Ana içeriğe geç

Ekonomiye ağır fatura! ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 100 gün geride kaldı

Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesi sebebiyle yaşanan petrol şoku, LNG ve gübre tedarikindeki arz kısıtları ekonomi ve ticaretteki büyümeyi baskılarken, küresel ekonomik büyümenin 2025’teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor. Petrol fiyatındaki artışın ithal yakıta bağımlı ekonomilerin yıllık ithalat faturalarına 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.

Ekonomiye ağır fatura! ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 100 gün geride kaldı
Türkiye Gazetesi
16

Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesi sebebiyle yaşanan petrol şoku, LNG ve gübre tedarikindeki arz kısıtları ekonomi ve ticaretteki büyümeyi baskılarken, küresel ekonomik büyümenin 2025’teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor. Petrol fiyatındaki artışın ithal yakıta bağımlı ekonomilerin yıllık ithalat faturalarına 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.

ABD/İsrail-İran Savaşı’nın 28 Şubat’ta başlamasının ardından insani kayıpların yanı sıra küresel ekonomi için de büyük zorluklar oluştu. İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi trafiğini büyük ölçüde durdurması sebebiyle küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yüzde 20’si, gübre ticaretinin yüzde 30’u, üre arzının yaklaşık yüzde 40’ı, kükürt arzının yüzde 50’si ve fosfat tedarikinin yüzde 30’u bu aksaklıktan etkilendi.

7 Haziran’da savaşın 100’üncü gününe girilirken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’a göre özellikle petrol ve petrol ürünlerindeki arz şoku, ‘tarihteki en büyük enerji krizine’ yol açtı. IEA verilerine göre, dünyanın günlük petrol tüketimi nisanda 104 milyon varil seviyesinde gerçekleşti ancak petrol arzı 95,1 milyon varilde kaldı. Hürmüz Boğazı’nda akışın durma noktasına gelmesiyle Körfez’deki petrol üreticilerinin savaş öncesine göre günlük kaybı 14,4 milyon varile ulaştı.

Arz sıkışıklığı nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı savaş öncesi seviyenin yaklaşık yüzde 30, Avrupa gaz fiyatları ise yüzde 50 üzerinde seyrediyor. Dünya Deniz Taşımacılığı Konseyi verilerine göre, gemi yakıt maliyetleri de bu dönemde yüzde 59 artış gösterdi. Fiyatlardaki ani artış, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin mahsur kalması nedeniyle küresel filonun daralması ve nakliye maliyetlerinin yükselmesi ve birçok ülkenin ihracat ve ithalat dengesinin bozulması, daha yüksek enflasyon beklentilerini güçlendirdi. Arz kısıtına bağlı olarak tüketimin zayıflaması ve şirketlerin de girdi maliyetlerini artırması, küresel ekonomi ve ticarete yönelik büyüme tahminlerin de aşağı yönlü keskin revizyonlara neden oldu.

BÜYÜMEDE 700 MİLYAR $’LIK KAYIP

Savaşın nispeten kısa sürmesi hâlinde küresel ekonomik büyümenin 2025’teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8’e düşeceği ve 2027’de yeniden yüzde 3,1 seviyesine yükseleceği öngörülüyor. Dünya ekonomisinin hâlihazırda yaklaşık 118 trilyon dolar büyüklüğünde olduğu dikkate alındığında, büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor. Ancak savaş ve ticaret akışındaki aksaklıkların daha uzun sürmesi hâlinde dünya ekonomisindeki büyüme bu yıl yüzde 2,1’e 2027’de yüzde 1,8’e kadar zayıflayabilir.

