Ana içeriğe geç

Avrupa’daki son veriler korkuttu: Türkiye’ye doğru geliyor! Kritik eşik aşıldı, İstanbul için beklenti daha farklı...

Küresel iklim sisteminde yaşanan son gelişmeler, yalnızca bilim dünyasını değil, Türkiye’yi de yakından ilgilendiren yeni bir dönemin kapısını araladı. Avrupa’dan gelen son veriler, sıcaklıkların artık alışıldık sınırların ötesine geçtiğini ve ‘yeni bir normal’ tartışmasını yeniden alevlendirdi. Peki yaz boyunca nasıl bir hava bizi bekliyor? Kaç dereceleri göreceğiz? İstanbul'da hava nasıl olacak? Meteoroloji mühendisi Adil Tek, Hurriyet.com.tr’ye özel açıklamalarda bulundu.

Avrupa’daki son veriler korkuttu: Türkiye’ye doğru geliyor! Kritik eşik aşıldı, İstanbul için beklenti daha farklı...
Hürriyet
16

Küresel iklim sistemi, son yıllarda giderek hızlanan bir ısınma eğilimiyle birlikte, insanlık tarihinin en kritik eşiklerinden birine doğru ilerliyor. Bilimsel gözlemler, yalnızca tekil sıcak hava dalgalarının değil, aynı zamanda uzun vadeli küresel ortalama sıcaklık artışlarının da artık ‘istisna’ olmaktan çıkıp yeni bir iklim düzeninin parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.
Dünya genelinde farklı araştırma merkezlerinden gelen veriler ise ekstrem hava olaylarının hem sıklık hem de şiddet bakımından artış gösterdiğini ve bu durumun yalnızca bölgesel değil, gezegen ölçeğinde etkiler yarattığını gösteriyor.

Peki ülkemiz başta olmak üzere Avrupa, bu yaz mevsiminde neler yaşayacak? Yakından bakalım…
SICAK HAVA DALGASI, DÜNYA GENELİNDE ‘REKOR SERİSİ’ UYARILARINI TETİKLEDİ

Örneğin İngiltere’de yaşananlar hem ülkemiz hem de Avrupa için mesajlar veriyor. Uzmanlar da oldukça endişeli. Ülke, bahar aylarının ortasında alışılmışın oldukça üzerinde seyreden sıcaklıklarla karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerinde termometrelerin 35,1 derece seviyesine kadar yükselmesi, meteoroloji tarihine ‘erken ve sıra dışı bir sıcak hava dalgası’ olarak geçti. Ancak uzmanlara göre bu tablo, tekil bir hava olayı olmaktan ziyade, küresel ölçekte hızlanan ısınma eğiliminin Avrupa üzerindeki görünür yansımalarından yalnızca biri.
Met Office tarafından yayımlanan yeni değerlendirme raporu ise yalnızca İngiltere için değil, dünya geneli için de kritik uyarılar içeriyor. Rapora göre, küresel sıcaklık rekorlarının en az beş yıl daha kırılmaya devam etmesi neredeyse kaçınılmaz bir senaryo olarak değerlendiriliyor.
Bilim insanları, 2024 yılında kaydedilen ‘en sıcak yıl’ rekorunun, önümüzdeki beş yıllık zaman dilimi içerisinde en az bir kez daha aşılmasının yüksek olasılık taşıdığını belirtiyor. Bu öngörü, yalnızca kısa vadeli bir anomaliye değil, uzun vadeli iklim trendine işaret ediyor.

Raporda yer alan analizlere göre, 2026 ile 2030 yılları arasında küresel ortalama sıcaklıkların, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasının 1,3 derece ile 1,9 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Bu aralık, iklim sisteminde ‘kritik eşiklere yaklaşma’ anlamına geliyor.
Uzmanlar, özellikle yaz aylarında gözlemlenen aşırı sıcak hava dalgalarının artık istisna olmaktan çıktığını, yeni iklim normunun bir parçası haline gelmeye başladığını vurguluyor. Temmuz ayı itibarıyla etkisini artırması beklenen yeni ısınma dalgalarının, mevcut sıcak hava koşullarını daha da şiddetlendirebileceği belirtiliyor. Türkiye için de durum ne yazık ki pek farksız değil.

Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri de Arktik bölgesine ilişkin bulgular oldu. Küresel ortalamadan çok daha hızlı ısınan Arktik’te, önümüzdeki beş kış mevsiminde sıcaklıkların sanayi öncesi döneme kıyasla ortalama 2,8°C daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun, özellikle Barents Denizi, Bering Denizi ve Ohotsk Denizi gibi bölgelerde deniz buzunun ciddi şekilde azalmasına yol açacağı öngörülüyor. Uzmanlar, deniz buzunun azalmasının yalnızca bölgesel değil, küresel atmosfer dolaşımı üzerinde de zincirleme etkiler yaratacağını ifade ediyor.

ÜLKEMİZE DOĞRU UZANMAYA BAŞLADI

Konuyu meteoroloji mühendisi Adil Tek’e danıştığımda, özellikle son model çalışmalarının Avrupa için kritik bir eşiğe işaret ettiğini belirtti ve sıcaklıkların yalnızca artmakla kalmadığını, bölgesel olarak daha da hızlandığını vurguladı:
“Sıcaklıkların git gide artması doğru. Özellikle Avrupa’da daha da artıyor. Hatta en son okuduğum makalelerde ve model çalışmalarında Avrupa’daki sıcaklığın klasik hep konuşulan 1,5 derecelik eşiği aşarak bazı bölgelerde 3 derecelere çıktığı üzerinde duruluyor. Avrupa’daki sıcaklık artışı dünya genelindeki artıştan çok daha fazla. Bu sıcaklık artışları devam edecek hatta bu yaz Avrupa’da rekorlar kırılacak.”

‘YENİ NESİL EL NİNO’ RİSKİ ARTIYOR!

Araştırmalarda dikkat çeken bir diğer bulgu ise Pasifik Okyanusu’nda tespit edilen anormal ısınma hareketliliği oldu. Bilim insanları, okyanus yüzeyinde biriken sıcak su kütlelerinin, güçlü bir El Nino sürecinin habercisi olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu sefer ki sistem çok farklı…

El Nino-Güney Salınımı döngüsü, her 2 ila 7 yılda bir sıcak (El Nino) ve soğuk (La Nina) evreler arasında geçiş yapan doğal bir sistem olarak tanımlanıyor. Son analizler, bazı bölgelerde deniz yüzeyi sıcaklıklarının 2024’te kırılan rekor seviyelere yaklaşmakla kalmayıp yer yer bu değerleri aştığını ortaya koyuyor. Bu durum, ‘yeni nesil El Nino’ riskine işaret ediyor. Araştırmacılara göre, olası bir ‘süper El Nino’ senaryosu, tarihsel olarak en güçlü iklim olaylarından biri kabul edilen 1877 El Nino’sunu dahi aşabilecek potansiyele sahip.

Dr. Leon Hermanson, Met Office bünyesinde meteorolog ve raporun baş yazarı olarak yaptığı değerlendirmeye göre, bu durum sadece 2026 değil 2027 yılının da rekor sıcaklık yılı olma ihtimalini ciddi biçimde artırıyor.

Adil Tek ise El Nino’nun yalnızca bölgesel bir olay değil, küresel sıcaklık artışının bir yansıması olarak okunması gerektiğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

“El Nino aslında küresel sıcaklıkların biraz yansıması. Bu yaz ayları için El Nino’nun pozitif faza gideceği artık net bir şekilde görülüyor. Özellikle ABD için çok etkili olacak. ABD’de de büyük yangınlara neden olabilir. Avrupa’ya etkisi ise ikincil etki şeklinde olacak. Kuzey jet akımlarının akış şeklini değiştiriyor. Bu da Avrupa üzerinde yüksek basınç blokajları oluşturuyor. Özellikle Avrupa’nın batı ve orta kesimlerinde bunu uzun süre göreceğiz. Doğal olarak bu uzun kalma ısı kubbesine de neden oluyor ve olacak.”

