Ana içeriğe geç

ABD, İsrail-İran Savaşı'nda 100 günün küresel ekonomi ve ticarete faturası ağır oldu

ABD, İsrail-İran Savaşı'nın üzerinden geçen 100 günde Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların petrol, doğal gaz ve gübre arzını sekteye uğratması nedeniyle küresel ekonomi ve ticarette büyümenin bu yıl belirgin şekilde yavaşlayacağı öngörülüyor.

ABD, İsrail-İran Savaşı'nda 100 günün küresel ekonomi ve ticarete faturası ağır oldu
Ensonhaber
16

ABD, İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından insani kayıpların yanı sıra küresel ekonomi için de büyük zorluklar oluştu.

İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğini büyük ölçüde durdurdu.

"SAVAŞ, TARİHTEKİ EN BÜYÜK ENERJİ KRİZİNE YOL AÇTI"

Bu nedenle küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yüzde 20'si, gübre ticaretinin yüzde 30'u, üre arzının yaklaşık yüzde 40'ı, kükürt arzının yüzde 50'si ve fosfat tedarikinin yüzde 30'u bu aksaklıktan etkilendi.

7 Haziran'da savaşın 100'üncü gününe girilirken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol'a göre özellikle petrol ve petrol ürünlerindeki arz şoku, 'tarihteki en büyük enerji krizine' yol açtı.

PETROL ÜRETİCİLERİ GÜNLÜK 14,4 MİLYON VARİL KAYBETTİ

IEA verilerine göre, dünyanın günlük petrol tüketimi nisanda 104 milyon varil seviyesinde gerçekleşti ancak petrol arzı 95,1 milyon varilde kaldı.

Hürmüz Boğazı'nda akışın durma noktasına gelmesiyle Körfez'deki petrol üreticilerinin savaş öncesine göre günlük kaybı 14,4 milyon varile ulaştı.

BRENT PETROLÜN VARİL FİYATI YÜKSEK SEYREDİYOR

Arz sıkışıklığı nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı halihazırda savaş öncesi seviyenin yüzde 30, Avrupa gaz fiyatları ise yüzde 50 üzerinde seyrediyor.

Dünya Deniz Taşımacılığı Konseyi verilerine göre, gemi yakıt maliyetleri de bu dönemde yüzde 59 artış gösterdi.

Küresel taşımacılık ağındaki aksaklıklar ve yükselen yakıt maliyetleri, tedarik zinciri üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor.

YÜKSEK ENFLASYON BEKLENTİSİ DE GÜÇLENDİ

Fiyatlardaki ani artış, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin mahsur kalması nedeniyle küresel filonun daralması ve nakliye maliyetlerinin yükselmesi ve birçok ülkenin ihracat ve ithalat dengesinin bozulması, daha yüksek enflasyon beklentilerini güçlendirdi.

Arz kısıtına bağlı olarak tüketim zayıflaması ve şirketlerin de girdi maliyetlerini artırması, küresel ekonomi ve ticarete yönelik büyüme tahminlerin de aşağı yönlü keskin revizyonlara neden oldu.

BÜYÜMEDE EN AZ 700 MİLYAR DOLARLIK POTANSİYEL KAYIP

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Ekonomik Görünüm Raporu'ndan derlenen bilgilere göre, savaşa ilişkin gelişmeler ve savaşın süresi, küresel ekonomik büyüme için belirleyici olacak.

Savaşın nispeten kısa sürmesi halinde küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e düşeceği ve 2027'de yeniden yüzde 3,1 seviyesine yükseleceği öngörülüyor.

Dünya ekonomisinin halihazırda yaklaşık 118 trilyon dolar büyüklüğünde olduğu dikkate alındığında, büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor.

Ancak savaş ve ticaret akışındaki aksaklıkların daha uzun sürmesi halinde dünya ekonomisindeki büyüme bu yıl yüzde 2,1 ve 2027'de yüzde 1,8 seviyesine kadar zayıflayabilir.

PETROL STOKLARI GELECEK 2 AYDA DAHA FAZLA AZALABİLİR

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise savaşın tetiklediği petrol krizi nedeniyle bu yıla ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminini 0,2 puan aşağı çekerek yüzde 2,4'e indirdi.

Ancak petrol şokunun küresel ekonomik aktivite üzerindeki etkisi, yapay zekayla bağlantılı teknoloji yatırımlarındaki beklenenden güçlü ivme sayesinde kısmen dengeleniyor.

Bu durum da dünya ticaretindeki büyümeyi ve Asya ülkelerinin ihracatını destekliyor.

Fitch Ratings, ticaretin 14 haftadır durma noktasında olduğu Hürmüz Boğazı'nın temmuza kadar yeniden açılmayacağını öngörüyor.

Boğazdan akışın kısa sürede normale dönemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, petrol piyasalarının gelecek 2 ayda stokların azalması nedeniyle daha da sıkılaşması bekleniyor.

TİCARET BÜYÜMESİNDE YAVAŞLAMA

OECD, küresel ticaretteki büyümenin de 2025'teki yüzde 5 seviyesinden bu yıl yüzde 3,1'e ve 2027'de yüzde 2,9'a düşeceğini öngörüyor.

Bu yıl özellikle Körfez ekonomileriyle yapılan ticaretteki keskin düşüşün yanı sıra artan enerji ve taşımacılık maliyetlerinin etkisiyle ticaretteki toplam büyümenin yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde zayıflaması bekleniyor.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, 2025'te yüzde 4,6 büyüyen küresel ticarette bu oranın bu yıl yüzde 1,9'a ve 2027'de yüzde 2,6'ya düşeceği tahmin ediliyor.

Enerji şokunun etkisi ağır olmasına rağmen yapay zekayla bağlantılı ürünlerdeki güçlü talep artışı zayıflamayı kısmen dengeliyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,6 seviyesine yavaşlayacağını tahmin ederken, dünya ekonomisinin daha kırılgan bir döneme ilerlediği uyarısında bulundu.

GELİŞMEKTE OLAN PETROL İTHALATÇISI ÜLKELERE 20 MİLYAR DOLAR EK FATURA

UNCTAD'a göre, özellikle petrol ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeler için ekonomik zorluklar giderek ağırlaşıyor.

Ekonomik zorluklar karşısında kırılgan durumda olan 75 ülkeden 65'i net petrol ithalatçısı ve bu ülkelerde bir milyar insan bulunuyor.

Bu nüfusun yüzde 30'undan fazlası günlük 3 doların altında bir gelirle yaşıyor.

Ancak mevcut ithalat seviyeleri dikkate alındığında, petrol fiyatındaki artışın ithal yakıta bağımlı bu ekonomilerin yıllık ithalat faturalarına 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler