Ana içeriğe geç

‘Boğulan adama’ dikkat etmeliyiz

Foreign Policy’ye yazan Oxford Üniversitesi’nden Peter Frankopan’a göre Ukrayna savaşında kan kaybeden Rusya lideri Putin, tıpkı boğulmak üzere olan biri gibi, su üstünde kalmak için çaresizce önlemler alabilir

‘Boğulan adama’ dikkat etmeliyiz
Gazete Oksijen
16

Tarih profesörü Peter Frankopan’a göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için zorlu zamanlar yaşanıyor. 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı ve Kiev’de bir kukla rejim kurulana kadar birkaç gün sürmesi planlanan “özel askeri operasyon”, artık hem Sovyetlerin Nazi Almanya’sına karşı verdiği mücadele hem de I. Dünya Savaşı’nın tamamından daha uzun sürmüş durumda. Rus kuvvetleri, savaş alanında önemli kazanımlar elde etmeyi çoktan bırakmış durumda; hatta bazı veriler, Rus kuvvetlerinin nisan ve mayıs aylarında toprak kaybettiğini gösteriyor. Rusların elde ettiği kazanımlar muazzam bir bedel karşılığında gerçekleşti: Geçen ay, İngiliz istihbarat kurumu GCHQ’nun direktörü Anna Keast-Butler, yeni istihbarat bilgilerine atıfta bulunarak Rus savaş kayıplarının (ölü ya da yaralı) muhtemelen yarım milyona yaklaştığını belirtti; çeşitli Batılı kaynaklar ise toplam Rus kayıplarını 1 milyondan önemli ölçüde fazla olarak hatta 2 milyona yakın tahmin ediyor.

Her Ukrayna askerine karşı 8 Rus

Rusya şu anda Ukrayna’nın kaybettiği her bir asker karşılığında sekiz askerini kaybediyor ya da askerler ciddi şekilde yaralanıyor. Bu yıl aylık ortalama kayıpların 30 binin üzerinde seyretmesi nedeniyle, Rus ordusu bu kayıpları yeni askere alımlarla telafi etmekte zorlanıyor. Daha fazla erkeği askere yazılmaya teşvik etmek için önceleri 50 bin dolar ikramiye vaat eden Savunma Bakanlığı şimdi 80 bin dolara varan kayıt ikramiyeleri ve 140 bin dolara kadar borç affı sunuyor.

Katılanların ise pek umut edeceği bir şey yok. Rus askeri blog yazarlarına göre, yeni bir askerin ortalama yaşam süresi —eğitim kampına varışından savaş bölgesinde ölümüne kadar— 10 gün ile üç hafta arasında değişiyor. Savaş alanına gönderildikten sonra Rus savaşçılar ortalama 20 ila 35 dakika hayatta kalıyor.

Putin için daha da kaygı verici olan ise, Rusya’daki ruh halinin değişiyor olması. Yıllar boyunca çoğu Rus, Kremlin kontrolündeki medyanın maruz kaldıkları durmak bilmeyen vatansever haberler ve savaşın çoğu Rus’un günlük yaşamı üzerindeki sınırlı etkisi nedeniyle Ukrayna’nın işgalini desteklemişti. Ancak şimdi Ukrayna, savaşı Rusya’nın kapısına kadar getirdi. FP-1, FP-2 ve Hornet gibi Kiev’in yeni, yerli üretim uzun menzilli insansız hava araçları, Rusya’ya ekonomik, stratejik ve psikolojik olarak büyük zarar vermede son derece etkili olduklarını kanıtlıyor. Ukrayna artık düzenli olarak Rusya’nın derinliklerindeki hedefleri vuruyor; bunlara,haziran ortasında Moskova’ya düzenlenen ve Rus başkentinin en büyük petrol rafinerisini 2027 yılına kadar devre dışı bırakan devasa bir saldırı da dahil.

Hiçbir yer artık güvenli değil

Havaalanları ve füze rampaları gibi askeri hedeflerin yanı sıra, Ukrayna’nın derin saldırı kampanyasının özellikle odaklandığı noktalar arasında Rus petrol rafinerileri, boru hatları, enerji ihracat altyapısı ve yakıt depoları yer alıyor. Reuters, Ukrayna insansız hava araçlarının rafineri kapasitesini günde 700 bin varil azalttığını tahmin ediyor. Haziran başında düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun ilk sabahında, Ukraynalı insansız hava araçları şehirdeki bir petrol terminaline saldırdı. Konferansa gelen konuklar, devasa siyah duman bulutlarını açıkça görebiliyordu. Üç gün sonra insansız hava araçları, Batı Sibirya’nın Tyumen kentindeki Antipinsky petrol rafinerisini vurdu. Tesis, cephe hattından 1600 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Artık Rusya’nın hiçbir yeri güvenli değil.

