Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz projeleri rafa kalkarken, Türkiye dev yatırımla sahaya indi. Ankara, KKTC'ye uzanacak 101 kilometrelik boru hattıyla hem adanın enerji ihtiyacını karşılayacak hem de Akdeniz gazının Avrupa pazarlarına sevk edilmesinde kilit rol üstlenecek.
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) enerji arz güvenliğini garanti altına alacak ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirecek tarihi proje için sahaya indi. Ankara, Türkiye ile KKTC’yi birbirine bağlayacak 101 kilometrelik doğal gaz boru hattının güzergâhında sismik araştırma çalışmaları yürütmek amacıyla Akdeniz’de 30 Ağustos’a kadar geçerli yeni bir Navtex yayımladı.
ORUÇ REİS GÖREVDE: ÇİFT YÖNLÜ ENERJİ KORİDORU KURULUYor
Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre, Türkiye’nin yerli ve milli sismik araştırma gemisi Oruç Reis, 30 Ağustos tarihine kadar boru hattının deniz altından geçeceği hat boyunca kritik mühendislik ve sismik verileri toplayacak. Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz’da imzalanan hükümetlerarası mutabakat zaptının ardından ivme kazanan projeyle, Anamur ile Girne’nin doğusundaki Teknecik arasında adeta bir enerji köprüsü kuruluyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 97 kilometresi deniz altından, 4 kilometresi ise karadan geçecek olan 101 kilometrelik hattın çift yönlü olarak tasarlandığına vurgu yapmıştı. Proje, ilk etapta KKTC'nin elektrik üretiminde kullandığı pahalı sıvı yakıtların yerini alarak adaya kesintisiz doğal gaz tedariki sağlayacak. İkinci aşamada ise Doğu Akdeniz’de çıkarılabilecek muhtemel gaz kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına sevk edilmesinde kilit rol oynayacak.
DOĞU AKDENİZ’DE MAVİ VATAN VURGUSU VE ATİNA HATTINDA YAKIN TAkip
Türkiye'nin kıta sahanlığı sınırları içerisinde başlattığı bu kritik sismik faaliyetler, 2020 yılında Oruç Reis’in çalışmaları sırasında Yunanistan ve Rum Yönetimi ile yaşanan kıta sahanlığı gerilimlerini yeniden gündeme getirdi. Ankara’nın Mavi Vatan’daki egemenlik haklarını ve KKTC’nin hakça paylaşım ilkelerini esas alan hamlesi, Atina ve Lefkoşa yönetimleri tarafından yakın takibe alındı.
Mühendislik ve altyapı çalışmalarının 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenirken, çifte hat olarak inşa edilecek boru hattının 2028 yılında resmen faaliyete geçmesi planlanıyor.