ABD ile İran arasında günlerdir devam eden savaşta tansiyon yeniden yükseldi. ABD ordusu, gece boyunca İran'ın kıyı kesimlerinde çok sayıda noktaya hava saldırısı düzenledi. Operasyonların, üç ABD askerinin hayatını kaybettiği saldırının ardından belirgin şekilde yoğunlaştırıldığı bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada İran'ın her Amerikan askerinin ölümünün "çok daha ağır bir bedelle karşılık bulacağını" belirterek ordusuna saldırıları artırma talimatı verdiğini duyurdu. Bu açıklamanın ardından düzenlenen operasyonlarda yalnızca askerî hedeflerin değil, sanayi bölgeleri ile sivil altyapının da vurulduğu öne sürüldü.
İRAN'DAN KÖRFEZ'E MİSİLLEME

Tahran yönetimi ise saldırılara kısa sürede karşılık verdi. İran'ın özellikle Kuveyt ve Bahreyn'deki hedefleri vurduğu, Kuveyt'te bulunan üç ABD askerî üssünün füze saldırılarının hedefi olduğu aktarıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin Darhovin Nükleer Santrali'ne yönelik saldırısına misilleme olarak "Nasr 2" operasyonunun 24. dalgasını başlattığını açıkladı. Yapılan açıklamada, Bahreyn'deki Amazon'a ait veri merkezinin birkaç seyir füzesiyle vurulduğu ve tesiste ciddi hasar oluştuğu iddia edilirken, saldırılara ilişkin ayrıntılı bilgilerin daha sonra paylaşılacağı belirtildi. Devrim Muhafızları ayrıca Ürdün'de ABD askerlerinin bulunduğu bir yerleşkeye de saldırı düzenlediklerini ve çok sayıda Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini öne sürdü.
Ordu, çatışmalar sürdüğü sürece Körfez'deki hedeflere yönelik operasyonların devam edeceğini açıklarken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ülkesinin artık "tam kapsamlı bir savaş" yürüttüğünü söyledi.
İRAN'DA İLETİŞİM KOPTU
İran İletişim Bakanı, ABD'nin saldırıları nedeniyle Güney İran'daki fiber optik altyapının hasar görmesi sonucu, ana kara İran ile Hark ve Keşm adaları arasındaki iletişimin defalarca kesildiğini belirtti. Yetkililer, onarımlar devam ederken geçici olarak radyo ve uydu bağlantılarına geçti.
DİPLOMASİ TEMASLARI SÜRÜYOR
Sahadaki çatışmalar sürmesine rağmen diplomatik temasların tamamen kesilmediği belirtildi. ABD'li yetkililer, Washington ile Tahran arasında çeşitli kanallar üzerinden görüşmelerin devam ettiğini savunurken, önümüzdeki günlerde savaşın seyrini belirleyecek iki temel seçeneğin masada bulunduğunu ifade etti.
İlk senaryo, Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılmasını hedefleyen 10 günlük ateşkes planının kabul edilmesi. İkinci senaryo ise İran yönetimini geri adım atmaya zorlayacak geniş çaplı ortak askerî operasyonun başlatılması.
Trump'ın henüz nihai kararını vermediği belirtilirken, ABD yönetiminden yapılan değerlendirmelerde mevcut çatışma tablosunun uzun süre sürdürülebilir olmadığı ve birkaç gün içinde kritik kararların alınabileceği ifade edildi.
İRAN TEKLİFLERİ DOĞRULADI

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, çeşitli arabulucular aracılığıyla iletilen ateşkes önerilerinin Tahran'a ulaştığını doğruladı. Ancak tekliflerin ayrıntılarını paylaşmayan Bekayi, İran ordusunun ABD saldırılarına güçlü karşılık vermeyi sürdüreceğini vurguladı.
ARABULUCULAR DEVREDE
Katar, Mısır ve Pakistan'ın öncülüğünde hazırlanan yeni diplomatik girişim, taraflara 10 günlük ateşkes öneriyor. Plan kapsamında çatışmaların durdurulması, Hürmüz Boğazı'nda Umman ve İran karasularını kapsayan deniz ulaşımının yeniden güvenli hale getirilmesi ve daha önce üzerinde çalışılan mutabakatın kurtarılması amaçlanıyor.
ABD'li yetkililer, Trump yönetiminin öneriyi değerlendirdiğini ve İsrail'den diplomatik süreci sekteye uğratabilecek adımlardan kaçınmasının istendiğini belirtti.
Arabulucu ülkelerden bir yetkili ise Washington ve Tahran'a gerilimi düşürecek bir "sükûnet dönemi" önerdiklerini belirterek misilleme zincirinin durdurulmasının hedeflendiğini söyledi.
KARA HAREKÂTI MI GELİYOR?
Diplomatik girişimlere rağmen Pentagon'un askerî hazırlıklarını sürdürdüğü belirtildi. ABD'nin bölgeye çok sayıda savaş uçağı ile havada yakıt ikmal uçağı gönderdiği, olası bir operasyon için hazırlık yaptığı ifade edildi.
Bu süreçte İsrail istihbaratı, İran'ın Kazma Dağı'nın yüzlerce metre altında bulunan tesiste nükleer faaliyetlerini sürdürdüğünü ve uranyum zenginleştirme çalışmalarında kullanılan santrifüjlerin bu tesise taşındığını öne sürdü.
The Wall Street Journal'ın haberine göre Trump yönetimi, söz konusu tesisi ele geçirmek amacıyla kara harekâtı seçeneğini de değerlendiriyor. İsrail ordusunun olası geniş kapsamlı operasyon ihtimaline karşı yüksek alarm seviyesinde beklediği ve Washington'u daha kapsamlı bir askerî müdahaleye ikna etmeye çalıştığı da belirtiliyor.
YEMEN'DEN DENİZ ABLUKASI

Krizin bölgesel boyutu da büyümeye devam ediyor. Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan limanlarına yönelik deniz ablukası ilan ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olası yeni saldırılara sert karşılık verileceğini açıkladı. Bu gelişmeler, çatışmanın Kızıldeniz'den tüm Körfez hattına yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Gerilimin küresel piyasalara etkisi de hissedilmeye başladı. Petrol fiyatları varil başına 90 doların üzerine çıkarken, ABD'de yükselen akaryakıt fiyatlarının savaş politikalarına yönelik iç kamuoyu baskısını artırdığı belirtildi.