Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan Türkiye raporu, Strazburg’da oylandı. Raporda demokrasi, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu, kayyım uygulamaları ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde yaşanan tıkanma öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Rapordaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaptırım uygulanması yönündeki çağrı oldu. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Katarina Barley, rapora ilişkin konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine meydan okuyabilecek siyasi aktörleri ve partileri baskı altına almaya çalıştığını savundu. Barley, rapora ilişkin yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Başkan Erdoğan korkuyor. Tüm otokratlar gibi onun da en büyük korkusu, bir gün gücü teslim etmek zorunda kalmak. Bu nedenle şu anda iki sorunla karşı karşıya: Türk Anayasası onun yeniden aday olmasını yasaklıyor ve diğer partilerin olası adayları kendisinden daha popüler görünüyor. Peki ne yapıyor? Kendisine meydan okuyabilecek ve seçimleri kazanabilecek partiyi kontrol altına almaya çalışıyor. CHP’de 20’den fazla belediye başkanı hapsedildi. Bunların arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da bulunuyor.
"Avrupa Birliği olarak sesimizi yükseltmeli ve seçilmiş CHP yönetimini desteklemeliyiz"
Şimdi ise bir mahkeme aracılığıyla, 2023’te yapılan CHP Kurultayı’nın tüm sonuçlarını iptal etmeye, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i görevden uzaklaştırmaya ve yerine kendisi için tehdit oluşturmayan başka birini getirmeye çalışıyor. Üstelik Özgür Özel daha sonra yapılan iki kurultayı da kazandı. Bu nedenle, bir kurultayın iptal edilmesi bile onu CHP’nin meşru genel başkanı olmaktan alıkoyamaz. Bu yüzden bu girişimi olduğu gibi adlandırmalıyız: Seçimlerde hile yapmaya yönelik bir başka otokratik hamle. İki hafta önce CHP’li yoldaşlarımızla görüşmek için Ankara’ya gittim. Orada Özgür Özel’in mücadele ruhunu gördüm ve kendisine verilen ezici desteğe tanık oldum. CHP üyelerinin yüzde 95’i onun arkasında duruyor. Sokaklarda ise onu destekleyen on binlerce, hatta yüz binlerce insan var. Avrupa Birliği olarak bu konuda sesimizi yükseltmeli ve demokratik yollarla seçilmiş CHP yönetimini desteklemeliyiz. Bir partinin liderliğini seçme hakkı sadece ve sadece o partinin üyelerine aittir."
"Harekete geçme cesaretini göstermemizin önündeki engel ne?"
Avrupa Parlamentosu Milletvekili Dario Nardella da konuşmasında, Türkiye’de demokrasinin saldırı altında olduğunu savundu. Nardella şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili raportör Sanchez Amor’a teşekkür ederim. Bu rapor kabul edildiğinde, Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını ve seçilmiş 28 belediye başkanının görevden alınmasını kınamıştık. Bugün ise durum daha da kötü. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da bir mahkeme, CHP kurultayını iptal etti ve parti lideri Özgür Özel’i görevden aldı. Sadece bir kişiyi görevden almadılar; bir muhalefet partisinin başını kesmeye çalıştılar. Peki biz ne yapıyoruz? Güçlü metinler kabul ediyoruz, ardından yetkililerimizi Ankara’ya el sıkışmaya gönderiyor ve başka yöne bakıyoruz. Türkiye hala resmi olarak Avrupa Birliği’ne aday bir ülke ve Avrupa onun en büyük ticaret ortağıdır. Buna nasıl tahammül edebiliriz? Yeter!
Avrupa Komisyonu’na, Adalet Bakanı’na yaptırım uygulanması çağrısında bulunuyorum. Harekete geçme cesaretini göstermemizin önündeki engel nedir? Ben de belediye başkanlığı yaptım. Seçmenlerinize karşı sorumlu olmanın ne anlama geldiğini biliyorum. Ekrem İmamoğlu da bunu biliyor. İşte bu yüzden hapiste. Sessiz kalanlar, zaten yanlış tarafı seçmiş durumdadır. Türkiye’de demokrasi saldırı altındadır. Türk halkı aylardır protestolarını sürdürüyor. Biz de Türk halkını destekliyoruz. Hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Türkiye’de cumhuriyeti savunuyoruz."