Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
"Partimize yönelik saldırının ardından Ankara'da oturmadık. Cadde cadde, sokak sokak mücadelemizi büyütüyoruz. Yeni siyaseti, temiz siyaseti, cesur siyaseti, teslim olmayan, başkasının planına göre değil milletin hesabına göre yapılan siyaseti ilmek ilmek örüyoruz. Makamlar, binalar yok ama bazen bir kamyon kasası arkasında, bazen bir bankın üzerindeyiz ama milletin gönlündeyiz.
"ANKARA'DA UTANÇ VERİCİ ŞEYLER OLUYOR"
Ankara'da utanç verici şeyler oluyor. NATO zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan… Meclis’i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var. Bir de NATO Zirvesi sırasında eylem olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar ve 178 kişinin tutuklanması var. NATO Zirvesi'nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar; 'NATO Zirvesi'nde eylem yapacaklar' diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki; 'bunlar gelir, burada eylem yapar.
"KİMSE SAKIN NORMALLEŞTİRMESİN"
Bunu kimse cümlede kullanıp, tweet atıp tepki gösterip sonra da sakın normalleştirmesin. Bu mesele bırakın Türkiye'de yaşananlar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana bu ülkede 2014 yılı kasım ayında Meclis'e o dönemin AKP'si Adalet Bakanlığı'ndan İçişleri Bakanlığı'nın da görüşleri alınarak bakanlar kurulundan bir kanun tasarısı sevk ettiler. İki başlık vardı. İç güvenlik paketi içinde yer alır. Biri önleyici gözaltıydı, diğeri koruyucu gözaltıydı. Dünya kadar tartışıldı. Meclis'te komisyonda savunurken alman hukukunda var dediler. Açtık okuduk. bir kanun nasıl uygulanmalı diye uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Kişi elinde benzin bidonu ve çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılan gözaltıya koruyucu gözaltı denir. Süresi şununla sınırlıdır, derhal gerekli, kurumlara gidip izah edilir. Aksi halde gözaltı sonlanır.
DENİZ GÖKTAŞ'A DESTEK
Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan genç bir kardeşimiz var. Üzerine konuşulmaya başlanınca açtım, tamamını izledim. İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, şaka yapıyor. Hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor. Terapistliğini isterim ama beni tutamazlar diyor. Bu kadar. Kuran'a hakaret bilmem ne! Dini değerlerle alay bilmem ne falan. İktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldı gencecik çocuğu. şimdi efendi yurtdışına kaçtı mı gelecek mi... Şakadan anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda. Söz veriyorum; diyor ya Erdoğan'la 30 yıllık yolculuğum var diye. Deniz kardeşime söz veriyorum Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu sonlandıracağım.
"GIDA ENFLASONUNDA AVRUPA'DA 1'İNCİ SIRADAYIZ"
Ülkenin yüzde 80'i Afrika standartlarında, yüzde 20'si Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Enflasyonda, Avrupa'da birinci, dünyada beşinci sıradayız. Avrupa ortalaması yüzde 3.3, Türkiye ortalaması yüzde 33. Tam 10 katı. Gıda enflasyonunda dünyada ilk 5'teyiz, Avrupa'da ise 1'inci sıradayız. Gıda enflasyonunda ortalama yüzde 35. Milletin gelirleri israfa ve faize harcanıyor. Her 100 liralık verginin 24 lirasını faize ödüyorlar. 10 yıl önce her 100 liradan 11 lirasını faize ödüyorduk. Son 10 yıldır ülkeyi Erdoğan yönetiyor.