PETROL STOKLARI AZALIYOR

Fitch Ratings, ticaretin 14 haftadır durma noktasında olduğu Hürmüz Boğazı’nın temmuza kadar yeniden açılmayacağını öngörüyor. Boğazdan akışın kısa sürede normale dönemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, petrol piyasalarının gelecek 2 ayda stokların azalması nedeniyle daha da sıkılaşması bekleniyor. OECD, küresel ticaretteki büyümenin de 2025’teki yüzde 5 seviyesinden bu yıl yüzde 3,1’e ve 2027’de yüzde 2,9’a düşeceğini öngörüyor. Enerji şokunun etkisi ağır olmasına rağmen yapay zekâyla bağlantılı ürünlerdeki güçlü talep artışı zayıflamayı kısmen dengeliyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,6 seviyesine yavaşlayacağını tahmin ediyor. UNCTAD’a göre, özellikle petrol ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeler için ekonomik zorluklar giderek ağırlaşıyor. Kırılgan durumda olan 75 ülkeden 65’i net petrol ithalatçısı ve bu ülkelerde 1 milyar insan bulunuyor. Bu nüfusun yüzde 30’undan fazlası günlük 3 doların altında bir gelirle yaşıyor. Ancak mevcut ithalat seviyeleri dikkate alındığında, petrol fiyatındaki artışın ithal yakıta bağımlı bu ekonomilerin yıllık ithalat faturalarına 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.

Brent petrolün varil fiyatı, 100 günlük süreçte arz endişeleri ve diplomasi beklentileriyle 75 ile 126 dolar arasında sert dalgalanmalar yaşadı. Brent petrolün vadeli varil fiyatı, taraflar arasında anlaşma sağlanacağına ilişkin iyimserliğin korunmasıyla 27 Mayıs'tan bu yana yeniden 100 doların altındaki seviyelerde yön arayışına girdi. Brent petrolün varil fiyatı bu haftanın son işlem günü olan 5 Haziran'daki 93,09 dolarlık kapanış seviyesiyle saldırı öncesine kıyasla yüzde 28,4'lük artış kaydetti.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından emtia piyasasında sert dalgalanmalar görülürken, bu dalgalanmalardan en fazla değerli metal fiyatları olumsuz etkilendi. Bu yılın ilk ayında rekor kıran altın, gümüş ve platin fiyatlarında savaşın başlamasıyla ibre tersine dönerken, paladyum da bu düşüş eğiliminden nasibini aldı. Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişeler ve bu endişelerin ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik "şahin" beklentileri artırması değerli metal fiyatlarındaki sert düşüşün en önemli nedeni olarak öne çıktı.

Bu yıla 4.313 dolardan başlayan altının onsu ocak ayında 5.600 doları test ederek rekor kırdı. Orta Doğu'da yaşanan söz konusu gelişmelerle değer kaybetmeye başlayan altının onsu martta 4.099 dolara kadar gerilese de bu ayı 4.667 dolardan bitirdi. Altının onsu 5 Haziran'da 4.328,6 dolardan kapanarak savaş öncesine kıyasla yüzde 17,8 değer kaybetti. Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu ise ocak ayında 121,7 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Gümüşün onsu haftanın son işlem günü olan 5 Haziran'ı 67,9 dolardan tamamlayarak savaş öncesine kıyasla yüzde 27,6 değer kaybetti. Yıla 2.054 dolardan başlayan platinin onsu ise küresel arza yönelik devam eden sıkıntılarla ocak ayında 2.923,3 dolarla rekor kırdı. Platin, 5 Haziran itibarıyla 27 Şubat kapanışına kıyasla yüzde 24,8 düşüşle 1.779 dolara geriledi.

Yıla 1.603 dolardan başlayan paladyumun onsuise şubat ayında yüzde 4,4 yükselişle 1.788,7 dolara çıktı. Paladyumun onsu, ABD/İsrail-Iran Savaşı öncesine kıyasla yüzde 31,1 değer kaybederek 1.232,3 dolara indi. Kripto para piyasalarında satış baskısı derinleşirken, Bitcoin yaklaşık iki yıl aradan sonra kritik 60 bin dolar seviyesinin altına geriledi. Lider kripto para birimi 59 bin 110 doları görerek Ekim 2024'ten bu yana en düşük seviyesine indi. Bitcoin daha sonra tekrar 62 bin doların üzerine yükseldi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler