ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye dahil 36 ülkeyi kapsayan yeni kamuoyu araştırması, küresel güç dengelerindeki algı değişimini gözler önüne serdi. Donald Trump’ın ikinci başkanlık dönemiyle birlikte ABD’ye yönelik küresel güven ve olumlu bakış açısı sert bir düşüş kaydederken, Çin Halk Cumhuriyeti ve lideri Şi Cinping’e yönelik güven oranları yükselişe geçti.
İKİ YILDA DENGELER TAMAMEN DEĞİŞTİ
Araştırma verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde yüzde 54 olan ABD'ye yönelik olumlu bakış açısı, iki yıl içinde ciddi bir gerileme göstererek 2026 itibarıyla yüzde 36 seviyesine kadar indi. Aynı süreçte Çin'e yönelik olumlu algı ise yüzde 33'ten yüzde 46'ya yükseldi. Ortaya çıkan bu tablo, küresel ölçekte Çin'in imajının ABD'yi geride bıraktığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
TÜRKİYE'DE ÇİN'E GÜVEN ABD'Yİ KATLADI
Anket sonuçlarında en dikkat çekici makaslardan biri Türkiye'de kaydedildi. Türkiye'deki katılımcıların yalnızca yüzde 13'ü ABD hakkında olumlu görüş bildirirken, Çin için bu oran yüzde 43'e ulaştı. Aradaki 30 puanlık bu fark, Türkiye'yi iki süper güce bakış açısı bakımından makasın en açık olduğu 7. ülke konumuna getirdi.
ABD'yi en popüler gören ülke yüzde 66'lık oranla İsrail olurken; onu Japonya, Hindistan ve Güney Kore izledi. Buna karşın Washington’ın en yakın Batılı müttefikleri olan Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya ve Almanya’da dahi Çin’e yönelik olumlu algı oranları ABD’yi geride bıraktı.
"MÜDAHALECİ POLİTİKA" ALGISI GÜVENİ ZEDELİYOR
Çalışma, ABD’nin dış politikasındaki sert ve kural tanımayan adımlarının müttefikler nezdinde de rahatsızlık yarattığını gösteriyor. Araştırmaya katılan orta gelirli ülkelerdeki yurttaşların yüzde 75’i ABD’nin diğer devletlerin iç işlerine gereğinden fazla müdahale ettiğini düşünüyor. Çin için ise bu oran yüzde 45 seviyesinde seyrediyor.
İÇ VE DIŞ POLİTİKADA İDEOLOJİK MÜCADELE
ABD iç siyasetinde "demokratik sosyalist" adayların Demokrat Parti ön seçimlerinde elde ettiği başarılar toplumda sol fikirlere ilginin arttığını gösterirken, Trump yönetimi bu dalgayı bastırmak için ideolojik bir karşı atak başlatmış durumda.
Dışişleri Bakanı Rubio, ABD'nin ulusal güvenliğini koruma gerekçesiyle radikal Marksist rejimlerin sınır ötesi etkilerine ve nüfuz çabalarına kesinlikle izin vermeyeceklerini belirterek, Washington'ın küresel hegemonya mücadelesindeki ideolojik duruşunu açıkça ilan etti.
(BirGün)