Sıcakların başlamasıyla İsrail ve Yunanistan gizli servisleri, Türkiye’de büyük çaplı yangın çıkararak başta tarım, turizm olmak üzere millî güvenliğimizi hedef almak istiyor.
YILMAZ BİLGEN - İsrail gizli servisi Mossad ve Yunanistan İstihbarat Teşkilatı EYP’nin, yaz döneminde Türkiye’de büyük çaplı yangın çıkarma planları yaptığı belirtiliyor. Gazetemizin güvenlik kaynaklarından edindiği bilgilere göre, havaların ısınmasıyla birlikte insan endeksli sabotajlar yanında dijital unsurlar ve drone ile benzeri araçlar bu amaçla kullanacak.
“Yeşil Vatan”a yönelik sabotaj planlarının Yunanistan ve bazı Batılı ülkeler tarafından bir intikam ve mesaj aracı olarak uzun yıllardır kullandığına vurgu yapan güvenlik kaynakları, “Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta farklı seçeneklerle ormanlık alanlara saldıracaklar. Hava, kara ve deniz boyutunda bu tehdide karşı milletimizle bir ve bütün olarak karşı koyacağız” değerlendirmesinde bulundu.
SAYISIZ ÖRNEĞİNİ YAŞADIM
Konu ile görüşlerinize başvurduğumuz yakın dönem İçişleri Bakanlığı görevinde bulunan ve isminin yazılmasını istemeyen bir siyasetçi, Atina’nın bu yöntemi Türkiye’ye karşı yıllardır bir mesaj ve intikam aracı olarak kullandığını ifade etti.
Eski bakan, “Bunun sayısız örneğini bakanlığım döneminde bizatihi yaşadım. Yunanistan ile birlikte bazı Batılı ülkeler de yaşadığımız krizlere orman yakmak gibi maddi açıdan en düşük maliyet en ağır sonuçlar elde edilebilecek gayrı insani ve vicdani yönteme başvurmaktan çekinmedi. Bölgede yaşanan yeni gerilimlere binaen İsrail’in de bu kirli kumpasa dahil olması çok doğal. Benim bakanlığım döneminde bazı yangınların hangi ülkeler tarafından ve nasıl çıkarıldığını öğrendik. Kabullenmediler ancak ilgili ülkelere tüm delillerimizi sunduk” diye konuştu.
MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİ
Emekli Yarbay - strateji ve yönetim uzmanı Halil Mert de Türkiye ve Kıbrıs üzerinde siyasi ve askerî hesapları olan İsrail ve Yunanistan’ın ekolojik terörün yöntemine başvurmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. Artık geleneksel güvenlik tehditlerinin kabuk değiştirdiğini ifade eden Mert, şunları kaydetti:
Sınır hatlarında yürütülen askerî operasyonlar, günümüzde yerini hibrit ve asimetrik savaş yöntemlerine bırakmıştır. Bu yeni nesil savaş stratejilerinin en sinsi ve yıkıcı enstrümanlarından biri ise ekolojik terör, yani orman sabote etme eylemleridir. Türkiye için ormanlar, sadece birer ağaç topluluğu veya doğal güzellik değil; “Mavi Vatan” ve “Kara Vatan” gibi ülkenin bölünmez bütünlüğünü, ekonomik bağımsızlığını ve demografik yapısını koruyan “Yeşil Vatan” doktrininin temelidir. Özellikle Akdeniz ve Ege coğrafyasında yoğunlaşan orman yangınları, sadece ekosistemi değil; tarımı, turizmi, yerel ekonomiyi ve doğrudan millî güvenliği hedef almaktadır. Bölgesel rekabet içinde olunan Yunanistan ve İsrail gibi aktörlerin, küresel ve batılı güç odaklarının (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya) jeopolitik çıkarları doğrultusunda Türkiye ve Kıbrıs topraklarındaki bu yeşil serveti hedef aldığına dair istihbari duyumlar ve analizler, konunun stratejik ciddiyetini açıkça ortaya koymaktadır. Yeşil Vatan’a yönelik her saldırı, doğrudan milletimizin geleceğine yöneltilmiş bir tehdit olarak değerlendirilmelidir. Yeşil Vatan’a yönelen tehditler millî güvenlik meselesidir. Türkiye bu asimetrik tehditleri geliştirdiği millî güvenlik stratejileriyle bertaraf edecek ve gereken cevabı verecek güçtedir. Gelişmiş teknoloji ve taşeron örgütleri kullanacaklar.
Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz ise “Bizi en hassas noktamızdan vurmak isteyen odakların tuzaklarına karşı Devlet ve millet olarak topyekûn teyakkuzda olmak zorundayız. İçinde bulunduğumuz ay itibarı ile yangın sezonu başlıyor. Olayın istihbarat-emniyet boyutu yanında yangınlarla mücadelenin teknik noktada öncesi, anı ve sonrası nedeni, nasılı ilgili kurumlar tarafından en ince noktasına dek değerlendirilmeli” dedi.