EL NİNO’NUN TÜRKİYE’YE ETKİSİ NASIL OLACAK?

Adil Tek, El Nino’nun Türkiye üzerindeki olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tek, Türkiye’nin küresel atmosferik blokaj sistemlerinin doğu kısmında kaldığını belirterek etkinin daha dolaylı hissedileceğini ifade etti.
“Türkiye, biraz daha bu blokajların doğusunda kalıyor. Evet El Nino etkisini biz de görürüz, zaten biz de kuraklığa doğru gidiyoruz ancak beklenen bu süper güçlü El Nino’yu daha dolaylı olarak hissedeceğiz, etkileri direkt bizi hedef almayacak. El Nino yıllarına baktığımızda ve bizim değerlerimizi karşılaştırdığımızda ülkemizde çok sıcak olacak, yağışlar duracak gibi bir gözlem yok. Geçmiş yıllara bakınca ülkemiz açısından yüzde 50-50 olmuş. Bazı El Nino dönemlerinde yağışlarımız artmış, bazı El Nino dönemlerinde de kuraklığımız artmış. Ancak ülkemiz genel olarak sıcak hava dalgaları ve büyük bir kuraklığa doğru gidiyor. Bunla ilgili 10-20 yıllık stratejik planlarımız olması lazım.”

PEKİ, ÜLKEMİZ BU YIL NASIL BİR YAZ MEVSİMİ GEÇİRECEK?
Bu soruma, “Geçen yıl çok büyük sıcak hava dalgalarına maruz kaldık. Şırnak’ta termometre 50 dereceleri gördü. Hatta ülkenin en yüksek sıcaklık değeri oldu. Ama bu yıl öyle bir sıcaklık görünmüyor en azından şimdilik. Bu yıl biraz daha son 30 yılın mevsim normallerine yakın değerler görülüyor” cevabını veren Adil Tek, şu bilgilerin altını çizdi:
“Ama bu yaz tabii, sıcak olmayacak demiyorum. Sıcak olacak, bunaltıcı günler olacak ama 50 dereceleri görecek sıcaklık patlamaları şimdilik öngörülmüyor. Ama 40 dereceleri göreceğiz. Örneğin Aydın’da görebiliriz, Şanlıurfa’da görebiliriz; bunlar zaten normal. Daha önce 40 dereceleri gören şehirlerimiz yine görecektir. Ama İstanbul için 40 derece dersek bu yanlış olur, böyle bir şey yok. Ancak 35 dereceler olacak hatta belki bir iki kez 38-39 dereceleri gören sıcaklık artışı olabilir İstanbul’da.”
Yağış rejimine ilişkin de konuşan Tek, bölgesel farklılıklara işaret ederek şunları söyledi:
“Haziran ayında Ege’nin iç kesimleri ve Akdeniz’in iç kesimlerinde yağışlar görünüyor. Temmuzda Ege’nin iç kesimlerinde de yağışlar görünüyor. Marmara’nın güneyi ve iç kesimlerinde ise Ağustosta yağışlar olabilir.”

Bilimsel projeksiyonlara göre, 2026-2030 döneminin tamamında küresel sıcaklık ortalamasının, uluslararası iklim politikalarının temel referansı olan 1,5 derece sınırını aşma olasılığı yaklaşık yüzde 75 seviyesinde. Ayrıca bu beş yıllık periyot içinde en az bir yılın bu eşiği kesin olarak aşacağı da yüksek olasılık olarak değerlendiriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler