Ana içeriğe geç

İran’dan Türkiye’ye enerjide işbirliği daveti

Hürmüzgan Valisi Muhammed Aşuri, savaş sonrası bölge ülkeleri ile ekonomi, güvenlik ve savunma alanlarında ilişkileri sağlamlaştıracaklarını söyledi. Türkiye’ye ayrı bir parantez açan Aşuri, petrol ve doğal gaz sahaları alanında derin işbirliği kurulabileceğini belirtti

İran’dan Türkiye’ye enerjide işbirliği daveti
Aydınlık
16

Hürmüz Boğazı’na ev sahipliği yapan İran’ın Hürmüzgan Eyaleti, ülkenin en büyük liman, gaz ve petrol merkezlerinden birini oluşturuyor. Eyalet, ABD ve İsrail ile savaşta başkent Tahran’dan sonra en çok saldırıya uğrayan bölge olarak kayıtlara geçmiş. Yaklaşık 400 sivilin şehit olduğu şehirde, ateşkes sürecindeki gerilim zaman zaman sıcak çatışmaya dönse de insanlar günlük hayatlarını kararlılıkla sürdürüyor.

Bölgeye yaptığımız dört günlük turumuzun son durağında Hürmüzgan Valisi Muhammed Aşuri’nin misafiri olduk. Aşuri, deniz ablukası, Hürmüz Boğazı’ndaki akıllı kontrol, Minab saldırısı ve Türkiye ile ilişkiler hakkında Aydınlık’ın sorularını yanıtladı.

‘ÜLKE YÖNETİMİ İYİ ŞEKİLDE YÜRÜTÜLDÜ’

Emperyalizme karşı bir savaş verdiklerini belirten Aşuri, “Son dayatılmış Ramazan Savaşı bir teknolojik savaştı. Ekonomik emperyalistler, medya emperyalistleri ve askeri emperyalistlerle savaşıyoruz. Batı Asya’da yeni bir düzen şekilleniyor. Bu süreçte ABD saldırılarına karşı direndik, kararlılıkla mücadele ettik. Zor diline asla boyun eğmeyeceğiz. Farklı etnik ve dini grupların olduğu İslam Cumhuriyeti, liderliğin doktriniyle iç sağlamlık gösterdi. Çokluk içinde birlik… İran halkı ve eyalet halkı ayrılıkçı planlara karşı direniş gösterdi. Yine gösterecek. İç sağlamlık o kadar yüksek ki, ben vali, askeri personel, kaymakam ve diğerleri, iletişim kesintileri ve ülkenin en üst düzey yetkililerine suikastlara rağmen, herkes kendi işini bir şekilde yaptı, ülke işleri iyi bir şekilde yürüdü.” dedi.

İran’dan Türkiye’ye enerjide işbirliği daveti - Resim : 1

BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ İLE HÜRMÜZ BOĞAZI’NA YENİ YÖNETİM

Savaş sonrası boğazda oluşan yeni statüyü değerlendiren Vali Aşuri, “Hürmüz Boğazı, eyaletin stratejik varlıklarındandır ve bugüne kadar kullanılmamıştır. Dünyada, geçiş hakkı ve ülkelerin kontrolü ile yönetilen birçok boğaz bulunmaktadır. İran’ın güvenliğini bozmak ve kötüye kullanılmak istenen bir boğazda İran, riskleri kendinden uzaklaştırma ve boğazın işlerine hakim olma hakkına sahiptir. Amerikalıların İran’a yönelik birçok komplosu oldu. Umman’ın katılımı ve diğer ülkelerle iyi komşuluk ilişkilerine riayet ederek, bu boğaz ve güvenliği için yeni bir hukuki yönetim oluşturacağız. Boğaz gelirlerinin yüzde 5’inin eyaletin ve 14 adanın altyapılarının geliştirilmesi için tahsis edilmesi önerildi. Türkiye’ye ait gemilerin boğazdan geçişi konusunda da İslam Cumhuriyeti’nin stratejisi, bu gemilere yardım etmek yönündedir. İnşallah, geçmişte olduğu gibi gelecekte de bu yapılmaya devam edecek.” diye konuştu.

DENİZ ABLUKASINA KARŞI YENİ KORİDORLAR

ABD’nin ablukasına işaret eden Aşuri, “Bu ablukanın yapılması uluslararası sözleşmelere ve BM Güvenlik Konseyi’nin taahhütlerine aykırıdır. Abluka konusunda ABD’ye BM Güvenlik Konseyi’nden herhangi bir yetki verilmemiştir. Ambargo delme konusunda çok deneyimimiz var. Ablukayı delme konusunda da çok değerli deneyimler kazandık. Bu kapasitelerimizi çeşitli alanlarda kullanıyoruz ve ablukanın İran’ın üzerinde olumsuz etki yaratmasına izin vermeyeceğiz. Çeşitli ticari koridorlar geliştirdik ve ülkemizin farklı kapasitelerini kullanarak ablukayı aşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE İLE BİRBİRİMİZE DESTEK OLMAMIZ GEREKİYOR’

“Savaştan sonraki ekonomik stratejimiz, komşu ülkelerle ekonomik ilişkileri tabir-i caizse sağlamlaştırmaktır.” diyen Hürmüzgan Valisi Aşuri, “Özellikle farklı sektörlerde güç ve teknoloji kapasitesine sahip ülkelerle, enerji, petrol ile gaz alanlarında ve ticaretin çeşitli sektörlerinde… Ki bu alanlarda sürdürülebilir zeminlere sahibiz. Bölgesel örgütler bazı ortak ekonomik işbirliklerinin canlandırılmasına yardımcı olabilir. Hatta savunma ve güvenlik stratejilerinde… Devrimden önce de İran, Türkiye, Pakistan arasında bir pakt vardı. Şimdi de Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi tek kutupluluğu yön değiştirmeye zorlayan örgütler var. Bu örgütlerdeki varlığımız dost ve komşu ülke Türkiye ile işbirliğimizi derinleştirebilir. Özellikle de iki ülkenin petrol ve doğal gaz havzasında bulunan potansiyelleri konusunda. Dost ve kardeş Türkiye ile ilişkilerimiz dostane, derin ve tarihidir. Kesinlikle ortak çıkarlarımız, bölgesel sorunlarının çözümünde birbirimize destek olmamızı ve ortak işbirliklerini geliştirmemizi gerektiriyor.” değerlendirmesini yaptı.

OKUL SALDIRISI DÜNYAYA ANLATILIYOR

Minab’daki kız okuluna yönelik saldırıyı Hiroşima ve Vietnam katliamlarından sonra ABD’nin savaş suçlarına bir yenisini daha eklediğini belirten Aşuri, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu cinayet savaşın ilk gününde zalim ABD tarafından düzenlendi. Burada yaşanan olayın dünyaya duyurulması büyük önem taşıyor. Bu konuda siz Türk medyasına teşekkür ediyorum. Uluslararası hukuk, insan hakları ve kültürel alanlarda bu konuda yapılması gerekenler var. Bunu uluslararası platformlarda takip ediyoruz. Minab hakkında çok sayıda dile çevrilecek bir kitap hazırlığımız var. Okulun yeniden inşaatına dair çalışmalarımız devam ediyor. Bu konuda Türkiye, Japonya, Çin’den destekler var.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler