Ana içeriğe geç

Hürmüz Boğazı’nda mayın endişesi: Alternatif güzergâhlar ve güvenlik riskleri gündemde

ABD ile İran arasında mutabakat zaptına rağmen karşılıklı saldırılar sürerken, gözlerin çevrildiği Hürmüz Boğazı'nda da mayın tehdidi nedeniyle normale dönüşün aylar sürebileceği belirtildi. NYK Line’ın CEO’su Soga, İngiliz Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin ancak çok daha düşük hacimlerde yeniden başlayabileceğini söyledi.

Hürmüz Boğazı’nda mayın endişesi: Alternatif güzergâhlar ve güvenlik riskleri gündemde
Ekonomim.com
16

Japon denizcilik şirketi NYK Line’ın Üst Yöneticisi Takaya Soga, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın riskine dikkat çekerek, bölgeden geçen gemi trafiğinin önümüzdeki aylarda savaş öncesi seviyelerin yarısının altına düşebileceğini söyledi. Soga, güvenli geçiş rotalarının oldukça sınırlı olduğunu vurgulayarak, boğazdaki ticari seyrüseferin kısa vadede normale dönmesinin zor göründüğünü ifade etti.

Hürmüz Boğazı’ndaki mayın tehdidi, küresel deniz taşımacılığında belirsizliği artırdı. Japonya merkezli NYK Line’ın Üst Yöneticisi Takaya Soga, ABD-İran barış anlaşması geçerliliğini korusa bile boğazdan yapılan geçişlerin aylar boyunca savaş öncesi seviyelerin yarısının altında kalabileceğini belirtti.

900’den fazla gemiden oluşan bir filoyu işleten NYK Line’ın CEO’su Soga, İngiliz Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin ancak çok daha düşük hacimlerde yeniden başlayabileceğini söyledi. Soga, bunun güvenli kabul edilen rotalardaki kapasite sınırlamalarından kaynaklandığını ifade etti.

Soga, “Seyir için kullanılabilecek rotalar son derece sınırlı, çok dar koridorlardan söz ediyoruz. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından önceki koşullara dönmeye hâlâ yakın değiliz” dedi.

Alternatif güzergâhlar ve güvenlik riskleri gündemde

Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, önceki gün yaptığı açıklamada, İran’ın boğazın ana nakliye hatlarına yaklaşık 80 mayın yerleştirdiğinin tahmin edildiğini söyledi. Pakistan da bu ayın başında boğazda bir mayın görüldüğünü “teyit ettiğini” duyurdu.

Mayınlara ilişkin endişe, gemiler için iki daha dar güzergâhı öne çıkarıyor. Bunlardan biri İran kıyılarına yakın Larak Adası çevresinden, diğeri ise güneyde Umman’a yakın bölgeden geçiyor.

İran’ın boğaza yerleştirdiği mayınların türü ise belirsizliğini koruyor. Mayınların büyük bölümünün deniz tabanında olması halinde, bunların tespit edilmesi ve imha edilmesi daha ilkel temas mayınlarına göre daha zor olacak.

FT’ye konuşan üst düzey bir deniz güvenliği yetkilisi, bir mayının patlamasının en azından gemide ciddi hasara yol açacağını belirtti. Söz konusu düzenekler genellikle bir gemi üzerinden geçtiğinde patlıyor; patlamayla oluşan kabarcık geminin kaldırma kuvvetini bozarak ciddi hasara neden olabiliyor. Modern mayınlarda manyetik, akustik ve su basıncı sensörleri bulunabildiği için doğrudan temas daha nadir görülüyor.

Mayın temizliği, saldırılar ve ABD-İran anlaşması krizi

17 Haziran’da imzalanan ABD-İran barış anlaşmasında, İran’ın mayınları “etkisiz hale getirmesinin” ardından iki tarafın boğazdaki trafiğin 30 gün içinde “savaş öncesi hacmine” dönmesini sağlayacağı belirtiliyor. Taraflar, geçen hafta sonu yapılan görüşmelerde, mayın temizleme sürecinde koordinasyon amacıyla bir acil iletişim hattı kurulması konusunda da anlaşmaya vardı.

Ancak İran Devrim Muhafızları, perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemilerin İran deniz kuvvetleriyle koordinasyon kurmasının “zorunlu” olduğunu bildirdi ve gemileri yetkisiz rotaları kullanmamaları konusunda uyardı.

Bu uyarı, perşembe günü boğazdan geçen Tayvanlı Evergreen tarafından işletilen bir konteyner gemisine düzenlenen saldırıdan önce geldi. Saldırı, geçici barış anlaşmasının son sınavlarından biri olarak değerlendirildi. ABD, dün söz konusu olaya misilleme olarak İran’a yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Aynı gün İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi, boğazdaki bir tankerin kaptanının geminin “tanımlanamayan bir mermiyle” vurulduğunu bildirdiğini duyurdu. Açıklamaya göre saldırıda geminin köprüüstü hasar gördü, ancak mürettebattan yaralanan olmadı.

Deniz taşımacılığında belirsizlik sürüyor

Soga, deniz taşımacılığındaki toparlanmaya ilişkin tahmininin somut verilere dayanmadığını belirtti. Ancak “Uygun şekilde girip çıkabilsek bile bir süre normal hacmin yarısından azından söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünyanın hacim bazında en büyük lojistik şirketi Kuehne+Nagel’in deniz lojistiğinden sorumlu başkan yardımcısı Michael Aldwell de bölgede hâlâ “büyük bir kesinti” yaşandığını söyledi.

Aldwell, boğazdan geçişlerin ne zaman ve nasıl normale döneceğine ilişkin olarak, “Sektörde herkesin kesin kararlar verebilmesi için hâlâ çok erken” dedi. Buna karşın Aldwell, boğaz açıldıktan sonra yeniden “normal işleyen bir rota” haline gelme olasılığını “yüzde 90’ın üzerinde” gördüğünü belirtti. Aldwell, bölgeye malların kara yoluyla taşınmasının “kesinlikle sürdürülemez” olduğunu ifade etti.

Sigorta sektöründen “benzeri görülmemiş” uyarısı

Japon hükümetine göre NYK, barış anlaşmasının yürürlüğe girmesinden kısa süre sonra 19 Haziran’da Tenzan adlı tankerini boğazdan geçirdi. Çinli Cosco ve İtalyan otomobil taşıyıcısı Grimaldi de geçiş yapan şirketler arasında yer aldı.

Gemiler boğazdan yavaş yavaş geçmeye başlasa da sigorta şirketi Allianz, kapanmanın 125 milyar dolar değerinde mal taşıyan 1200’den fazla yük gemisini mahsur bıraktığını tahmin ediyor. Allianz, “benzeri görülmemiş” kapanmanın küresel deniz ticaretinin geleceğine ilişkin endişeleri artırdığını belirtti.

Daha önce günde yaklaşık 135 geminin geçtiği ve küresel enerji ihracatının yaklaşık beşte birinin aktığı Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel petrol ve gaz piyasalarını sarsmıştı. ABD-İran anlaşması ihtimali, Körfez’den bekleyen petrol akışının başlamasıyla Brent petrol fiyatının 120 doların üzerindeki seviyelerden bu hafta savaş öncesi seviyenin altına gerilemesine yardımcı oldu.

Japonya’dan Mitsui OSK Lines gibi diğer denizcilik şirketleri de sektörün Hürmüz Boğazı’ndan geçişler konusunda güven kazanması için barış anlaşmasının “somut” olduğunu görmesi gerektiğini belirtti.

İsrail endişesi

NYK CEO’su Soga, lojistik sektörünün ABD-İran anlaşmasının bölgedeki ticari gemilerin güvenliğini sağlayıp sağlamayacağını ve diğer aktörlerin gerilimi yeniden tırmandıracak adımlar atıp atmayacağını görmek istediğini söyledi.

Soga, “Beni endişelendiren İsrail. İsrail, bu anlaşmaya rağmen Lübnan’da Hizbullah’a yönelik operasyonlarını sürdürürse İran, şartların ihlal edildiğini öne sürebilir ve yeni bir kapanmaya yönelebilir. Bu gerçek bir ihtimal” dedi.

Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise geçen pazar yapılan görüşmelerde üzerinde uzlaşılan acil iletişim hattının, mayın temizleme sürecinde taraflar arasındaki koordinasyon açısından kritik olacağını söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler