Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova'da bir araya geldi.
Fidan ve Lavrov, Moskova'da heyetler arası görüşme öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yürütülen çalışmalarla giderek kurumsallaştığını ve iyiye gittiğini belirten Fidan, iki ülke arasında üst düzey ziyaretlerin ve koordinasyon çalışmalarının kesintisiz devam ettiğini söyledi.
Fidan, başta liderler ve bakanlar olmak üzere bürokratlar ve iş insanlarının sürekli iki ülke arasındaki ilişkileri birçok alanda nasıl ileri götürebilecekleri üzerine çalıştığını ifade etti.
Rusya ziyareti esnasında hem ikili hem de bölgesel konuları derinlemesine konuşma imkanları olacağına işaret eden Fidan, Türkiye ve Rusya'nın ticaret, enerji ve bağlantısalllık konusunda gerçekten çok ciddi projeler yürüttüğünü ve potansiyel projeler üzerinde de değerlendirmede bulunduğunu aktardı.
"Türkiye, Ukrayna meselesinin çözümünde her türlü desteği vermeyi sürdürecek"
Fidan, Kafkaslar, Orta Doğu, Orta Asya, Afrika başta olmak üzere bölgesel birçok konuda görüş alışverişinde bulunacaklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye, Ukrayna meselesinin çözümünde her türlü desteği vermeye devam edecek. Türkiye her türlü arabuluculuk rolüne katkıda bulunacak. Kendisinin de oynayabileceği arabuluculuk rollerini oynamaya devam edecek. Çünkü devam eden savaş, bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da artırmakta. Bunun bir an önce son bulması gerekiyor."
Fidan, yapılacak görüşmelerin hayırlara vesile olmasını diledi.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da Fidan başkanlığındaki heyeti Moskova'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere değinen Lavrov, "Ticari ve ekonomik ilişkilerimiz gelişiyor. Yılın sonuna kadar Karma Ekonomik Komisyonunun 20. Toplantısı'nın düzenleneceğini umuyorum." dedi.
Lavrov, iki ülkenin parlamentolar arası işbirliğinin de geliştiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Sadece ikili ilişkiler değil, bölgesel ve uluslararası gündemimiz de yoğun. Bu konularda da sürekli olarak görüş alışverişinde bulunmaktayız. Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Orta Asya meselelerini sürekli ele almaktayız. Türk dostlarımızın Ukrayna'daki duruma adil, sağlam ve sürdürülebilir çözümün bulunmasına yönelik ilgi göstermelerine değer veriyoruz."
Görüşme sonrası ortak basın toplantısı
Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Moskova'daki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Fidan, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı, bölgede çatışma ikliminin kırılması için son derece kıymetli bir diplomatik eşik olarak gördüğünü ve memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) da vurguladıkları üzere, bölgemize ve tüm dünyaya nefes aldıran bu adımın geçici bir sükunetten ziyade yapısal ve kalıcı bir güvenlik mimarisine dönüşmesi en büyük temennimizdir." diye konuştu.
Bu mutabakatın nihai imza sürecine başarıyla taşınmasını, eksiksiz biçimde uygulanmasını ve kalıcı bir diplomatik zemine dönüşmesini temenni ettiğini dile getiren Fidan, "Nihai imzalar atılana dek geçecek hassas süreçte barış iklimini zehirleyebilecek söylemlerden ve İsrail'in süreci rayından çıkarmayı hedefleyecek olası sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir." ifadelerini kullandı.
Fidan, bu neticenin ortaya çıkmasında, ABD ve İran liderlerinin sergilediği siyasi iradeyi çok önemli bulduğunu söyleyerek, "Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını takdirle karşılıyor, Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik girişimlere verdikleri desteği de memnuniyetle not ediyoruz." şeklinde konuştu.
"Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesinde olduğu gibi, tüm gemilerin güvenli, serbest ve kesintisiz geçişine açık tutulması, bölgesel istikrarın yanı sıra küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret bakımından da hayati önemde bulunmaktadır." diyen Fidan, ilerleyen dönemde Türkiye'nin arzusunun bu mutabakatın daha geniş bir bölgesel barış perspektifine kapı aralaması olduğunu ve Türkiye'nin bunun için çalıştığını kaydetti.