Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin istişare kampında yaptığı konuşmada CHP'yi hedef alarak "CHP içindeki bu iç savaşın tarafı değiliz. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler şimdi de ceremesini çekiyorlar" dedi.
Erdoğan'ın "Frankenstein" sözlerine yanıt CHP'li Murat Emir'den geldi. Emir, AKP'nin "Frankenstein fabrikası" olduğunu ifade ederek sert çıkıştı.
CHP'Lİ MURAT EMİR'DEN ERDOĞAN'A "FRANKENSTEİN" YANITI
AKP iktidarının kendi canavarlarını ürettiğini ifade eden Emir, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaptığı "Aldatıldık" açıklamasına gönderme yaparak, "Bu son Frankenstein’lar için milletin karşısına çıkıp o meşhur “Aldatıldık, Rabbim ve milletim affetsin” cümlenizi ne zaman kuracaksınız?" dedi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Emir, iktidarın kendi yarattığı sorunların sorumluluğunu üstlenmediğini savunarak şunları söyledi:
"Canavar metaforunu seviyorsanız, ben size başka bir tane önereceğim: 'Eski dünya ölüyor ve yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, şimdi canavarlar zamanı.' Bu ülkede asıl Frankenstein fabrikası bizzat AKP iktidarıdır. Kendi laboratuvarlarında yeni bir canavar yaratır, onu tepe tepe kullanır, sonra da işler çığırından çıkınca hiçbir şeyden haberleri yokmuş gibi kenara çekilirler."

"CANAVARLAR ZAMANI" METAFORU NE ANLAMA GELİYOR?
İtalyan düşünür Antonio Gramsci, Hapishane Defterleri adlı eserinde kullandığı "Eski dünya ölüyor, yenisi doğmak için mücadele ediyor; şimdi canavarlar zamanı" sözüyle, siyasal ve toplumsal geçiş dönemlerini tanımlıyor.
Gramsci'ye göre "eski dünyanın ölmesi", mevcut düzenin, kurumların ve ideolojilerin toplumsal sorunlara çözüm üretemeyecek hale gelmesini ifade ediyor. "Yeni dünyanın doğmak için mücadele etmesi" ise eski düzenin yerine geçecek yeni fikir ve sistemlerin ortaya çıkmasına rağmen henüz yeterli güç kazanamadığı süreci anlatıyor.
Düşünürün "canavarlar zamanı" olarak tanımladığı dönem ise eski düzenin çöktüğü, ancak yenisinin henüz kurulamadığı otorite boşluğunu simgeliyor. Gramsci, bu süreçte otoriter yönetimlerin, radikal hareketlerin, kriz fırsatçılarının ve toplumsal istikrarsızlığın güç kazanabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle söz konusu ifade, siyaset sosyolojisinde belirsizlik ve kriz dönemlerini anlatan en bilinen metaforlardan biri olarak kabul ediliyor.