Artı Gerçek - Küba'daki komünist yönetime yönelik ekonomik yaptırımlarını sürdüren ve zaman zaman askeri müdahale tehdidinde bulunan ABD, ülkeye ilk kez insani yardım gönderdi.
Miami Herald'ın haberine göre, yardım malzemeleri taşıyan kargo uçağı Miami'den Havana'ya hareket etti. Uçakta yaklaşık 700 ailenin ihtiyacını karşılayacak gıda ve hijyen kitlerinin bulunduğu belirtildi.
Yardım paketlerinde pirinç, fasulye, yemeklik yağ gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra sabun, su arıtma tabletleri ve güneş enerjili lambalar yer alıyor.
Sevkiyatın, ABD'nin Küba halkı için hazırladığı 100 milyon dolarlık insani yardım programının ilk aşaması olduğu, toplamda 196 bin aileye ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi.
YARDIMLAR KİLİSE ARACILIĞIYLA DAĞITILACAK
ABD Dışişleri Bakanlığı, yardımların Küba devleti aracılığıyla değil, bağımsız ve dini kuruluşlar üzerinden halka ulaştırılacağını açıkladı.
Bu kapsamda ABD merkezli Catholic Relief Services (CRS) ile Küba Katolik Kilisesi'nin yardım kuruluşu Caritas Cuba, dağıtım organizasyonunu üstlenecek.
Bakanlık açıklamasında, "Küba halkına bağlılığımız sarsılmaz. Hükümetlerinin sağlaması gereken ancak sağlayamadığı hayati yardımı ulaştırmak istiyoruz" denildi.
Ayrıca Küba yönetiminin yardımların dağıtımını engellememesi için sürecin yakından takip edildiği ifade edildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da Kübalı göçmen bir ailenin çocuğu olduğu hatırlatıldı.
YAPTIRIMLAR SÜRECEK MESAJI
Washington yönetimi, insani yardımlara rağmen Küba hükümetine yönelik baskının devam edeceğini de vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, "Küba rejiminden kaynaklanan ulusal güvenlik tehditleriyle mücadele sürecek" denilirken, Rubio daha önce Küba yönetimini ABD'de ve dünyada "uluslararası aşırı sol terörizmi desteklemekle" suçlamıştı.
KÜBA: YARDIM, ABLUKANIN KAYBETTİRDİKLERİNİN YANINDA ÇOK KÜÇÜK
ABD'nin hükümeti, istihbaratı ve enerji sektörünü hedef alan yaptırımları ile petrol ambargosunun Küba ekonomisini ve milyonlarca kişinin yaşamını olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ise temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, 100 milyon dolarlık yardım planını "fantazi" olarak nitelendirmişti.
Rodriguez, "100 milyon dolar elbette yardımcı olacaktır. Ancak bu miktar, ablukanın yalnızca beş günde ülkeye verdirdiği kayba denktir" ifadelerini kullanmıştı.
Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel liderliğindeki komünist yönetim, ekonomik krizin temel nedeni olarak ABD'nin uzun yıllardır sürdürdüğü ticaret ambargosunu ve son dönemde uygulanan enerji yaptırımlarını gösteriyor. Muhalifler ise krizin temelinde sosyalist ekonomi politikaları ve yolsuzluğun bulunduğunu savunuyor.
Díaz-Canel kısa süre önce piyasa ekonomisine dayalı girişimlere daha fazla alan açacak kapsamlı ekonomik reformların hayata geçirileceğini açıklamıştı.
Küba'da 2021 yılında demokratikleşme ve serbest seçim talebiyle düzenlenen kitlesel protestoların ardından yüzlerce kişi uzun süreli hapis cezalarına çarptırılmış, yaklaşık bir milyon Kübalı ülkeyi terk etmişti. (DIŞ HABERLER-DW)