Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, aylık "Parasal Gelişmeler Raporu"nu yayımladı. Raporda detaylar şu şekilde:
Geniş para arzı M3'teki yıllık büyüme önceki döneme göre 3,2 yüzde puan artarak Nisan 2026 itibarıyla yüzde 32 olarak gerçekleşmiştir. En dar para tanımı olan M1'in yıllık büyüme oranı ise aynı dönemde, önceki döneme kıyasla 0,9 yüzde puan gerileyerek yüzde 43,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Kredilerde artış hızı düştü
Parasal sektör tarafından verilen kredilerin yıllık artış hızı, hanehalkı için 2,4 yüzde puan düşüşle Nisan 2026'da yüzde 46,4 olarak kaydedilmiştir. Finansal olmayan kuruluşlara verilen krediler ise yıllık artış hızı 1,8 yüzde puan düşüşle yüzde 35,5 olmuştur.
Geniş para arzı bileşenlerinin para arzındaki yıllık büyümeye katkısı incelendiğinde; vadeli mevduatların para arzına en büyük katkıyı sağlayan kalem olduğu, bunu vadesiz mevduatların izlediği görülmektedir. Nisan 2026'te geniş para arzı M3'te gözlenen yıllık yüzde 32 oranındaki büyümede yüzde 17,2 ile vadeli mevduatlardaki artış etkili olmuş, bunu yüzde 10,9 ile vadesiz mevduatlar izlemiş ve diğer kalemlerin katkısı sınırlı düzeyde kalmıştır. Aylık yüzde 4,8 oranındaki büyümede ise yüzde 2,1 ile vadeli TL mevduatlardaki artış etkili olmuştur.
Fonların para arzına katkısı
Geniş para arzı M3, Nisan 2026'te bir önceki aya göre 1.321 Milyar TL'lik artış göstermiştir. Bu artışta, vadeli TL mevduattaki 572 milyar TL ile vadesiz TL mevduattaki 183 milyar TL'lik artışlar etkili olmuştur. Para piyasası fonları ise bu dönemde 232 milyar TL artış ile para arzındaki büyümeye katkıda bulunmuştur.
M3'teki yıllık büyümenin karşılık kalemlerine yansıması; yüzde 28,2'si özel sektörden, yüzde 4,4'ü genel yönetimden, yüzde 1,3'ü banka dışı finansal kuruluşlardan ve yüzde 1,1'i net dış varlıklardan alacaklarda artış şeklinde olmuştur. Diğer taraftan diğer kalemler (net) yüzde 3,1 oranında azalış yönünde katkı yapmıştır.
M3'teki aylık büyümenin karşılık kalemlerine yansıması; yüzde 4,2'si özel sektörden, yüzde 0,7'si genel yönetimden, yüzde 0,2'si banka dışı finansal kuruluşlardan ve yüzde 0,2'si net dış varlıklardan alacaklarda artış şeklinde olmuştur. Diğer taraftan diğer kalemler (net) yüzde 0,5 oranında azalış yönünde katkı yapmıştır.