Ana içeriğe geç

ABD ve İran arasında tarihi adım! 300 milyar dolarlık dev fon yolda

ABD ve İran arasındaki çerçeve anlaşma kapsamında, Tahran'a yönelik yatırımları teşvik etmek amacıyla 300 milyar dolarlık "Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Fonu" kuruluyor.

ABD ve İran arasında tarihi adım! 300 milyar dolarlık dev fon yolda
Kanal 6
16
Washington ve Tahran yönetimleri arasında yürütülen müzakerelerde milyarlarca dolarlık tarihi bir adım atılıyor. ABD ile İran arasındaki çerçeve anlaşma kapsamında, İran'a yönelik yatırımları teşvik etmek amacıyla 300 milyar dolar büyüklüğünde özel bir fon kurulması öngörülüyor. Küresel piyasalarda büyük yankı uyandıran bu hamle için belirlenen dev tutarın yarısından fazlasına ilişkin finansman taahhüdünün şimdiden verildiği belirtiliyor. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre, "Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Fonu" adı verilmesi planlanan bu devasa yapı, herhangi bir devlet kaynağı veya hibe içermeyen tamamen özel bir yatırım aracı olarak işlev görecek. Projeye ABD, Körfez Arap ülkeleri, Asya, Güney Amerika ve Afrika merkezli çok sayıda küresel şirketin finansman sağlamayı kabul ettiği bildirildi. Fon için şu ana kadar Güney Kore, Japonya, Singapur, Malezya ve ABD'den şirketlerin resmi taahhütte bulunduğu ifade edilirken, yatırım yapacak firmaların kapsamlı listesi ise henüz kamuoyuna açıklanmadı. SAVAŞ TAZMİNATINDAN KELTİK YATIRIM MODELİNE Müzakere sürecinin perde arkasına dair çarpıcı detaylar da gün yüzüne çıktı. İran'ın başlangıçta yaşadığı ekonomik ve askeri kayıpların, savaş zararlarının karşılığı olarak ABD'den 400 milyar dolar nakit talep ettiği, ancak Washington yönetiminin bu doğrudan ödemeyi kesin bir dille reddettiği aktarıldı. Bu tıkanıklığın ardından tarafların uzlaşı formülü olarak yatırım fonu fikrini ortaya koyduğu ve sürecin bu şekilde evrildiği ifade edildi. Plan kapsamında taahhüt edilen yatırımlar enerji, lojistik, imalat ve ulaştırma gibi kritik sektörleri kapsıyor. Formüle göre bölge ülkelerinin kredi teminatı sağlaması, yeni kredi hatları oluşturması veya çatışmalarda zarar gören tesislerin yeniden inşasını doğrudan finanse etmesi planlanıyor. Bu doğrultuda İran'ın endüstriyel kalbi sayılan Mobarakeh Çelik Kompleksi, stratejik petrol rafinerileri, havalimanları ve çatışmalardan etkilenen diğer tüm kritik altyapı tesisleri fonun öncelikli yatırım hedefleri arasında yer alıyor. YAPTIRIMLARIN GÖLGESİNDE JOPOLİTİK FIRSAT 92 milyondan fazla nüfusa sahip olan İran, dünyanın kanıtlanmış en büyük ikinci doğal gaz ve en büyük dördüncü petrol rezervini elinde bulunduruyor. Bu devasa ekonomik potansiyele rağmen ülke, son 40 yıldır uygulanan ağır ABD ve uluslararası yaptırımlar nedeniyle ihtiyaç duyduğu doğrudan yabancı yatırımı bir türlü çekemedi. Kurulacak olan bu yeni fon, ABD yaptırımlarının tamamen kaldırılması ve yurt dışında dondurulan İran devlet varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin yürütülen diplomatik görüşmelerden tamamen bağımsız bir hat olarak işletilecek. Ancak fonun resmen kurulması ve faaliyete geçmesi, taraflar arasındaki nihai anlaşmanın eksiksiz imzalanmasına bağlı olacak. 60 GÜNLÜK KRİTİK MUTABAKAT DÖNEMİ İmzalanacak olan ön mutabakat metninin, süreci 60 gün boyunca resmi olarak yapılandırması planlanıyor. Bu kritik iki aylık dönemde fon yöneticileri, İranlı yetkililer ve uluslararası yatırımcılar masaya oturarak hayata geçirilecek projelerin kapsamı, bütçelendirilmesi ve takvimlendirilmesi üzerinde teknik çalışmalar yürütecek. Fonun tam olarak nasıl bir yönetim biçimine sahip olacağı ve kimler tarafından idare edileceği konusu ise henüz netlik kazanmadı. Tüm bu devasa ekonomik pakete rağmen, Tahran yönetiminin fondan yararlanabilmesi çok ağır şartlara bağlanmış durumda. İran'ın bu finansman akışına erişebilmesi için nükleer programını tamamen tasfiye etmesi, elindeki zenginleştirilmiş madde stokunu tamamen ortadan kaldırması ve uluslararası bağımsız kuruluşların kapsamlı denetim ile uygulama sistemini şartsız kabul etmesi gerekiyor. Yetkililer, 60 günlük bu mutabakatın henüz nihai bir anlaşma niteliği taşımadığını vurgularken, ABD ve İranlı müzakerecilerin bu süreç boyunca nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik gibi en çetrefilli başlıklarda zorlu görüşmelere devam etmesi bekleniyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler