Ana içeriğe geç

Bezos'lar, görkem ve protestolar...: MET Gala bir daha eskisi gibi olmayacak

MET Gala 4 Mayıs pazartesi akşamı gerçekleşti. Moda dünyasının en büyük gecesi için, eş...

Bezos'lar, görkem ve protestolar...: MET Gala bir daha eskisi gibi olmayacak
Gazete Oksijen
16

MET Gala 4 Mayıs pazartesi akşamı gerçekleşti. Moda dünyasının en büyük gecesi için, eş başkan olarak belirlenen Beyoncé, Nicole Kidman ve Venus Williams gibi isimlerin de aralarında olduğu dünyanın en büyük yıldızları, Metropolitan Museum of Art’ta bir araya geldi. Bu yıl geçtiğimiz birkaç yıldaki gösterişsizlik yerini bu yıl 'Fashion is Art' temasıyla büyük yaratıcılıklara bıraktı.

Gecenin en dikkat çekici görünümlerinden bazılarını şöyle sıralayalım:

Bu yılın en dikkat çeken tasarımcısı kuşkusuz Robert Wun oldu. Hong Kong doğumlu, Londra merkezli Wun, 2014'te kendi markasını kurdu; keskin terziliği, sinematik siluetleri ve adeta başka bir dünyadan gelmiş kıyafet anlayışıyla özgün bir dil geliştirdi. 2023'te Paris Haute Couture takvimine kabul edilen ilk Hong Kong kökenli tasarımcı olma unvanını kazanan Wun, bu gecede sekiz farklı davetliyi giydirdi ve kırmızı halıya damgasını vurdu. Üstelik küratör Andrew Bolton, Wun'un üç tasarımını müzenin kalıcı koleksiyonuna dahil etti.

Wun'un tasarımlarının büyük çoğunluğu heykelden ilham alıyordu. Lisa, Wun'un ekibinin kollarını 3 boyutlu taradığı, geleneksel Tayland dansından esinlenen tüllü bir düzenlemeyle sahneye çıktı; figür sarmalayan transparan bir elbise ve deniz kuyruğu eteğiyle göz kamaştırdı.

Naomi Osaka ise yapılandırılmış beyaz bir dış kıyafetle halıya adım attı; Met basamaklarında bu kıyafeti çıkardığında altından çıkan kırmızı kristal elbise, insan anatomisini soyut bir yorumla yeniden çiziyordu.

Protestocular da kendi kırmızı halılarını hazırlamıştı. Rise and Resist adlı aktivist grup, Met Gala'nın tam karşısında "Direniş Kırmızı Halısı" adını verdikleri kendi halılarını serdi. El yapımı kostümler, sahte paralar, maskeler ve performans sanatıyla bezenen bu protesto, servetin ve kurumsal gücün bir eleştirisi olarak sahneye konuldu. "İşçileri taciz," "depo çalışanlarına istismar" ve "TAX THE RICH" gibi sloganlar taşıyan pankartlar, müzenin önünde sıralandı.

Gece boyunca güvenlik önlemleri son derece sıkıydı. Bir protestocunun kırmızı halıya koşarak girmeye çalıştığı anlar kameralara yansıdı; güvenlik görevlileri ve NYPD memurları saniyeler içinde müdahale ederek kişiyi yere indirdi.

İçeride ise Sarah Paulson kendi tarzında bir mesaj verdi. Aktris, gözlerini dolar banknotiyla kapatan bir maske takarak kırmızı halıya çıktı; yüzde birliği eleştiren bu jest, sosyal medyada anında tartışma yarattı. Eleştirmenler ise "Yüzde bire karşı çıkmak istiyorsan, bileti 100.000 dolara çıkan bir etkinliğe gitme" diyerek Paulson'ı ikiyüzlülükle suçladı.

Bu gönderiyi Instagram'da gör

Hungama Express (@hungamaexpress)'in paylaştığı bir gönderi

Yeniden o soru: Para her şeyi satın alabilir mi?

Met Gala’nın topladığı bu tepkinin tek nedeni; Bezos’ların çalışanlarına uyguladıkları işten çıkarma dalgası değildi tabii… Modanın geldiği nokta da eleştirilerin hedefiydi.

Met Gala neydi aslında?

Gala, 1948'de Metropolitan Müzesi'nin Kostüm Enstitüsü için fon toplamak amacıyla düzenlenen mütevazı bir hayır gecesi olarak başladı. O zamanlar kırmızı halı yoktu, viral anlar yoktu, 100 bin dolarlık bilet fiyatları da yoktu. Ama 1972'de sahneye bir isim çıktı ve her şey değişti: Diana Vreeland.

Vogue'un eski genel yayın yönetmeni Vreeland, galanın büyümesi için bizzat katılmayanların da ilgisini çekecek, haber değeri taşıyan bir etkinliğe dönüşmesi gerektiğini anlamıştı. Geceye tema eşleştirme geleneğini başlattı, galerilere temayla uyumlu parfüm püskürtülmesini talep etti ve davetli listesini Andy Warhol, Diana Ross ve Cher gibi isimlerle renklendirdi. Bir hayır gecesini kültürel bir olaya dönüştürdü.

Vreeland'ın ölümünün ardından gala bir süre parlaklığını yitirdi. 1995'te Anna Wintour yönetimi devraldığında ise gala bambaşka bir boyuta taşındı. Wintour, Vogue'daki eşsiz bağlantılarını ve vizyonunu sahneye taşıdı; davetli listesini New York'un sosyete çevresinden çıkarıp A listesi isimlere, moda tasarımcılarına ve kültür ikonlarına açtı.

Tasarımcıları özel, avant-garde parçalar yaratmaya teşvik etti; Vogue'un gücünü etkinliğin prestijini artırmak için stratejik biçimde kullandı. Tarihi Mayıs'ın ilk pazartesisine taşıdı, masaların üzerindeki çiçeklerden garsonların kıyafetlerine kadar her detayı titizlikle denetledi; hatta kimin kimin yanına oturacağına bizzat karar verdi.

1995'te bilet fiyatı 2 bin dolarken, bugün bu rakam 100 bin dolara ulaştı; on kişilik bir masa için ise 350 bin dolar ödeniyor. Fiyatlara rağmen ise etkinlik hiçbir zaman parayla değil; daima vizyonla tartışıldı. Ancak şimdi; MET Gala, ‘Tech Gala’ya dönüştü.

Bu benzetme; Amy Odell'a ait. Odell, Back Row bülteninde durumu tek cümleyle özetledi: "Moda insanları için kapalı kapılar ardında düzenlenen bir networking etkinliği artık dünyanın en zengin insanları için büyük bir itibar mağazasına dönüştü."

2003'e dönüp bakın: Eş başkan Tom Ford'du, sponsor Gucci'ydi, bilet 3.500 dolardan satılıyordu ve gecenin tek amacı zevkti. 2026'ya gelin: Eş başkan Bezos, sponsorlar OpenAI, Meta ve Snap. Bilet 100 bin dolar. Masa 350.000 dolar; ki bu rakam, ortalama bir Amerikan hanehalkının dört buçuk yılda kazandığı para.

Gecenin amacı artık zevk değil: Görünürlük. Met Gala, Tech Gala'ya dönüştü. Ve bunu en iyi özetleyen rakam belki de şu: Bezos'un 270 milyar dolarlık serveti, galanın topladığı 42 milyon doları o kadar cüce bırakıyor ki bu miktar Bezos için ortalama bir Amerikalının kazandığı 9 dolara eşdeğer.

Peki milyarderlerin ‘her masayı’ fethettiği bu günlerde Met Gala kendini kurtarabilecek mi? Yoksa çoktan kolunu kaptırdı mı? Bunu gelecek yıl göreceğiz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler