Haluk Levent'in AHBAP'a yapılan bağışları bahis oynamak için kullandığı iddiası, kamuoyunda hayal kıralığı yarattı. Vatandaşlar kriz anlarında Kızılat gibi devlet kurumlarına güvenmezken, bağışlarını sivil toplum kuruluşlarına aktardı. Haluk Levent'in tabi olduğu soruşturma, toplumun kahraman gibi gördüğü kişileri, nasıl yücelttiğini gözler önüne serdi.
Kemal Okuyan, konuya ilişkin, "Sistemin Haluk Levent’i tepetaklak indirmesi ne bir arınma çabasının ne de gelişkin ahlaki değerlerin ürünüdür." dedi.
Okuyan'ın paylaşımı şöyle:
Haluk Levent vakası, toplumun “kahraman” bağımlılığının yol açtığı yeni bir yıkım olarak görülmeli. Dayanışma gibi son derece toplumsal bir eylemin çürüyen bir düzenin kurumlarından alınıp bu kez kerameti kendinden menkul bireylere emanet edilmesi, yurttaşlarımızın karşı karşıya kaldığı çaresizlik ve kuşatmanın boyutlarını gözler önüne seriyor.
"KAHRAMAN ZIRHI"
Kızılay’a güvenmeyenlerin aslında hiç tanımadıkları bir kişiye sonsuz bir güvenle milyarlar bağışlaması birden fazla düzlemde sorgulanmalı. “Kahraman” bağımlılığı bu düzlemlerden bana göre en önemlisidir.
Siyasetten diğer toplumsal alanlara varıncaya kadar “star” sisteminin yarattığı bu “kahraman”lar, bizzat toplum tarafından giydirilen dokunulmazlık zırhına sığınarak vasatı, cehaleti, zaafları kolayca gizleyebiliyor.
Bu “kahraman”lar çoğu kez kendilerini yaratan mekanizmalar tarafından kısa sürede yerin dibine batırılmakta. Depremzedeler için toplanan paralarla kumar oynamak bayağı ağır bir çürümenin ifadesi elbette. Ancak sistemin Haluk Levent’i tepetaklak indirmesi ne bir arınma çabasının ne de gelişkin ahlaki değerlerin ürünüdür.
"GERÇEK KAHRAMANLAR İDEOLOJİLERİN ÜRÜNÜDÜR"
“Kahraman”lar doğası gereği gerçeklik algısını yitirir ve çoklukla kendilerine ayrılan sınırların ötesine geçerler. Sistemin onları yerin dibine geçirmesi genellikle çok hızlı ve zahmetsiz bir işlemdir.
Bu konu siyasette özellikle yaşamsaldır. O yüzden, ideoloji önemli, program önemli diyoruz. O yüzden ekip çalışması, kolektivizm diyoruz. O yüzden gelişkin örgüt diyoruz.
İdeoloji geriye çekilmişse, bir gün sağa bir gün sola şirinlik yapılır örneğin ve kimse ses etmez. Program önemsizleşmişse, kişiler her şeyi belirler, itiraz edecek kimse çıkmaz. Örgüt yoksa, “kahraman”lara bağımlı olursunuz. Oysa gerçek “kahramanlar” ideolojilerin ve doğrultusu olan toplumsal hareketlerin ürünüdür. Toplumsal hareketleri ortaya çıkarıp, tarihin akışını değiştiren bireylerin sayısı ise tarihte çok azdır; onlar da son tahlilde koşullar tarafından şekillenmişlerdir.
Halkımız “kahraman”lar yaratıp hayal kırıklığına uğramaktan vazgeçmeli. Bu nedenle çubuğu tersine iyice büküp “kahraman diye bir şey yok” demek bile gerekebilir.
Haluk Levent vakasının siyaset alanında çok daha vahim örneklerine tanık olacağımızdan emin olabiliriz. Burada esas olan “en ahlaklı kişi”yi aramak değil, en yüksek denetim, kolektif akıl ve geliştirici mekanizmaları yaratmaktır.
NE OLMUŞTU?
Haluk Levent'in, Kahramanmaraş depremlerinden sonra afetzedelere verileceği vaadiyle Ahbap derneği üzerinden toplanan paralarla alınan gayrimenkullerin Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın şahsına aktarıldığı, ardından farklı şüpheliler adına tescil ettirildiği bu yöntemle 60 milyon dolarlık rant sağladığı iddia edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada,
"Başsavcılığımız nezdinde yürütülmekte olan ve konusunu “Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarlı para transferleri yapıldığına” dair iddianın oluşturduğu 2025/53115 sayılı soruşturmaya dair yapılan soruşturma işlemleri, deprem bağışlarının yurt dışına kaçırıldığına ve amacı dışında kullanıldığına dair iddiaların artması üzerine derinleştirilmiştir. Derinleştirilen soruşturma işlemleri çerçevesinde;
Derneğin kurucusu olan Haluk Levent’in, çok sayıda şüphelinin hesabını kullandığı, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu, şüpheli Yeliz Kayanın şahsi hesabı olan ve şüpheli Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplara, Ahbap Derneğinden yaklaşık 120 Milyon TL para akışı tespit edildiği, yine şüpheli Haluk Levent tarafından kullanılan ve dernek kurucularından olan şüpheli Alper Çelik hesaplarından 2020-2026 yılları arasında 990 Milyon TL yasal bahis oynandığı ve yaklaşık 390 Milyon TL para kaybedildiği, şahsi banka hesabı kullanamayan, ticari işlerde kullandığı çekler karşılıksız çıkan şüpheli Haluk Levent’in bu hacimde bahis oynamış olmasının şüpheleri artırdığı, derinleştirilen soruşturma işlemleri kapsamında yurt dışı yasağı tedbiri uygulanan şüphelinin yurt dışına kaçma hazırlıkları yapması üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı bildirildi.