Ruslar giderek artan ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Yakıt kısıtlamaları ve diğer kıtlıklarla ilgili yeni haberler artık sıradan hale geldi. Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, yüksek enflasyon ve neredeyse kalıcı ekonomik bozulma konusunda uyarıda bulundu. Konut inşaatı, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla bu yılın ilk üç ayında neredeyse yüzde 40 düştü. Ticari depo alanlarına olan talep de yaklaşık aynı oranda azaldı. Yıl başından bu yana iptal edilen sivil yolcu uçuşlarının sayısı dört katına çıktı. Ticari banka hesaplarından yapılan para çekimlerinin artması da endişe verici bir başka konu.

Gelecek umudu yok

Bu ayın başlarında, Nabiullina’nın uyarılarının Putin için kabul edilemez olması nedeniyle görevden alınabileceğine dair söylentiler Moskova’da yayıldı. Devlet kasasını doldurmak için oligarklar, Rusya’nın savaş fonuna “gönüllü katkılarda” bulundular; yetkililer, bunun 2026 sonuna kadar tahmini 4 milyar dolarlık bir gelir getireceğini öngörüyor. Bu ay Kremlin ayrıca, Rusagro’nun kurucusu Vadim Moshkovich’in 7 milyar doların üzerinde değeri olan varlıklarına el koydu.

Beklendiği üzere, Putin’in savaşı yönetişine yönelik hoşnutsuzluk artıyor. Financial Times’a geçen ay ismini vermek istemeyen üst düzey bir Rus iş adamı “Herkes öfkeli. Bunun bir felaket olduğu konusunda görüş birliği var” dedi. Guardian gazetesi, aynı görüşü paylaşan başka bir isimsiz iş dünyası liderinin sözlerini aktardı: “Tamamen anlamsız, kendi kendimizi yok eden kararların alınmaya devam ettiği konusunda giderek artan bir farkındalık var. Bir zamanlar Putin’i savunanlar artık savunmuyor. Geleceğe dair her türlü umut kayboldu.”

Nükleer endişe

Bu savaş boyunca köşeye sıkıştığını hissettiği her seferinde Putin, Ukrayna ve Batı’ya karşı daha fazla tırmanışla tehdit etmekten başka çare bulamadı. Kılıç sallamak genellikle sınırlı bir etki gücünün işaretidir. Ancak Kremlin’in nükleer tırmanma tehditlerini ciddiye alan Rusya gözlemcileri az olsa da, Putin’in 2024 yılının sonunda ülkenin resmi nükleer doktrinini resmen revize etmesi — bu silahların kullanım eşiğini önemli ölçüde düşürürken, aynı zamanda nükleer silaha sahip olmayan bir devletin Rusya’ya yönelik saldırısının, söz konusu devletin bir nükleer güç tarafından desteklenmesi halinde nükleer misillemeyi tetikleyebileceğini ilan etmesi — açıkça bir uyarı niteliğindeydi. Rusya ayrıca uzun süredir Belarus’ta nükleer silah konuşlandırdığına dair imalarda bulunuyordu; ancak bazı yorumcular bu imalara şüpheyle yaklaşıyordu.

NATO’nun Rusya’ya saldırı planladığına dair korkuları körüklemek, Putin’in 25 yılı aşkın bir süre önce iktidara gelmesinden bu yana Kremlin’in stratejisinin ayırt edici bir özelliği. Ancak Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı giderek kötüye gittikçe, bu söylem her zamankinden daha güçlü bir şekilde dile getiriliyor.

Putin, iktidarda kalmak için ne gerekiyorsa yapacaktır, zira istifa etmesi ya da istifaya zorlanmasının sonuçları öngörülemez; bu sonuçlar, onun hapse girmesine ya da ölümüne yol açabilir. Koşullar kötüleştikçe Putin, uygun bir direnişle karşılaşana kadar diğer liderleri zor duruma sokmaya devam edecektir. Bu yaz Rusya’nın sorunları ağırlaşır ve Putin’in seçenekleri azalırsa, hem yurt içinde hem de yurt dışında gerilimi tırmandırma eğiliminde olacaktır. Putin 2014’te ve ardından 2022’de Ukrayna’yı işgal etmeye karar vermeseydi, bugün bu noktada olmazdık. Oysa işte buradayız. Boğulmakta olan adama dikkat edin: Putin çaresizce ayakta kalmaya çalışırken, önümüzdeki aylar hem Rusya’nın içinde hem de dışında tehlikeli geçecek gibi görünüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler