Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma" üzerine partisi ve Cumhur İttifakı adına tam destek beyanında bulundu.
MHP'li Karakoç, Hürmüz Boğazı'ndan Kızıldeniz'e kadar tüm lojistik hatların jeopolitik baskı altında olduğu bir dönemde, bu anlaşmanın sıradan bir finansal protokol değil, Türkiye'nin geleceğe dönük en stratejik hamlelerinden biri olduğunu ifade etti.
Bu anlaşma; küresel enerji düzeninin ve uluslararası siyasi sistemin şiddetli depremlerle aylardır sarsıldığı, tedarik zincirlerinin kırılganlaştığı, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere lojistik koridorların akıbetinin puslandığı; Körfez’den Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’den Kızıldeniz’e kadar bütün geçiş hatlarının bombalar, diplomatik masalar ve siyasi gerilimlerle jeopolitik baskı altına alındığı bir dönemde Türkiye’nin geleceğe dönük hamlelerinden biridir.
3 Şubat 2026 tarihinde Riyad'da imzalanan uluslararası anlaşmanın teknik detaylarını Genel Kurul ile paylaşan MHP'li Karakoç, proje kapsamında Türkiye'de toplam 5.000 megavatlık güneş ve rüzgâr enerjisi kurulu gücüne ulaşılmasının hedeflendiğini belirtti. Yatırımın ilk aşamasına dair takvimi de açıklayan MHP'li Karakoç, şu bilgileri verdi:
3 Şubat 2026 tarihinde Riyad’da imzalanan bu uluslararası anlaşma ile ülkemizde toplam 5.000 megavat kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgâr enerjisi projelerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. İlk safhada Sivas ve Karaman-Taşeli hattında 1000’er megavatlık iki büyük güneş enerjisi santralinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır.
Anadolu’nun güneşini milli ekonomiye katan, doğal ışık kaynağımızı üretime kazandıran bu hamle; cennet vatanımızın imkanlarını Türk milletinin refahına bağlama kararlılığıdır. Anlaşmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, söz konusu projelerin dış finansman yoluyla gerçekleştirilecek olmasıdır.
Bu tablo, Türkiye’yi tüm yönlerden saran savaş, istikrarsızlık ve kriz bulutlarının; ülkemizi hedef alan kara propaganda ve ekonomik saldırıların ortasında dahi yatırım yapılabilir bir ülke olduğumuzun simgesidir. Türkiye’ye güvenen sermayenin devletimizin istikrarına, hukukuna, altyapısına ve gelecek vizyonuna olan inancına ayna tutmaktadır.
Bu güven ikliminin oluşmasında Milliyetçi Hareket Partisi olarak bileşenlerinden biri olduğumuz Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu siyasi istikamet ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar’ın üstün gayretleri ve rehberliğiyle yön kazanan Bakanlığımızın çalışkan, sonuç odaklı, sahayı çok iyi tanıyan yaklaşımı belirleyici olmuştur.
Bakanlığımız, Karadeniz gazından derin deniz sondaj filomuza, yenilenebilir enerji yol haritasından nükleer enerji çalışmalarına, maden politikalarından uluslararası enerji diplomasisine kadar geniş bir alanda Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık hedefine hizmet eden bir çalışma disiplini ortaya koymaktadır.
"ENERJİDE BAĞIMSIZLIK, TÜRKİYE’NİN KIZIL ELMASIDIR"
Konuşmasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın diplomasideki ve sahadaki üstün gayretlerine teşekkür eden MHP'li Karakoç, Türkiye'nin derin deniz sondaj filosuna da vurgu yaptı. "Bugün Çağrı Bey ve Yıldırım gibi sondaj gemilerimizin mavi sularda Türk adını taşıması, Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretim iradesi ve Somali'den Karadeniz'e uzanan faaliyetler kararlılığımızın göstergesidir" diyen Karakoç, sözlerini şu şekilde tamamladı:
Küresel enerji piyasalarının ateş çemberinden geçtiği, Hürmüz’den Kızıldeniz’e uzanan hatlarda her gün yeni bir riskin belirdiği, fiyat dalgalanmalarının bütün ülkeleri sınadığı zor zamanlarda; hamdolsun, uygulanan dengeli, dirayetli ve millet odaklı politikalarla vatandaşımıza ağır bir enerji sıkıntısı yaşatılmamıştır.
Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır.
Bu Kızıl Elma’ya yürürken Karadeniz’de gaz, Gabar’da petrol, Akkuyu’da nükleer, Anadolu’da güneş, Ege’de ve Marmara’da rüzgâr, Mavi Vatan’da sondaj, doğu sınırımızda Turan koridoru olarak aynı büyük hedefe hizmet etmektedir.
BU HEDEF; GÜÇLÜ, MÜREFFEH VE HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE’DİR.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak, yenilenebilir enerji kapasitesini büyütecek, arz güvenliğini kuvvetlendirecek, uluslararası iş birliklerini milli menfaat temelinde çeşitlendirecek her doğru adımın yanındayız. Bugünkü kanun teklifini de bu anlayışla değerlendiriyoruz.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar başta olmak üzere bu sürece emek veren tüm milletvekili meslektaşlarım ve kıymetli bürokratlarımıza teşekkür ediyor; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti arasında imzalanan Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetler arası Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasını desteklediğimizi ifade ediyorum.