Opsiyon ürününe yönelik olarak gerekli temel kavramları, opsiyon primine etki eden parametreleri ve dayanak varlık fiyat hareketinin opsiyon fiyatına etkileri gibi kritik unsurları içeren teknik bilgileri geçtiğimiz haftaki yazım içerisinde sizlere aktarmıştım. Bu hafta sizlerle yaygın olarak kullanılan bir kaç opsiyon stratejisi ile birlikte ABD borsası üzerinden güncel bir kaç opsiyon fiyatlamasını paylaşacağım.
Opsiyon stratejileriyle farklı piyasa senaryolarına pozisyon almak
Boğa yayılma (bull spread) stratejisi: Boğa yayılma (bull spread) stratejisi, ilgili dayanak varlık fiyatında bir artış beklentisini içermektedir. Düşük fiyattan 1 Alım (call) opsiyonu alınarak daha yüksek fiyattan başka 1 Alım (call) opsiyonun satılmasıyla bu strateji oluşturulabilir.
Örneğin yıl sonuna kadar Microsoft hissesinin (MSFT) mevcut 400 dolarlık fiyatından 500 dolara kadar yükseleceği beklentisini taşıdığımızı düşünelim. Bu durumda 20 Kasım tarihine 500 dolar kullanım fiyatından 1 alım (call) opsiyonu satımı ile 400 dolar kullanım fiyatından 1 alım (Call) opsiyonu alım stratejisini uygulayabiliriz. Opsiyon alımına 39.70 dolar prim ödemesi yaparken, opsiyon satımından 11.22 dolar prim tahsili yapmak suretiyle toplamda 28.48 dolar prim ödemesi yapmaktayız.
Microsoft hisse opsiyonu stratejimizin başa baş fiyatı 428.48 dolar olurken vade sonuna kadar spot fiyatın 500 dolara yükselmesi durumunda pozisyon kârımız 7.152 dolar çıkmaktadır. Netice 2 adet opsiyon pozisyonu (200 hisse karşılığı) net maliyet 2.848 dolar olurken maksimum kâr miktarı 7.152 dolar ile sınırlı olmaktadır.
Bu tür bir strateji, volatiliteye dair bir beklentiden çok fiyat seviyesine ait bir yükseliş beklentisine sahip yatırımcılar tarafından uygulanmaktadır. Düşük kullanım fiyatından alınan alım (call) opsiyonun maliyeti yüksek kullanım fiyatlı alım (call) opsiyonun satılması ile bir miktar azaltılmaktadır.
Ayı ayılma (Bull Spread) Stratejisi: Ayı (bear) spread stratejisi, ilgili dayanak varlık fiyatında bir düşüş beklentisini içermektedir. Düşük fiyattan 1 satım (put) opsiyon satılarak daha yüksek fiyattan başka 1 satım (put) opsiyonun alınmasıyla bu strateji oluşturulabilir.
Örneğin yaz sonuna kadar Chevron hissesinin (CVX) mevcut 180 dolarlık fiyatından 150 dolara kadar düşeceği beklentisini taşıdığımızı düşünelim. Bu durumda 18 Eylül tarihine 150 dolar kullanım fiyatından satım (put) opsiyonu satımı ile 180 dolar kullanım fiyatından satım (put) opsiyonu alım stratejisini uygulayabiliriz. Opsiyon alımına 9.40 dolar prim ödemesi yaparken, opsiyon satımından 1.27 dolar prim tahsili yapmak suretiyle toplamda 8.13 dolar prim ödemesi yapmaktayız.
Chevron hisse opsiyonu stratejimizin başa baş fiyatı 171.87 dolar olurken vade sonuna kadar spot fiyatın 150 dolara düşmesi durumunda pozisyon kârımız 2.187 dolar şeklindedir. Neticede 2 adet opsiyon pozisyonu (200 hisse karşılığı) net maliyet 813 dolar olurken maksimum kâr miktarı 2.187 dolar ile sınırlı olmaktadır. Pozisyon stratejisi yatırımının geri dönüş miktarı (ROI) %269 olmaktadır.
Kelebek (butterfly) stratejisi: Dayanak varlığın fiyatında olası sert bir hareket yerine dar bir bantta yatay kalmasını hedefleyen sınırlı riskli bir işlem stratejisidir. Stratejinin temeli Boğa Yayılma (Bull Spread) ve Ayı Yayılma (Bear Spread) stratejilerinin aynı anda izlenmesiyle oluşturulur.
Kelebek stratejisi dayanak varlıktaki mevcut volatilitenin beklenen volatiliteden daha düşük olduğu durumlarda yapılabilir. Alınan uzun opsiyon pozisyonları sayesinde zarar riski sınırlanmış olur. Kelebek stratejisinde Boğa Yayılma ve Ayı Yayılma stratejilerinden farklı olarak dayanak varlık fiyatına dair herhangi bir yön beklentisi yoktur.
Yatırımcı, fiyatın ne çok yükseleceğini ne de çok düşeceğini, aksine orta noktadaki kullanım fiyatı seviyesine yakın bir yerde kalacağını öngörmektedir. Yatırımın hem maksimum riski (genellikle ödenen primle sınırlıdır) hem de maksimum kazancı pozisyon hazırlanırken en baştan bellidir.
Örneğin yine Microsoft hissesinde 1 adet 400 dolar başa baş fiyattan (ATM) 21 Ağustos vadeli alım (call) opsiyonu satın aldığımızı, 2 adet 410 dolardan 21 Ağustos vadeli alım (call) opsiyonu sattığımızı ve 1 adet 415 dolardan 21 Ağustos vadeli alım (call) opsiyonu satın aldığımızı farz edelim.
Bu şekilde oluşturduğumuz kelebek stratejisinde 400 dolar alım opsiyonu satın almak için 26 dolar prim ödemesi yaparken, 2 adet 410 dolar kullanım fiyatlı alım opsiyonu satımından 21.50 dolar prim tahsili elde edilirken, 415 dolar kullanım fiyatlı alım opsiyonu satın alımına 19.32 dolar prim ödemesi yapmaktayız. Neticede stratejinin başa baş dayanak varlık spot fiyatı 402.32 dolar olurken pozisyonun net toplam maliyeti 232 dolar ve işlemdeki maksimum kâr miktarımız spot hisse fiyatının 410 dolara yükselmesi durumunda 768 dolar şeklinde olmaktadır.
Volatilite ve kullanım fiyatı opsiyon primini nasıl etkiliyor?
Birçok başka strateji ile çeşitlendirilebilecek diğer örnekleri göz önüne aldığımızda opsiyon stratejileri ile piyasalardaki tüm fiyat riskimizi yönetebiliriz.
Ancak temel prensipleri tekrar hatırlatmak gerekirse dayanak varlık volatilitesi arttıkça, dayanak varlık fiyatlarını opsiyonu içsel değerli yapacak seviyeye getirme ihtimali artacağından dalgalanmanın artması sonucu opsiyon primi, opsiyonun alım veya satım opsiyonu olduğu fark etmeksizin artar, azalması sonucunda ise opsiyon primi azalır.
İçsel değeri çok yüksek olan veya aşırı içsel değersiz opsiyonların piyasa volatilitesi (implied) başa baş opsiyonların piyasa volatilitesinden belirgin ölçüde yüksektir. Kullanım fiyatlarının çok yüksek veya çok düşük olduğu noktalarda alım opsiyonu aşırı içsel değerli veya aşırı içsel değersizdir. Bu nedenle piyasa volatilite miktarı da en yüksek seviyesindedir. Opsiyonun başa baş olduğu nokta piyasa volatilite miktarının en düşük olduğu noktadır. Benzer yaklaşım satım opsiyonları için de geçerlidir.
Piyasalarda genellikle volatilite kümelenmesi (clustering) durumu söz konusudur. Piyasalarda gerçekleşen bir yüksek volatilite durumunu yüksek volatilite hareketi tekrar takip etmektedir.
Normal volatilite koşullarına geri dönüş için bir volatilite erime süresi geçmektedir. Döviz piyasaları stokastik volatilite ortamına uygun hareket sergilemektedir. Faiz piyasaları faiz düzeylerine dayalı bir volatilite döngüsü içerisinde bulunmaktadır. Hisse senetlerinde kısa vadede ani sıçramalar ve uzun zaman içerisinde volatilite dağılması durumları söz konusudur.
Genel olarak 2 haftalık bu yazı dizisini kısaca şu şekilde özetleyebilirim. İlgilendiğiniz finansal piyasadaki genel pozisyonumuz nedir? Korunma yönlü mü işlemleri daha çok tercih ediyoruz? Yoksa spekülatif yönde pozisyonları mı taşımaktan hoşlanıyoruz? Ya da tamamen mutlak getiri odaklı bir pozisyon taşıma amacınız mı daha ağır basıyor?
Opsiyon işlemlerine girmeden önceki genel piyasa beklentiniz nedir? Dayanak varlık spot fiyatındaki ileriye dönük fiyat beklentiniz yukarı-aşağı-yatay şekilde nasıl şekillenmektedir? Aynı şekilde dayanak varlık fiyat volatilitesi ile ilgili olarak geleceğe dönük beklentiniz ne şekildedir? Bu durumun yukarı-aşağı-yatay bir volatilite hareketinin gerçekleşmesi gibi düşünebiliriz. Piyasa zamanlaması kavramını da pozisyona girmeden önce ilgili teknik indikatörlerden incelemek yerinde bir karar olacaktır. Son olarak da kişisel risk iştahınızı tam olarak biliyor musunuz? Tek yönde alım veya satım ya da ortak çeşitli opsiyon stratejisi kombinasyonları oluşturmak şeklinde kendinizi çok iyi tanımanız gerekmektedir.
Son olarak burada vermiş olduğum gerçek piyasa fiyatlamalarına dayanan örnekler herhangi bir yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Sadece konuyu desteklemek üzere seçilmiş olan rassal hisselerdir.