ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da kömür endüstrisi yatırımlarının duyurulduğu etkinlikte basın mensuplarının dış politikaya yönelik kritik sorularını yanıtladı.
Trump'ın gündeminde İran ile yürütülen müzakereler, NATO müttefiklerinin tutumu, Hizbullah ile yapılan sürpriz temaslar ve bölgedeki askeri operasyonlar yer aldı.
NATO ve Avrupalı Müttefiklere Hürmüz Tepkisi
Küresel petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda Avrupalı müttefiklerden ve NATO'dan bekledikleri desteği alamadıklarını ifade eden Trump, müttefiklere sitem etti. Trump, "Onlara yardım etme fırsatı verdik ancak reddettiler. Baskı yapmadım, sadece yardım etmelerinin harika olacağını söyledim. Yardım etmeleri gerekirdi; bunu reddetmeleri onlara pahalıya mal olacak" diyerek ABD'nin bu süreçte yalnız bırakıldığına dikkat çekti.
İran'a Ağır Darbe: "Komuta Kademesini 3 Günde Yok Ettik"
Avrupa'nın desteği olmadan da İran'a karşı sahada üstünlük kurduklarını belirten ABD Başkanı, İran ordusunun ağır kayıplar yaşadığını vurguladı. Trump, "Üç gün içinde kelimenin tam manasıyla askeri komuta kademelerini yok ettik. Sürekli yeni generaller atamak zorunda kaldılar. Hava savunmalarını, hava kuvvetlerini ve vurulabilecek hemen her şeyi vurduk" sözleriyle sahadaki operasyonların bilançosunu paylaştı.
Kırmızı Çizgi: "ABD Askeri Öldürülürse Çok Hızlı Karşılık Veririm"
İran'ın bölgedeki bir ABD askerini öldürmesi senaryosunda savaşın yeniden başlayıp başlamayacağı sorusuna net bir yanıt veren Trump, "Dürüst olmak gerekirse, eğer ABD askerleri öldürülürse buna çok hızlı bir şekilde karşılık verirdim. Bu, savaşa dönmek için güçlü ve haklı bir neden olurdu" ifadeleriyle kırmızı çizgisini çizdi.
"Hizbullah Bizi Aradı, Gelişmeler Göreceksiniz" Lübnan'daki duruma ve Hizbullah'a da değinen Trump, sürpriz bir diplomasi trafiğini ifşa etti. Hizbullah'ın Amerikan arabuluculuğunu reddetmediğini aksine ABD ile temas kurduğunu belirten Başkan Trump, "Hizbullah bizi arayarak çatışmaların durdurulmasını talep etti. Bu konuyu Netanyahu ile de görüştüm. Lübnan'ın huzura kavuşması harika olurdu, orada yakında bazı ilerlemeler göreceksiniz" diyerek diplomatik çözüm sinyali verdi.
İran'a Nükleer Operasyon ve 'Jimmy Carter' Benzetmesi
İran'daki nükleer materyallerin gizli bir operasyonla çıkarılması iddialarına yanıt veren Trump, 1980 yılında ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ndeki rehineleri kurtarmak için giriştiği ancak başarısızlıkla sonuçlanan 'Kartal Pençesi' operasyonunu hatırlattı. "Jimmy Carter olmak istemedim" diyen Trump, İran'ın askeri gücünü yok etmeden önce böyle bir planı değerlendirdiklerini ancak İran coğrafyasının zorlukları ve ağır lojistik gereksinimleri nedeniyle bundan vazgeçtiklerini anlattı. Şu anda nükleer materyalin gömülü olduğunu belirten Trump, isteseler gidip alabileceklerini ancak buna gerek kalmadığını söyledi.
"Görüşme Olursa Onur Duyarım"
Bir gazetecinin İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney ile görüşme iddialarını sorması üzerine Trump, mevcut durumda özel bir görüşme talebi olmadığını ancak bir anlaşmaya varılması halinde böyle bir görüşmeye sıcak bakacağını ve bundan onur duyacağını dile getirdi.
Anlaşmanın Temel Şartları Belli Oldu
Açıklamalarının sonunda İran ile masadaki anlaşmanın temel çerçevesini özetleyen Donald Trump, "İran kesinlikle nükleer silaha sahip olmayacak ve Hürmüz Boğazı derhal uluslararası geçişlere açılacak. Sualtı sistemlerimizle mayınların büyük kısmını zaten temizledik. Sonucu göreceğiz; ya kağıt üzerinde kazanacağız ya da askeri olarak kazanacağız" diyerek Tahran yönetimine son mesajını iletti.
İHA