Avrupa Birliği’nin Berlinli gazeteci Hüseyin Doğru’ya yönelik yaptırım kararı tartışılmaya devam ediyor. İmzacılar tarafından yapılan açıklamada, Doğru’ya uygulanan yaptırımların derhal kaldırılması çağrısında bulunularak kararın basın özgürlüğüne, demokrasiye ve hukuk devletine yönelik ağır bir müdahale olduğu belirtildi.
Açıklamada, red.media’nın kurucusu olan Berlinli gazeteci Hüseyin Doğru’nun Mayıs 2025’te Avrupa Birliği tarafından yaptırım listesine alındığı hatırlatıldı. Doğru’nun herhangi bir suç işlemediği ve yürürlükteki hukuku ihlal etmediği belirtilen açıklamada, yaptırım kararının Filistin’e ilişkin haberleri ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle alındığı ifade edildi.
AB ve Alman hükümetinin, Doğru’yu gazetecilik çalışmaları yoluyla “etnik, siyasi ve dini gerilimleri körüklemek” ve “terörist söylemleri teşvik etmekle” suçladığı belirtilen açıklamada, yaptırım kararının yalnızca gazetecilik faaliyetlerine dayandırıldığı ifade edildi.
Açıklamada, Avrupa Birliği tarafından dış tehditlere karşı oluşturulan yaptırım mekanizmalarının ilk kez AB sınırları içinde yaşayan bir gazeteciye karşı kullanıldığına dikkat çekilerek bunun basın özgürlüğü açısından tehlikeli bir emsal oluşturduğu açıklandı.
İmzacılar, yaptırımların yalnızca Doğru’yu değil ailesini de etkilediğini belirtti. Açıklamada, banka hesaplarının dondurulması, seyahat kısıtlamaları ve mesleki faaliyetlerin engellenmesi gibi sonuçların yanı sıra aile bireylerinin de ekonomik ve sosyal açıdan ağır mağduriyet yaşadığı ifade edildi.
Yaptırımların Alman Anayasası ile Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nda güvence altına alınan ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, meslek özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı gibi temel haklarla çeliştiği ileri sürüldü.
Açıklamada Alman Federal Hükümeti ve Berlin Senatosu’na, Hüseyin Doğru ve ailesinin temel haklarının korunması ve yaptırımların kaldırılması için Avrupa Birliği nezdinde girişimde bulunulması çağrısı yapıldı. Avrupa Birliği’nden ise Doğru ve diğer gazetecilere yönelik yaptırımların kaldırılması, yaptırım süreçlerinin bağımsız biçimde incelenmesi ve kararların dayanağı olan kanıtların kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.
Ayrıca Amnesty International, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Human Rights Watch ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu gibi uluslararası kuruluşlara da konuya ilişkin açık tutum alma ve gazeteci Hüseyin Doğru’ya destek verme çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Gazetecilik bir güvenlik riski değildir. Sansür bir güvenlik politikası değildir. Basın özgürlüğünü cezalandıranlar demokrasiye ve hukuk devletine saldırır” ifadeleriyle sona erdi.