Almanya’da enerji politikası, kömürden çıkış (Kohleausstieg) planının yeniden gözden geçirilmesiyle birlikte kritik bir eşikte bulunuyor. Ülke hâlihazırda elektriğinin yaklaşık yüzde 20’sini kömürden, yüzde 13’ünü doğalgazdan, yüzde 59’unu ise yenilenebilir kaynaklardan elde ediyor.
Resmî takvime göre Almanya, 2038 yılına kadar kömürden tamamen çıkmayı, linyit için ise bu tarihi 2030’a çekmeyi hedefliyor. Ancak son gelişmeler, bu takvimin esnetilmesini gündeme taşıdı. Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve arz güvenliği kaygıları, kömürün “geçiş dönemi yakıtı” olarak rolünü yeniden tartışmaya açtı.
Kömürden çıkışın önünde iki engel var
BBC'nin analizine göre tartışmanın merkezinde iki temel sorun bulunuyor: maliyet ve arz güvenliği. Almanya, Avrupa’nın en büyük linyit rezervlerine sahip ülkesi olarak bu kaynağa iç üretimle erişebiliyor. Buna karşılık doğalgazın yaklaşık yüzde 95’i ithal ediliyor. Bu durum, küresel fiyat şoklarına karşı kırılganlık yaratıyor.
2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası Rus gazının kesilmesiyle Almanya kısa süreliğine kömür kullanımını artırmıştı. Son dönemde küresel gaz fiyatlarında yeniden görülen yükseliş, bazı ülkelerde kömüre dönüş eğilimini güçlendirdi. Japonya, İtalya ve Hindistan gibi ülkeler de kömür santrallerine ilişkin kısıtlamaları gevşetme ya da erteleme adımları attı.
Enerji şirketleri kömürün tarafında
Almanya’da enerji şirketleri, özellikle sanayi talebinin yüksek olduğu dönemlerde sistemin stabil kalması için kömür santrallerinin daha aktif kullanılmasını savunuyor. Alman kimya sanayi temsilcileri, sadece yenilenebilir enerjiye dayalı bir yapının henüz “kesintisiz ve öngörülebilir fiyat” sağlayamadığını belirtiyor.
Enerji şirketi LEAG gibi büyük linyit üreticileri, hükümetin enerji güvenliğini önceliklendirmesini olumlu karşılıyor. Şirketler, mevcut rezervlerin piyasaya hızlı şekilde sürülebilmesinin arz şoklarına karşı bir sigorta işlevi gördüğünü vurguluyor.
Buna karşılık çevre politikası uzmanları ve araştırma enstitüleri, kömürde kalıcı esnekliğin enerji dönüşümünü yavaşlatacağı görüşünde. Öko Enstitüsü’nden araştırmacılar, çözümün fosil yakıt kapasitesinin uzatılmasında değil, yenilenebilir enerji ve şebeke altyapısının güçlendirilmesinde olduğunu savunuyor.
Siyaset ikiye bölündü, koalisyon zorlanıyor
Siyasi düzlemde ise koalisyon içi ayrışma belirginleşmiş durumda. CDU/CSU kanadı enerji maliyetlerini ve sanayi rekabetçiliğini öne çıkararak kömür santrallerine daha uzun süreli esneklik tanınmasını savunuyor. SPD ise fosil yakıtlara geri dönüşün “enerji dönüşümünde kilitlenme etkisi” yaratacağı uyarısında bulunuyor.
Almanya hükümeti, yıl içinde kömürden çıkış takvimine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapacak. Ağustos ayında yayımlanacak yasal inceleme raporunun, planlanan çıkışı hızlandırmak yerine yavaşlatma yönünde siyasi bir zemin oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bu süreç, Almanya’nın enerji dönüşüm stratejisinde kritik bir yön değişikliğine işaret edebilir.