İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 24 TV canlı yayınında bakanlığın çalışmaları ve 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamındaki uygulamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Çiftçi, zirve sürecinde yapılan yoğun gözaltılara ilişkin yöneltilen "Arananlar mıydı onlar?" sorusuna karşılık, şu cevabı verdi.
"Güvenlik tedbirlerini artırınca mesela bizim hapis cezası alıp da aranan şahıslar vardı, sahada aradığımız kişiler vardı. Biz ifadeye gelmemekten dolayı mahkeme, savcılık ifadeye çağırmış, gelmemiş ve hakkında hapis cezası var, yakalanamamış bir türlü. Ankara'nın giriş çıkışlarında yapmış olduğumuz veya diğer birinci, ikinci, üçüncü kuşak illerde yapmış olduğumuz bu çalışmalarda 4 bin 412 şahsı da yakalamış olduk. Zirvenin bize böyle bir faydası daha oldu."
"HAYATIN OLAĞAN AKIŞININ SEKTEYE UĞRADIĞI OLDU"
Türkiye genelinde alınan güvenlik önlemlerinde 56 bin polisin ve jandarmanın sahada görev yaptığını aktaran Çiftçi, aylar öncesinden başlayan hazırlık sürecini kendi ifadeleriyle şöyle özetledi:
"Güvenlik tedbirlerimizde Ankara'yı merkeze alan, Ankara'nın çevresindeki illeri 1. kuşak iller olarak kabul ettik, onu çevreleyen illeri ve liman şehirlerimizi 2. kuşak olarak, sınır illerimizi ise 3. kuşak iller olarak belirledik. Bir ay öncesinden istihbarat ekiplerimiz, siber suçlarla mücadele ekiplerimiz, terörle mücadele ekiplerimiz çalışmalarına başladı. 15 gün kala farklı bir faza geçtik, tedbirlerimizi daha da artırdık. Son 72 saatte tedbirlerimiz zaten zirve yaptı. Bütün riskleri, olabilecek hadiseleri gözden geçirdik. Bakanlıklarda çalışan görevliler idareye izinli olarak kabul edildi.
Trafiği de bir anlamda seyrelttik. Vatandaşlarımız da bundan minimum derecede zarar görsünler diye. Bütün bu tedbirlerin neticesinde herhangi bir sorun olmadan zirveyi kazasız belasız atlattık. Ben Ankaralılara da teşekkür ediyorum. Çünkü hayatın olağan akışının bazen sekteye uğradığı da oldu, kapattığımız yollar oldu. Bundan dolayı da Ankaralıların da hoşgörüsüne sığınıyoruz."

"TEDBİRLERİ ABARTMADIK"
"Tedbirler abartıldı mı?" sorusuna da yanıt veren Çiftçi, alınan önlemleri 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi ve Hollanda'daki uygulamalarla kıyaslayarak şu ifadeleri kullandı:
"Tedbirleri abartmadık. Alınması gerektiği kadarıyla tedbir aldık. Çünkü biz daha önce NATO zirvelerini de başka ülkelerde yapılan NATO zirvelerini de inceledik. Ülkemizde biliyorsunuz 2004 yılında İstanbul'da bir NATO Zirvesi yapılmıştı. 22 yıl sonra bu kez Ankara'da zirve yapıldı. 36. NATO Zirvesi yapıldı. Örneğin geçen sene NATO Zirvesi Hollanda'da yapılmıştı. Hollanda'da yapılan NATO Zirvesi'nde 38 bin polis görev almıştı. Bizim ülkemiz coğrafi olarak Hollanda'dan daha büyük. Sınır illerimiz var.
Sınır illerimizde Suriye'deki durumu biliyorsunuz. Ukrayna-Rusya Savaşı dolayısıyla sınırlarımızdaki durum malum. Onun için abartmadık, alınması gerektiği kadarıyla tedbir aldık. Böyle önemli bir zirvede, dünyanın bütün gözlerinin olduğu, basın ordusunun takip ettiği zirvede en küçük hadise ülkemizin güvenli ülke imajını da olumsuz yönde etkileyebilirdi. Dolayısıyla böyle bir şeye mahal vermemek için abartmadan üzerimize düştüğü kadar tedbir aldık. Onda da başarılı olduğumuzu görüyorum."
SOKAK HAYVANLARI İÇİN NATO YANITI: GELENLER ZATEN ARABAYLA GİDİYOR
Ankara'da sahipsiz sokak hayvanlarının toplanmasının NATO Zirvesi'ne yönelik olduğu eleştirilerini reddeden Çiftçi; çalışmaların 15 Mart 2025 tarihinde başlatılan program kapsamında yürütüldüğünü, 51 ilde çalışmaların daha önce, Ankara'da ise zirve öncesinde tamamlandığını ifade etti. Çiftçi, konuyu şu sözlerle açıkladı:
"'NATO'nun gelen misafirleri acaba bizim vatandaşımızdan daha mı kıymetli? Bu hayvanlar onların paçasına mı dolanacaktı' diye eleştiriler de oldu. Zaten gelenler arabayla geliyor, arabayla gidiyor. Sahipsiz sokak hayvanlarının onlara verebileceği bir zararı yok. Bu tamamen kendi vatandaşımızın güvenliğine yönelik olarak, sokakların daha güvenli hale gelmesi için tamamen kendi çalışmamız. NATO Zirvesi ile bu işin uzaktan yakından alakası yok.
Şu anda tüm Türkiye'de sokak hayvanlarının yüzde 88'i toplanmış durumda. Yüzde 12'lik bir oran var hedefimizde. Bu senenin sonuna kadar bütün sokak hayvanlarını toplamak, sokaklarımızı daha güvenli hale getirmek, çocuklarımız rahatlıkla parka gitsinler, yaşlılarımız camiye gitsinler, kadınlarımız sokaklarda rahatlıkla dolaşabilsin diye sene sonuna kadar bu problemi de çözmüş olacağız. Hayvanları da barınaklara almak suretiyle onların orada beslenmelerini, tedavilerini yapıyoruz, sahiplendirmelerini yapıyoruz. Onları da güvenli ortamlarda tutuyoruz. Hem insanımızın güvenliği hem de hayvan refahı için bulunmuş en güzel çözümlerden birisi."