Ankara’da bugün başlayan NATO zirvesi Rus basını tarafından da yakından takip ediliyor. Rusya'nın en köklü ve yüksek tirajlı yayın organlarından Komsomolskaya Pravda ittifakın mevcut durumunu ve perde arkasındaki krizleri masaya yatırdığı analizinde dikkat çekici tespitlere yer verdi.
Rus analistler ve dış politika uzmanları, Batı ittifakının bu kritik randevuya askeri harcama krizleri ve Donald Trump baskısı nedeniyle "pek de iyi bir formda yaklaşmadığını" savunuyor.
Komsomolskaya Pravda'nın analizi şöyle:
"Ankara'da başlayan tarihi NATO zirvesinde müttefikler, Trump'ı yeniden geleneksel çizgiye çekmenin yollarını arıyor. İttifak içinde askeri harcamalar krizi tırmanırken uzmanlar, İran eksenindeki gelişmeler ve Rusya ile dengeli ilişkileri nedeniyle ev sahibi Türkiye'nin önemine dikkat çekiyor.
Kendi ifadeleriyle "Soğuk Savaş'ın gölgesinde büyüdüklerini" belirten NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna'ya yönelik taahhütlerden geri adım atılmaması, askeri üretimin ortaklaşa artırılması ve savunma harcamalarının daha da yükseltilmesi çağrısında bulundu.
Rusya'da Yüksek Ekonomi Okulu (HSE) Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Prohor Tebin’e göre, zirvenin Ukrayna ve Orta Doğu dışındaki en kilit teması, Avrupa'nın Trump yönetimiyle kurmaya çalıştığı bu zorlu ilişki olacak.
Tebin konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
- "Avrupalılar Trump'ı geleneksel askeri-politik etkileşim zeminine 'geri döndürmeyi' çok istiyorlar. Üstelik Trump da buna karşı olmadığına dair bazı sinyaller veriyor.
- Ankara'daki zirve öncesinde Trump sert bir tutum takınmayı planlıyordu ancak son G7 toplantısı onun iş birliğine açık olduğunu gösterdi"
Savunma bütçesinde çatlak
Genel Sekreter Rutte’nin Avrupalı müttefikleri askeri harcamaları artırmaya zorlama planları, ittifak içinde ciddi bir dirençle karşılaşıyor.
Birçok Batılı ülkenin bu yükün altına girmek istemediğini belirten Tebin, "Şu anda bu konuda lokomotif rolü üstlenenler Almanlar, Polonyalılar, Baltık ülkeleri, Danimarka ve Finlandiya. Buna karşılık Fransa, İtalya ve sadece 'yoğun faaliyet taklidi yapan' İngiltere ise bu yarışın tamamen gerisinde, yani sınıfta kalanlar arasında yer alıyor" diyor.
İttifak içindeki denge arayışı ve Rusya
Bu süreçte Moskova'nın yaklaşımı da büyük önem taşıyor. ABD’nin Avrupa’dan askeri olarak çekilmesinin Rusya için iki ucu keskin bir bıçak olduğunu belirten uzmanlar, bir yandan NATO’nun zayıflamasının Rusya'nın lehine olduğunu ifade ediyor.
Haberin en can alıcı noktalarından biri ise ev sahibi Türkiye’nin konumu. Siyaset uzmanı Prohor Tebin, Ankara'nın bu zirvedeki özel rolünü şu sözlerle özetledi:
"Ankara sadece zirvenin ev sahibi değil; İran merkezli tırmanan gerilim ve çatışma koşullarında Türkiye'nin jeopolitik ağırlığı katlanarak artıyor. Üstelik Türkiye, bloktaki diğer Avrupa ülkelerinin aksine, Rusya ile yapıcı ve yapıcı ilişkilerini koruyabilen yegane aktör olarak öne çıkıyor."