlatılan açıklamada, Filistin yönetiminin bu adımın 1997 tarihli El Halil Anlaşması’nı ihlal ettiğini savunduğu belirtildi.
Öte yandan, İsrail Meclisinin işgal altındaki Batı Şeria’daki arkeolojik alanların yönetiminde İsrail makamlarının yetkilerini genişletecek yasa tasarısını görüştüğü ifade edilirken, Filistin tarafı bunun bölgedeki işgali kalıcı hale getirmeye yönelik adımların parçası olduğunu ileri sürdü.