Ana içeriğe geç

Firmalarımız, yeniden tedarik zincirine dâhil oluyor: F-35’te Türkiye’ye dönüş kapısı aralandı

S-400 dosyasında çözüm yolunun açılması hâlinde Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimali güçleniyor. Daha önce yaklaşık bin kalem parça üreten Türk firmaları, ABD’nin ihtiyaç duyduğu kritik bileşenlerde yeniden tedarikçi olabilir.

Firmalarımız, yeniden tedarik zincirine dâhil oluyor: F-35’te Türkiye’ye dönüş kapısı aralandı
Türkiye Gazetesi
16

S-400 dosyasında çözüm yolunun açılması hâlinde Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimali güçleniyor. Daha önce yaklaşık bin kalem parça üreten Türk firmaları, ABD’nin ihtiyaç duyduğu kritik bileşenlerde yeniden tedarikçi olabilir.

ABD ve Rusya ile ilişkilerde gelinen son noktayı değerlendiren diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin S-400’leri üçüncü bir ülkeye devretmesine yönelik girişimlerinin yeni fırsatlar için pencere açtığını söyledi.

Diplomatik çevrelerden dikkat çekici değerlendirmeler özetle şöyle:

ALINMIŞ KARAR YOK

“(S-400) Henüz ‘Şu ülkeye gidecek’ diye alınmış bir karar yok. Körfez ülkeleriyle görüşmeler sürüyor. Birleşik Arap Emîrlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’ın da aralarında olduğu Körfez ülkeleri olabilir. Önemli olan hangi ülkeye satıldığı değil.

Önemli olan bir fırsat penceresinin açılmış olmasıdır. Şu anda bir fırsat penceresi açıldı. İran ile ABD-İsrail arasındaki çatışmalar net bir şekilde gösterdi ki Körfez ülkelerinin ciddi bir hava savunma sistemi ihtiyacı var. ABD ise bunu karşılayamıyor. Bu nedenle ihtiyaçlarını başka ülkelerden karşılamaya çalışıyorlar. Türk firmalarının ürettikleri savunma ürünlerini, özellikle de hava savunma sistemlerini istiyorlar. Türkiye de bunları vermeye çalışıyor.

RUSYA ‘HAYIR’ DEMEZ

Türkiye’nin elindeki S-400’lerin verilmesine ABD de ‘hayır’ demez, Rusya da ‘hayır’ demez. Rusya neden ‘hayır’ demez? Çünkü Körfez ülkeleriyle arasını iyi tutmak ve ilişkilerini iyileştirmek için bunu bir fırsat olarak görüyor. Rusya’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden geliştirmeye ihtiyacı var. ABD de buna razı.

Rusya, üçüncü ülkelere satış konusunda olumsuz bir tutum sergilemiyor. Türkiye bu fırsat penceresini şu anda kullanmaya çalışıyor. Bir de S-400, ABD ile ilişkilerde engel teşkil ediyor. Bu ortadan kalktığında birçok adımın önü açılacak. S-400 konusunu tek başına düşünmemek lazım. Daha geniş bakmak gerekiyor.

S-400 konusu ortadan kalkarsa bu işlerde bir engel kalmayacak. ABD ile ilişkilerde YPG/SDG meselesi vardı; onlar da Suriye’ye entegre oldular. S-400 çözülürse F-35’ler konusu da hızlanacaktır.

Uçaklar 2018’de teslim alınmak üzereydi. Altı uçak var orada. Şimdi birincisi, bunların bakımlarının yapılması lazım. O yıldan beri duruyorlar. İkincisi, eğitim alan pilotların durumu ne? Pilotlardan görevde kalan kaç pilot var? Pilotların yeniden oraya gönderilmesi ve eğitim almaları gerekecek, uçakları getirmek için.

CAATSA’nın kaldırılması çok zor bir şey değil. Siyasi irade lazım. Siyasi irade olduğu müddetçe bir anda kalkar. Ama asıl problem F-35 ile CAATSA değil. NDAA (Mali Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası) dediğimiz yasa.

Çıkardıkları bir savunma sanayii yetkilendirme yasası var. Yasaklama öngören ilgili maddenin kaldırılması lazım. CAATSA’nın kaldırılması kolay. O zaman F-35’lerle ilgili ümit biraz daha artacak.

F-35’leri alma ihtimali çok yükseldi. Yaklaşık bin kalem malzeme Türk firmalarınca üretiliyordu. Şimdi bu bin kalemi ne yaptılar? Yeni tedarikçiler buldular. Bu tedarikçiler de iyi kötü üretiyorlar. ABD şunu yapabilir: “Bunlardan şu kadar malzemeyi ben üretirken sıkıntı çekiyorum veya zamanında alamıyorum. Üretimi de hızlandıracağım. Senin firmaların şu malzemeleri üretsin...”

Böyle bir teklifle gelirse, bu programa tam anlamıyla dönüş sayılmaz ama en azından bazı parçalar yeniden Türkiye’de üretilebilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler