Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın Ümraniye'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Alaattin Kadayıfçıoğlu ve Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, İzzet Yıldızhan hakkında ise 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İddianamenin kabul edilmesinin ardından Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan davanın 2'nci duruşması bugün yapıldı. Saat 11.00'de başlayan duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu ve Ahmet Özkoç, tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu ile Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
“VURULMA ANINDA ALAATTİN SESSİZCE ‘SİLAH PATLADI ABİ’ DEDİ”
Tanık Yalçınay Yıldız savunmasında, "Aleyna ile arkadaşız. O gün düet yapmak için buluşacaktık. Bu sırada evin temizlikçisinden telefon geldi, Canbay ağlamaya başladı. Kubilay da 'Ben sizi barıştıracağım' dedi. Arabada kız arkadaşım da vardı. Stüdyoya gittiğimde abla, 'Temizlik yapıyorum, sizi alamam' dedi. Sonra köpek Moka'yı gördüm. Birkaç kez gidip geldik, yemek yedik. Kubilay, 'Ya köpeği alacağız ya da barışacaksınız' dedi. Daha sonra çakarlı bir araç geldi. Öndeki araçtan biri inip cama vurdu, kapıyı açtı. Boynundan tutup, 'Ne işiniz var burada, sizi burada görmeyeceğim' dedi. Ardından silah patladı. Silahı camın dışındayken elinde gördüm. Canbay silahı tutmaya çalışmadı. Bir önceki duruşmada bana, 'Gelme, duruşmaya girme. Aleyna biraz daha içeride kalsın' dediler. Ben de aşağıda arabada bekledim. Vurulma anında Alaattin, 'Sessizce silah patladı abi' dedi" ifadelerini kullandı.
“ANLATILANLAR VE YAŞANAN OLAYLAR FARKLI GİBİ”
Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı, "Silahın belden çıkarılıp ateş edilmesi 6-7 saniye sürüyor. Tanık ise yakaya yapışıldığını söylüyor, bu bile 3 saniye sürer. Anlatılanlarla yaşanan olaylar birbiriyle uyuşmuyor gibi geliyor. Saniyeler ile anlatılanlar birbiriyle uyuşmuyor" dedi.
“KİM BUNA SİLAH VERİYOR?”
Anne Ülker Kundakçı, "Burada anlatılanların hepsi bana farklı geliyor, bu beyanları kabul etmiyorum. Ben Karadeniz kadınıyım, silahın nasıl kullanıldığını az çok bilirim. Ateş edip arkasına bakmadan gidiyor. Aleyna, 'Kubilay benim kardeşim' diyor ama sonunda başkasının evine gidip yatıyor. Kubilay ölüyor, Aleyna ise hâlâ köpeği soruyor. Alaattin Kadayıfçıoğlu kim? Daha önce yaralama ve uyuşturucu suçları var. Kim buna silah veriyor? Bunu bir anne olarak merak ediyorum" dedi.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
“BEN BİRİNİ ÖLDÜRTECEK KADAR VİCDANSIZ DEĞİLİM”
Tutuklu tanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin birini öldürecek kadar kötü ne de ben birini öldürtecek kadar vicdansızım. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.
“OLAY BENİM KONTROLÜM DIŞINDA GERÇEKLEŞTİ”
Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Bu olay benim kontrolüm dışında gerçekleşti. Aileden özür diliyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Duruşmada savunma yapan Zuhal Kalaycıoğlu ise, 'Bir insanın namusuna, şerefine bu kadar gidilmez' dedi. Zuhal Kalaycıoğlu, Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi ve babasını ile arasında tartışma çıkması üzerine salondan çıkarıldı.
“EN MAĞDUR OLAN BENİM”
Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan, "Yurt dışında konserlerim var, gidemiyorum. Hiçbir şey yapmadığım halde en mağdur olan benim. Beraatimi istiyorum" dedi.
BABASI DUVARI YUMRUKLADI
Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü.
7 EKİME ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu ile Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da bulunduğu tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdi. Heyet ayrıca, bilirkişi raporu ile parmak izi inceleme raporunun beklenmesine hükmetti. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 7 Ekim Çarşamba gününe erteledi.