HABER MERKEZİ - Survivor yarışmasına katıldıktan sonra adını geniş kitlelere duyuran fenomen Sahra Işık ve İdris Aybirdi 2019 yılında evlenmişti. Çift, evliliklerinden bir süre sonra ilişkisinden sorunlar yaşamış ve evlilik terapistine gitmişti.
Seansların ardından evliliklerine bir şans daha veren ikili, barıştıklarını açıklamıştı. İkili daha sonra bebek beklediklerinin müjdesini vermişti. Sahra Işık ve iş insanı İdris Aybirdi, merakla bekledikleri ilk bebekleri Pamir'e 12 Haziran 2025 günü sağlıklı bir şekilde kavuşmuştu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Sahra Işık, eşi İdris Aybirdi ile boşandıklarını duyurdu. Işık yaptığı açıklamada; "Birlikte aldığımız ortak kararla evliliğimizi sevgi ve saygı çerçevesinde sonlandırdık. Hayatımızdaki en kıymetli bağ olan 11 aylık bebeğimizin huzuru ve mutluluğu her zaman önceliğimiz olmaya devam edecektir. Bu süreçte göstereceğiniz anlayış ve hassasiyet için teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı.
SAHRA IŞIK'TAN SERAY KAYA İDDİASI
Sahra Işık eski kocasının kendisini Kızılcık Şerbeti oyuncularından biriyle aldattığını iddia etmişti. Bu kişinin Seray Kaya olduğu iddiası ise sosyal medyada hızla yayılmıştı. Kaya, çıkan haberlerle ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
İDRİS AYBİRDİ'DEN AÇIKLAMA
Işık'ın çok konuşan iddiaların ardından boşandığı eski eşi İdris Aybirdi, sosyal medya hesabından ilk açıklamasını yaptı.
Seray Kaya ile haklarında çıkan iddiaları kesin bir dille yalanlayan Aybirdi, mesajında şu ifadeleri kullandı:
''Son günlerde hakkımda yapılan yorumlar ve ortaya atılan iddialar nedeniyle kısa bir açıklama yapma gereği duydum. Öncelikle belirtmek isterim ki; karşı tarafla olan evliliğimiz, karşılıklı saygı ve anlayış çerçevesinde sona ermiştir. Nitekim boşanma sürecinin ardından kendisinin de kamuoyuyla paylaştığı "saygı ve sevgi çerçevesinde boşandık" açıklaması, bu durumun en açık göstergesidir. Evlilik birliğimiz süresince, sürece dahil edilmeye çalışılan kişi ile iddia edilen tarihlerde bir tanışmamız ya da birlikteliğimiz başlamamıştır. Gerçek dışı tarih ve yorumlarla farklı bir algı oluşturulmasını kabul etmiyor, özel hayatımıza ilişkin gerçekleşen durumlara üçüncü kişilerin haksız şekilde bu sürece dahil edilmesini doğru bulmuyorum. Beni tanıyan herkes bu konudaki duruşumu ve hassasiyetimi bilmektedir. Bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettim. Bunun en önemli nedeni oğlumun bu süreçten mümkün olduğunca az etkilenmesini istemem. Bir baba olarak önceliğim her zaman onun huzuru ve mutluluğu olacaktır. Elbette oğlumla ilgili maddi ve manevi sorumluluklarımı yerine getiriyorum, getirmeye de devam edeceğim. Özel hayatıma, aileme ve yakın çevreme yönelik asılsız iddiaların son bulmasını temenni ediyorum. Bazı meselelerin mahkeme salonlarında ya da sosyal medyada değil, daha sağduyulu bir zeminde ele alınması gerektiğine inanıyorum. Herkesten bu süreçte daha ölçülü ve hassas davranmasını rica ediyorum''