YouTube platformunda yayımladığı "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisinin ardından hakkında soruşturma açılan ve Türkiye'ye dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınarak tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, parmaklıklar arkasından bir mektup kaleme aldı. Göktaş, sevk edildiği Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gönderdiği mektupta; gözaltına alınış biçimini, cezaevi şartlarını ve gösteriyi kamuoyuyla paylaşma motivasyonunu kendi mizahi üslubuyla aktardı.
"KEYFİM YERİNDE, NOSTALJİK BİR DENEYİM OLUYOR"
Sağlık durumunun ve moralinin iyi olduğunu belirten Göktaş, cezaevi ortamını yıllar sonra televizyon izlemesi ve alaturka tuvalet kullanması nedeniyle nostaljik bir deneyim olarak nitelendirdi. Dünya Kupası maçlarını takip ederken çocukluk yıllarına döndüğünü ifade eden komedyen, televizyon kanallarındaki reklam yoğunluğundan ve kantinden "AdBlock" talep etme düşüncesinden esprili bir dille bahsetti. Göktaş, esprili bir dille, “2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş.” İfadelerini kullandı.
GÖZALTI SÜRECİ VE EMNİYET ŞARTLARINA ELEŞTİRİ
Kendi rızasıyla teslim olmasına rağmen kendisine ters kelepçe uygulandığını vurgulayan Göktaş, bu anların sosyal medya içeriği üretilir gibi farklı açılardan kayda alınmasını eleştirdi. Vatan Emniyet binasının fiziki koşullarına da değinen komedyen, memurların zorlu ve sıcak şartlarda çalıştığını, sadece amir odalarında son model klimaların bulunduğunu ifade ederek emniyet atmosferini Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu'da yapımlarına benzetti.
"AİLEME DAİR ANLATTIKLARIM KURMACADIR"
Sosyal medyada ailesine yönelik yapılan "ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor" şeklindeki yorumlara yanıt veren Göktaş, gösterilerinde anne ve babası hakkında anlattığı çatışmaların tamamen mizahi amaçlı birer kurmaca olduğunu açıkladı. Ailesinin her zaman kendisine destek olduğunu belirten komedyen, anne ve babasına yönelik sevgi ve teşekkürlerini iletti. Göktaş, “Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.” İfadelerini kullandı.
"KORKUM SIKINTIMIN GERİSİNDE KALDI"
Politik mizah yaparken sürekli yanlış anlaşılma kaygısı gütmekten yorulduğunu ve bu sıkıntının korkusunu aştığını belirten Göktaş, mektubunu şu sözlerle tamamladı:
"Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.”
NE OLMUŞTU?
Deniz Göktaş, dijital medyada yayımlanan gösterisinin ardından hedef gösterilmiş ve ardından başlatılan soruşturma kapsamında yurt dışından döndüğü esnada İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen komedyen, "Cumhurbaşkanı’na hakaret" ile "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" iddialarıyla tutuklanarak önce Metris Cezaevi’ne, daha sonra ise Tekirdağ Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmişti.