Ana içeriğe geç

Tokenlaştırılmış menkul kıymetlerde sıçrama beklentisi! Citi’den 2030 için 5,5 trilyon dolarlık tahmin

Küresel bankacılık devi Citi, gerçek dünya varlıklarının blok zincirine taşınmasıyla oluşan tokenlaştırılmış menkul kıymetler pazarının 2030 yılına kadar 5,5 trilyon dolara ulaşabileceğini öngördü. Rapora göre stablecoinler, dijital hisse senetleri ve zincir üstü ABD Hazine bonoları önümüzdeki yıllarda finans sektörünün dönüşümüne yön verecek.

Tokenlaştırılmış menkul kıymetlerde sıçrama beklentisi! Citi’den 2030 için 5,5 trilyon dolarlık tahmin
Dünya Gazetesi
16

Geleneksel finans ile blok zinciri teknolojisini buluşturan tokenizasyon süreci, deneysel aşamadan çıkarak kurumsal kullanım dönemine giriyor. Citi tarafından yayımlanan “Tokenization 2030: Wall Street On-Chain” raporu, bugün yaklaşık 17 milyar dolar büyüklüğünde olan dijital yatırım piyasasının önümüzdeki yıllarda katlanarak büyüyeceğine işaret etti.

Rapora göre, hisse senetleri, tahviller ve diğer finansal varlıkların blok zinciri üzerinde dijital temsilinin oluşturulması, sermaye piyasalarında köklü bir dönüşüm yaratabilir.

Wall Street devleri blok zincirine geçiyor

Citi’nin değerlendirmesine göre dönüşümün arkasındaki en önemli güçlerden biri, geleneksel sermaye piyasası kurumlarının tokenizasyon teknolojisini kendi sistemlerine entegre etmeye başlaması.

ABD’nin en büyük takas ve saklama kuruluşlarından biri olan DTCC, tokenlaştırılmış menkul kıymet işlemleri için üretim aşamasına geçmeye hazırlanıyor. Daha geniş kapsamlı sistem lansmanının ise önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Bunun yanında Nasdaq, blok zinciri tabanlı hisse ihracı için altyapı çalışmalarını sürdürürken, New York Borsası’nın sahibi olan Intercontinental Exchange’in de tokenlaştırılmış hisse senetleri konusunda çeşitli projeler geliştirdiği belirtiliyor.

Stablecoinler trilyon dolarlık talep oluşturabilir

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise stablecoin piyasasındaki büyüme beklentisi oldu. Citi, standart stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 1,9 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşabileceğini öngörüyor.

Stablecoinler ve dijital banka mevduatlarının birlikte çalışması sayesinde, varlık ve nakit transferlerinin aynı anda gerçekleşmesi mümkün hale gelecek. Bu durumun işlem maliyetlerini azaltması ve finansal sistemde verimliliği artırması bekleniyor.

Dijital hisse senetlerinde 2,6 trilyon dolarlık potansiyel

Citi’ye göre 2030 yılına kadar ABD Hazine bonosu piyasasının yaklaşık yüzde 10’u, ABD halka açık hisse senedi piyasasının ise yüzde 3’ü tokenlaştırılmış hale gelebilir.

Sadece bireysel ABD yatırımcılarının yüzde 10’unun bu yeni dijital platformlara geçiş yapması halinde, tokenlaştırılmış hisse senetleri için yaklaşık 2,6 trilyon dolarlık talep oluşabileceği hesaplanıyor.

Ayrıca zincir üstü ABD Hazine bonolarına yönelik talebin de yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Özel sermaye ve krediler daha yavaş büyüyecek

Rapora göre özel kredi ve özel sermaye gibi daha karmaşık yatırım alanlarında da tokenizasyonun yaygınlaşması bekleniyor. Ancak bu segmentlerin büyüklüğünün 2030 yılı itibarıyla yaklaşık 100 milyar dolar seviyesinde kalacağı öngörülüyor.

Bu durum, ilk aşamada yatırımcı ilgisinin daha çok halka açık ve likit piyasalarda yoğunlaşacağına işaret ediyor.

Eski ve yeni sistemler uzun süre bir arada çalışacak

Citi, finansal dönüşümün bir gecede gerçekleşmeyeceğinin altını çiziyor. Raporda, geleneksel finans sistemi ile blok zinciri tabanlı yeni sistemlerin uzun yıllar boyunca paralel şekilde faaliyet göstereceği belirtiliyor.

Bu süreç, otoyollarda nakit ödeme ile elektronik geçiş sistemlerinin uzun süre birlikte kullanılması örneğiyle açıklanıyor. Yeni teknolojiler yaygınlaşana kadar çift yapıların maliyet ve operasyonel karmaşıklık yaratabileceği ifade ediliyor.

Büyük bankalar avantaj sağlayabilir

Citi’ye göre dönüşüm sürecinin en büyük kazananları, hem gerçek dünya varlıklarını hem de dijital ödeme altyapılarını kontrol eden büyük finans kuruluşları olabilir.

Raporda “yapısal düzenleyiciler” olarak tanımlanan bu kurumların, varlıkların ihraç edilmesinden ödeme süreçlerine kadar tüm işlemleri kendi ağları içinde yönetebilecekleri ve bu nedenle önemli rekabet avantajı elde edebilecekleri vurgulanıyor.

Uzmanlara göre tokenizasyonun yaygınlaşması, önümüzdeki yıllarda küresel sermaye piyasalarının çalışma şeklini kökten değiştirebilir ve finans dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler