ESRA ÖZARFAT / BURSA
Geri dönüştürülmüş içerik kullanımının atıkların ekonomik değerini artırdığını ifade eden Eroğlu, bunun da toplama ve geri dönüşüm altyapısını güçlendirdiğini belirtti. “Atık artık sıradan bir çöp değil, stratejik bir hammadde haline geldi. Petrol ve doğal gaz kaynakları sınırlı olan Türkiye için bu aynı zamanda dış ticaret açığını azaltacak önemli bir fırsat” dedi. Türkiye’nin plastik üretiminde Almanya’dan sonra Avrupa’nın ikinci büyük üreticisi olduğunu hatırlatan Eroğlu, “Hem güçlü plastik sanayimiz hem de gelişen geri dönüşüm altyapımızla Türkiye’yi küresel bir geri dönüşüm merkezi haline getirebiliriz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin geri dönüşümde küresel bir merkez olma hedefinin zaman zaman yanlış yorumlandığını belirten Yavuz Eroğlu, “Türkiye geri dönüşümde küresel merkez olmalı dediğimizde bu, dünyanın çöpünü taşıyacağımız anlamına gelmiyor. Atık artık stratejik bir hammadde. Nasıl sanayi üretimi için petrol ve doğal gaz önemliyse, geri dönüşüm için de kaliteli atık aynı derecede değerli bir kaynak. Amaç, uygun nitelikli atıkları ekonomiye kazandırarak yüksek katma değerli üretim yapmak ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak” dedi.
Türkiye’deki atık tek başına yeterli değil
Türkiye’nin yüksek ihracat hacmi nedeniyle ürünlerin kullanım sonrası atıklarının büyük bölümünün Avrupa ülkelerinde ortaya çıktığını kaydeden Eroğlu, sadece yurtiçinde tolanan atıklarla ihtiyaç duyulan kaliteli geri dönüştürülmüş hammaddenin karşılanamayacağını söyledi.