Ana içeriğe geç

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: 'Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalı'

Ankara’da hakları için eylem yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ev mülakat mağduru öğretmenlere bir destek de Mersin’den geldi. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu “Öğretmenlerin önüne çözüm koyulmalı” dedi.

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: 'Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalı'
Evrensel
16

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Ankara’da 12 gündür eylemlerini sürdüren özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerle dayanışmak için Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül yaptı.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin; taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları, insanca yaşayabilecekleri ücret ve özlük haklarının güvence altına alınması talepleriyle Ankara’da sürdürdükleri eylemlerin 12’nci gününde olduğunu hatırlatan Sümbül, yetkililerin taleplere sessiz kalması nedeniyle öğretmenlerin 11 gündür açlık grevinde bulunduğunu söyledi.

“Haklı taleplere polis şiddetiyle yanıt veriliyor”

Öğretmenlerin seslerini duyurmak amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istediğini belirten Sümbül, yürüyüşün polis tarafından engellendiğini ifade etti.

Polisin sert müdahalesi sırasında biber gazı kullandığını, çok sayıda öğretmenin darbedildiğini ve gözaltına alındığını belirten Sümbül, “Meslektaşlarımız yerlerde sürüklendi, fenalaşanlar oldu. Öğretmenlere yönelik müdahaleler artık tekil ve istisnai olmaktan çıkmış, sistematik bir nitelik kazanmıştır” dedi.

Öğretmenlerin anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isterken polis ablukası, şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Sümbül, dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin de aynı müdahalelere maruz kaldığını ifade etti.

“Öğretmenler neden açlık grevinde?”

Öğretmenlerin günlerdir neden sokakta olduğunun sorgulanması gerektiğini vurgulayan Sümbül, “Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalıyor? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılıyor?” diye sordu.

Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın taleplere polis şiddetiyle yanıt vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Sümbül, hak aramanın suç olmadığını, basın açıklaması yapmanın, yürüyüş düzenlemenin ve sendikal faaliyet yürütmenin demokratik ve anayasal haklar olduğunu dile getirdi.

“Öğretmenlik mesleği sistematik biçimde değersizleştiriliyor”

Yaşananların yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat mağdurlarının sorunu olmadığını ifade eden Sümbül, öğretmenlik mesleğinin yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam politikaları, mülakat uygulamaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle sistematik biçimde itibarsızlaştırıldığını söyledi.

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin asgari ücret düzeyindeki maaşlara ve patronların keyfi uygulamalarına mahkûm edildiğini belirten Sümbül, atama bekleyen öğretmenlerin geleceğinin ise nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartıldığını ifade etti.

Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeklerinin parçalandığını ve değersizleştirildiğini kaydeden Sümbül, öğretmenlerin birbirleriyle rekabet etmeye zorlandığını söyledi.

“Bu mücadele bütün öğretmenlerin mücadelesidir”

Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesinin bütün öğretmenlerin ortak mücadelesi olduğunu vurgulayan Sümbül, “Bu mücadele öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir” dedi.

Emek ve Demokrasi Platformu olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddettiklerini belirten Sümbül, kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli tüm öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluk olarak gördüklerini söyledi.

Açıklamanın sonunda öğretmenlerin taleplerini sıralayan Sümbül, özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının yasal güvence altına alınmasını, güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasını, mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesini ve açlık grevindeki öğretmenlerin taleplerinin karşılanmasını istedi.

Polis müdahaleleri ve gözaltıların son bulması gerektiğini belirten Sümbül, “Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır. Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir” diyerek dayanışma çağrısında bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler